Yeşil siyasetin yeni yüzü: Kadın liderlerin zorlu yükselişi
İklim krizinden en çok etkilenen kadınlar, Avrupa yeşil siyasetinde hem liderlik kotaları hem de dijital şiddetle mücadele ederek karar alma süreçlerine katılıyor.
AHMET TAŞ | YEREL GÜNDEM
LONDRA / BİRLEŞİK KRALLIK — Avrupa’da yeşil siyasetin yeni yüzünü oluşturan kadın siyasetçiler, iklim krizinin orantısız etkilerine karşı kırılgan grupların sesini duyurmak adına cinsiyetçi saldırılar ve dijital şiddetle mücadele ederek yükselişini sürdürüyor. EuroNews'in aktardığı verilere göre, iklim değişikliği nedeniyle yerinden edilenlerin yaklaşık yüzde 80’ini kadın ve kız çocuklarının oluşturması, yeşil hareket içinde kadın temsilini hayati bir noktaya taşırken kotalar ve eşit temsil politikaları bu değişimin lokomotifi oluyor.
İşçi sınıfından parlamentoya uzanan yol
Hannah Spencer, Kuzey İngiltere’de geçen hafta seçilen ilk yeşil milletvekili olarak bu "yeşil tsunami" dalgasının öncülüğünü yapıyor. 16 yaşında okulu bırakan bir tesisatçı ve sıva ustası adayı olan 34 yaşındaki Spencer, Yeşiller Partisi’nin geleneksel orta sınıf profilinin dışına çıkarak halkın gerçek sorunlarını Westminster’a taşımayı hedefliyor. Seçim konuşmasında hayat pahalılığıyla mücadele, kira kontrolleri ve yerel temizlik gibi somut vaatlerle seçmenin karşısına çıkan Spencer, işçi sınıfından bir kadın olarak elitist siyaset anlayışına meydan okuduğunu belirtiyor.
Siyasette kadın düşmanlığı ve dijital şiddet
Ancak bu yükseliş, Spencer ve Avusturyalı Avrupa Parlamentosu Milletvekili Lena Schilling gibi siyasetçiler için yoğun kişisel saldırıları da beraberinde getiriyor. Siyasete giren kadınlar sıklıkla cinsiyetçi taciz, mahremiyet ihlalleri ve kökenlerini sorgulayan dezenformasyon kampanyalarıyla karşı karşıya kalıyor. Almanya’da yapılan araştırmalar, siyasette aktif kadınların yaklaşık üçte ikisinin bu tür saldırılara maruz kaldığını ve dijital şiddete uğrayanların yüzde 22’sinin bir noktada siyaseti bırakmayı düşündüğünü ortaya koyuyor. Uzmanlar, cinsiyetçilik ile iklim değişikliği inkârcılığı arasında, mevcut sosyal ve ekonomik düzeni koruma güdüsüyle beslenen güçlü bir bağ olduğuna dikkat çekiyor.
Karar alma mekanizmalarında kadın etkisi
Avrupa Yeşiller Partisi, bu engelleri aşmak için resmi cinsiyet kotası uygulayarak Avrupa düzeyindeki liderlik kadrolarında kadın oranını yüzde 68’e çıkarmayı başardı. Avrupa Parlamentosu’ndaki Yeşiller/EFA grubu, bünyesinde tam cinsiyet eşitliğini sağlayan tek siyasi grup olarak bu alanda öncülük etmeye devam ediyor. Araştırmalar, kadınların karar alma süreçlerinde etkin yer aldığı ülkelerde daha düşük karbon emisyonları ve daha kapsayıcı iklim politikaları uygulandığını kanıtlıyor. Spencer ve Schilling gibi liderler, sadece parlamento koridorlarında değil, sokakta ve sivil toplumda da kadın liderliğinin geleceği kökten değiştireceğine inanıyor.













