Almanya’da Geri Çevirme Uygulaması Yargıya Takıldı: AB ve Hükümet Çatışması Derinleşiyor

Almanya’da yeni sınırdan geri çevirme uygulaması yargıya takıldı. Uzmanlar uygulamanın Avrupa hukukuna aykırı olduğunu savunurken, “güvenli üçüncü ülke” modeli alternatif olarak gündeme taşındı.

Almanya’da Geri Çevirme Uygulaması Yargıya Takıldı: AB ve Hükümet Çatışması Derinleşiyor

Almanya’da Geri Çevirme Uygulaması Yargıya Takıldı: AB ve Hükümet Çatışması Derinleşiyor

YEREL GÜNDEM / TÜRKİYE

Almanya'nın Yeni Sınır Politikası Yargıdan Döndü

Almanya’da göç ve iltica politikalarını sertleştirme sözüyle göreve gelen koalisyon hükümeti, sınır kontrollerini sıkılaştırarak sığınmacıların ülkeye girişini sınırlamayı amaçlıyor. İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt’in talimatıyla 7 Mayıs’ta başlatılan uygulama çerçevesinde bazı sığınmacılar Almanya sınırından geri çevrildi. Ancak bu adım, Berlin İdari Mahkemesi'nin verdiği kararla yargı engeline takıldı.

Somalili üç sığınmacının Almanya’ya girişlerinin ardından Polonya’ya geri gönderilmesi, Dublin düzenlemelerine aykırı bulundu. Mahkeme, Almanya topraklarına giren bir sığınmacının hangi ülkenin başvurudan sorumlu olduğunun belirlenmeden sınır dışı edilemeyeceğini vurguladı. Uygulamanın hukuka uygun olmadığına dikkat çekildi.

Bakan Dobrindt: Uygulama Sürecek

İdari Mahkeme’nin kararına rağmen Federal Hükümet geri adım atmıyor. İçişleri Bakanı Dobrindt, kararın münferit bir örnek olduğunu ve geri çevirme uygulamasına devam edileceğini açıkladı. Ancak hukukçular, uygulamanın mevcut yasal zemine oturtulmasının mümkün olmadığını savunuyor.

Avrupa hukuku uzmanı Prof. Dr. Daniel Thym, hükümetin bu konuda sağlam hukuki argümanlar sunması gerektiğini belirtti. Thym’e göre, Almanya’nın mülteci yükü diğer ülkelere göre oldukça fazla ve bu durum gerekçe gösterilerek uygulamanın temellendirilmesi sağlanabilir.

Geri Çevirme Yerine "Güvenli Üçüncü Ülke" Modeli

Almanya'da artan tartışmalar, sığınmacı krizine yönelik yeni çözüm arayışlarını da gündeme getirdi. Göç uzmanı Gerald Knaus, mevcut geri çevirme politikasının başarısız olduğunu belirtti ve bu yaklaşımın hukuki sürecin sonunda iptal edileceği görüşünü savundu. Knaus, Türkiye ile AB arasında 2016’da yapılan Mülteci Mutabakatı'nı örnek göstererek, benzer anlaşmaların üçüncü ülkelerle yapılmasının daha kalıcı ve etkili bir çözüm sunabileceğini belirtti.

AB, Genişletilmiş Üçüncü Ülke Planını Tartışıyor

Avrupa Komisyonu, göçmenlerin geçmişte yaşamadıkları ve aile bağları bulunmayan ülkelerle de geri gönderme anlaşmaları yapma olasılığını gündemine aldı. Yeni düzenleme, bir kişinin güvenli bir ülkeyi transit geçmesi hâlinde, o ülkeye gönderilmesine izin verecek şekilde genişletiliyor. Bu düzenleme yürürlüğe girdiğinde, AB ile anlaşması olan herhangi bir ülke “güvenli üçüncü ülke” olarak tanımlanabilecek.

Bu uygulamanın hayata geçebilmesi için Avrupa Parlamentosu ve 27 AB üyesinin onayı gerekiyor. Ancak insan hakları örgütleri ve sol partiler, bu düzenlemenin ailelerin bölünmesine yol açabileceği ve keyfi gözaltı gibi insan hakları ihlallerine neden olabileceği gerekçesiyle karşı çıkıyor.

Almanya’nın AB İçindeki Yeri ve Gelecek Adımlar

Almanya, halihazırda Avrupa'da nüfusuna oranla en fazla mülteci kabul eden ülke konumunda. Uzmanlara göre Berlin, bu yükü gerekçe göstererek sınır politikalarında daha fazla söz hakkı elde edebilir. Ancak bu, yasal zemini zorlayan tek taraflı adımlarla değil, Avrupa düzeyinde uzlaşmaya dayalı stratejilerle mümkün olabilir.

Sınırdan geri çevirmelerin Avrupa hukuku açısından hangi noktada geçerlilik kazanabileceği konusu, yakın gelecekte Avrupa Adalet Divanı’nın önüne taşınabilir. Almanya’nın nasıl bir rota çizeceği, sadece ulusal değil, tüm Avrupa göç politikaları açısından da belirleyici olacak.

www.yerelgundem.com