Uludere Faciası'nda yeni iddialar: 'Vur emrini kim verdi, MİT raporu sahte miydi?'

Uludere Faciası'nın 14. yılında 15 Temmuz sanığı eski Yarbay Savaş Kabaklı'dan şok iddialar: "Vur emri MİT'in 'Bahoz Erdal geliyor' raporuyla verildi, Hulusi Akar'ın ismi dosyadan çıkarıldı."

Uludere Faciası'nda yeni iddialar: 'Vur emrini kim verdi, MİT raporu sahte miydi?'

YEREL GÜNDEM / ANKARA, TÜRKİYE — 03 OCAK 2026

Şırnak’ın Uludere ilçesinde 28 Aralık 2011 tarihinde Irak sınırından geçen 34 sivilin savaş uçakları tarafından vurularak öldürülmesinin üzerinden 14 yıl geçti. Facianın yıl dönümünde siyasi liderler "adalet" çağrılarını yinelerken, olayın perde arkasına dair 15 Temmuz darbe girişimi davalarından sarsıcı iddialar gündeme geldi.

Eski Kurmay Yarbay Savaş Kabaklı, mahkemedeki savunmasında, facianın MİT tarafından gönderilen "PKK yöneticisi Bahoz Erdal sızıyor" şeklindeki yanlış istihbarat raporuyla tetiklendiğini ve dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Hulusi Akar'ın isminin soruşturma dosyalarından emirle çıkarıldığını öne sürdü.

15 Temmuz sanığından 'Bahoz Erdal' iddiası

Gazeteci Müyesser Yıldız'ın aktardığına göre, 15 Temmuz döneminin Mamak 28. Mekanize Piyade Tugay Kurmay Başkanı eski Yarbay Savaş Kabaklı, 14 Kasım'daki duruşmada olayın gelişimini detaylandırdı. Kabaklı, facianın MİT'in "A1 seviyesinde" (kesin güvenilir) kodladığı bir raporla başladığını iddia etti:

"Roboski-Uludere vakası, MİT'in terör örgütü yöneticisi Bahoz Erdal’ın kaçakçı kılığında giriş yapacağı raporuyla, pimi çekilmiş bir bomba gibi TSK’nın kucağına bırakıldı. Bu raporun evrak kaydını bizzat ben yaptım."

İddiaya göre, dönemin Genelkurmay İstihbarat Başkanı Yaşar Güler ve İstihbarat Analiz Daire Başkanı Tuğgeneral Ali Rıza Kuğu, bu rapor üzerine analiz yaparak Genelkurmay 2. Başkanı Hulusi Akar'ı ikna etti. Nihai "vur" emri ise Genelkurmay Başkanı Necdet Özel'in onayıyla verildi.

'Hulusi Akar'ın ismi dosyadan çıkarıldı'

Kabaklı'nın savunmasındaki en çarpıcı bölüm ise olay sonrası yürütülen hukuki süreçle ilgiliydi. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmek üzere hazırlanan 3 klasörlük soruşturma dosyasının "temizlendiğini" savunan Kabaklı, şunları söyledi:

  • "Roboski katliamı denilen olayda hazırlanan evrakların içinden Hulusi Akar’ın ismi tamamen çıkarttırıldı. Bana emir verildi, ben de çıkarttım. Sanki olayda hiç yokmuşçasına evraklar gönderildi."

  • "Tuğgeneral Ali Rıza Kuğu, kurban edileceği korkusuyla Hulusi Akar’ın odasında 'Ben yanarsam sizi de yakarım' diye bağırdı."

Siyasilerden 'karanlık dehlizler' hatırlatması

Facianın 14. yılında düzenlenen anma törenlerinde muhalefet liderleri, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Bu olay Ankara'nın karanlık dehlizlerinde kaybolmayacak" sözünü hatırlattı.

  • DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları: "Yanlış ihbarı kim yaptıysa veya vur emrini kim verdiyse açığa çıkarılsın."

  • CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu: "Aradan 14 yıl geçti, Ankara'nın karanlık dehlizlerinde el birliğiyle kaybettiler."

  • TBB Başkanı Erinç Sağkan: "Yargı sistemi bir yerde bu hatadan dönecektir. Bu dosyayı o karanlık dehlizden çıkarmak zorundayız."

Ne olmuştu?

28 Aralık 2011 gecesi, Şırnak'ın Uludere ilçesine bağlı Ortasu (Roboski) köyünde sınır ticareti yapan köylüler, F-16 savaş uçakları tarafından bombalanmış, olayda çoğu çocuk ve genç 34 kişi hayatını kaybetmişti. Genelkurmay Askeri Savcılığı 2014 yılında olayla ilgili "takipsizlik" kararı vermiş, iç hukuk yollarının tükenmesi üzerine dosya AYM ve AİHM'e taşınmıştı.

www.yerelgundem.com