Başkentte kabine değişimi sonrası büyük operasyon hazırlığı
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kabine revizyonu sonrası Ankara bürokrasisinde hareketlilik sürüyor; kara para ve büyükşehirlerdeki müteahhitlik firmalarına yönelik operasyonlar bekleniyor.
AHMET TAŞ / YEREL GÜNDEM
ANKARA, TÜRKİYE — Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gece yarısı yayımlanan Resmi Gazete kararıyla Adalet ve İçişleri Bakanlıklarında yaptığı stratejik değişiklikler, Başkent kulislerini hareketlendirirken derin bürokraside kapsamlı operasyonların sinyali olarak yorumlanıyor.
Ankara’da siyasetin havası, iki kritik bakanın değişimiyle birlikte "hâlâ alev alev yanıyor" sözleriyle tarif edilecek bir hararet katsayısına ulaşmış durumda. Kulislerde bu değişimin yalnızca bir bayrak yarışı olmadığı, aksine Türkiye’nin bürokratik yapısını yeniden şekillendirecek ve özellikle kara para ile yasa dışı gelir sistemlerini hedef alacak sert bir "temizlik" sürecinin başlangıcı olduğu konuşuluyor. Bu yeni dönemde Adalet, İçişleri ve Milli Eğitim Bakanlıkları arasında kurulacak koordinasyonun, devletin uygulama mekanizmalarında ağırlığını hissettirmesi bekleniyor.
Kabinede üçlü sacayağı ve stratejik ittifak
Yeniçağ’dan Ahmet Takan’ın analizine göre, kabineye yeni giren Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin arasında kurulan bağ, önümüzdeki dönemin en önemli "üçlü sacayağı" olarak nitelendiriliyor. Bu isimlerin ortak çalışma kapasitelerinin, kamuoyunun önünde olmaktan ziyade devletin uygulama alanlarında hissedileceği ifade ediliyor.
Derin bürokrasiden sızan bilgilere göre, bu üç bakanın koordinasyonu şu alanlarda belirleyici olacak:
-
Adalet ve güvenlik bürokrasisinin ortak hareket etme kabiliyetinin artırılması.
-
Devletin istihbarat mekanizmalarının sağladığı verilerin hızlı bir şekilde yargı sürecine dahil edilmesi.
-
Milli Eğitim politikaları üzerinden toplumsal yapıda hedeflenen dönüşümün bürokratik engellere takılmadan ilerletilmesi.
Büyükşehirlerdeki müteahhitlik firmaları mercek altında
Ankara kulislerinde en çok konuşulan başlıkların başında, özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi üç büyükşehirdeki dev müteahhitlik firmalarına yönelik beklenen operasyonlar geliyor. Bürokraside yapılan kapsamlı taramalar sonucunda, bazı firmaların illegal yollarla kazanılan parayı sisteme sokma aracı olarak kullanıldığına dair verilerin toplandığı iddia ediliyor.
İktidarın, kendi yarattığı muazzam bürokrasinin yasa dışı kazanç kapılarını araladığını fark etmesiyle birlikte, Külliye’nin güvenlik ve istihbarat birimleriyle bir araya gelerek operasyon kararı aldığı belirtiliyor. Bu kapsamda, özellikle gayrimenkul sektörü üzerinden aklanan paraların ve bu sistemi besleyen yapıların hedef alınacağı sızan bilgiler arasında.
"Narko-Dolar" ve gayrimenkul operasyonları
Derin bürokraside, illegal finans kaynaklarının sisteme dahil edilme yöntemleri üzerine yapılan incelemelerin sonuçlandığı konuşuluyor. Özellikle "narko-dolar" olarak tabir edilen ve uyuşturucu ticaretiyle bağlantılı olduğu düşünülen paraların, memurlar üzerinden gayrimenkul piyasasına aktarıldığı iddiası gündemde.
Bürokraside dikkat çeken bazı noktalar şunlardır:
-
Maaşıyla orantısız şekilde Ankara’daki lüks konutları satın alan kamu görevlilerinin takibe alınması.
-
Kara parayı yasal sisteme kazandıran yapıların deşifre edilmesi için MASAK birimlerinin yoğun bir çalışma yürütmesi.
-
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu yapıları temizleme konusunda kararlı bir tutum sergilediği bilgisi.
Cemaat yapılanmaları ve 2027 erken seçim ihtimali
Önümüzdeki süreçte gündeme gelmesi beklenen bir diğer kritik başlık ise, devlet içinde çok fazla öne çıkan veya ileri giden bazı cemaat yapılanmalarına yönelik müdahalelerdir. 23 yıllık bürokrasi tecrübesinde iş bilen kadroların azaldığı ve bunun kara para trafiğinde bir kaos yarattığı savunulurken, yeni bürokrasinin bu karmaşayı operasyonlarla aşmaya çalışacağı ifade ediliyor.
Siyasi takvime gelince; Ankara’da 2026 yılı için herhangi bir erken seçim havası bulunmuyor. Kulislerde erken seçim için en kuvvetli ihtimal olarak 2027 yılı işaret ediliyor. Devlet mekanizmasının bu süre zarfında kara paraya yönelik büyük operasyonlarla hem bürokrasiyi hem de finans sistemini disipline etmeyi planladığı aktarılıyor.
Kaynak: Ahmet Takan / Yeniçağ













