Almanya’da İsimle Ayrımcılık: Türk ve Arap Gençler Meslek Eğitiminde Geri Planda
Siegen Üniversitesi'nin 50 bin başvuru üzerinde yaptığı araştırma, Almanya’da Türkçe ve Arapça isim taşıyan gençlerin meslek eğitimi başvurularında sistematik ayrımcılığa uğradığını ortaya koydu.
Almanya’da İsimle Ayrımcılık: Türk ve Arap Gençler Meslek Eğitiminde Geri Planda
YEREL GÜNDEM / SIEGEN – ALMANYA
Siegen Üniversitesi araştırması: “Habiba” ve “Yusuf” başvurularına yanıt oranı yarı yarıya düşük
Almanya’da meslek eğitimi (Ausbildung) başvurularında göçmen kökenlilere yönelik ayrımcılık, Siegen Üniversitesi'nin 50 bin başvuru üzerinden gerçekleştirdiği araştırmayla gün yüzüne çıktı. Araştırma, Türkçe ve Arapça isim taşıyan gençlerin başvurularına, Alman ya da Batılı isimlere göre çok daha az geri dönüş yapıldığını ortaya koydu.
Aynı notlarla farklı sonuçlar
Araştırma kapsamında hayali kişilere ait, eşit başarıdaki başvurular Almanya’daki çeşitli kurumlara gönderildi. 100 başvuruya karşılık “Lukas Becker” ismine 67 dönüş yapılırken, Arapça çağrışımı olan “Habiba Mahmoud” ismine yalnızca 36 yanıt geldi. Türkçe isim “Yusuf Kaya” ise 52 yanıt alabildi.
Araştırmacılar, okul notlarının sabit olduğunu ve tek farkın başvuranın adı olduğunu belirtti. Buna göre isim, başvurunun değerlendirilmesinde belirleyici faktör haline geliyor.
Ayrımcılık küçük şehirlerde ve küçük işletmelerde daha yaygın
Siegen Üniversitesi, ayrımcılığın bölgesel ve sektörel farklılıklar gösterdiğini de saptadı. Kırsal bölgelerde ve küçük ölçekli işletmelerde göçmen kökenlilere yönelik ayrımcılığın daha fazla olduğu, büyük şehirlerde ve büyük ölçekli firmalarda ise bu oranın daha düşük seyrettiği belirtildi.
Kamu idarelerinde ayrımcılık düzeyinin görece daha düşük olduğu kaydedilirken, sanayi ve zanaat sektörlerinde başvuruların isme dayalı olarak filtrelenme olasılığı çok daha yüksek.
Şirketler endişeli: “Ek külfet olabilir”
Çalışma kapsamında bazı şirket yöneticilerine de neden göçmen kökenli isimlere daha az yanıt verdikleri soruldu. Şirket temsilcileri bunun bir “ırkçı refleks” olmadığını öne sürerek, genellikle ikamet izinlerinin karmaşıklığı ya da yasal prosedürlerin ek yük oluşturabileceği kaygısıyla bu başvuruların göz ardı edildiğini ifade etti.
Uzmanlar uyarıyor: “Potansiyel heba ediliyor”
Ekonomist Dilara Wiemann, iyi notlara ve sosyal sorumluluk faaliyetlerine rağmen gençlerin sırf adları nedeniyle elenmesini “felaket” olarak nitelendirdi. Wiemann’a göre, bu durum Almanya'nın ihtiyaç duyduğu kalifiye iş gücünü kendi eliyle geri çevirmesi anlamına geliyor.
Siegen Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ekkehard Köhler ise araştırma sonuçlarını şu sözlerle değerlendirdi:
“Almanya’da meslekli iş gücünde büyük bir boşluk var. Göçmen kökenli gençleri isimleri nedeniyle görmezden gelmek, yalnızca bireyleri değil, ekonomiyi de baltalıyor.”
Etiketler:
#Almanya #Ayrımcılık #TürkGençler #Arapİsimler #EğitimFırsatları #İşHayatı #SiegenÜniversitesi #LukasBecker













