Yazar Ahmet Turan Alkan Bursa'da son yolculuğuna uğurlandı
72 yaşında hayatını kaybeden usta yazar ve akademisyen Ahmet Turan Alkan, Bursa'da düzenlenen törenle fikir ve edebiyat dünyasından isimlerin katılımıyla toprağa verildi.
Ahmet Taş / Yerel Gündem
BURSA / TÜRKİYE — Türk edebiyatının usta kalemi, akademisyen ve yazar Ahmet Turan Alkan, 72 yaşında hayatını kaybetmesinin ardından Bursa'da düzenlenen yoğun katılımlı bir törenle son yolculuğuna uğurlandı.
Bursa’da dün sabah saatlerinde yaşamını yitiren Alkan için Bursa Fatih Sultan Mehmet Camii’nde öğle namazını müteakip cenaze namazı kılındı. Fikir ve edebiyat dünyasının önemli isimlerini bir araya getiren törende duygusal anlar yaşandı. Ahmet Turan Alkan’ın cenazesi, kılınan namazın ardından dualar eşliğinde Fethiye Mezarlığı’na defnedildi. Törene, İstanbul eski Valisi Hüseyin Avni Mutlu, edebiyatçı Beşir Ayvazoğlu, yazarlar Mümtaz’er Türköne ve Ali Bulaç ile çok sayıda akademisyen, gazeteci ve Alkan’ın Sivaslı hemşehrileri katıldı.
Akademik kariyerden Türkçenin ustalığına
1954 yılında Sivas’ta doğan Ahmet Turan Alkan, eğitim hayatının ilk evrelerini bu şehirde tamamladıktan sonra 1972 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne girdi. Siyaset ve İdare bölümünden 1977 yılında mezun olan Alkan, yazı hayatına öğrencilik yıllarında yerel gazetelerde başladı. İlk köşe yazısını 1974 yılında Sivas Anadolu gazetesinde yayımlayan usta kalem, "Pusat" ve "Fedai" gibi dergilerin yayın süreçlerinde aktif rol alarak fikri birikimini erken yaşlarda ortaya koydu.
Mezuniyetinin ardından bir süre muhasebe ve yerel basın işlerinde çalışan Alkan, 1985 yılında Cumhuriyet Üniversitesi’nde göreve başladı. Burada Yüksek Lisans ve Doktora çalışmalarını tamamlayarak İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi bölümüne öğretim üyesi olarak atandı. 2008 yılında emekli olana kadar akademik kariyerini sürdüren Alkan, arkasında 19 basılı eser ve binlerce makale bıraktı.
Cezaevi süreci ve "Silivri hatırası"
Ahmet Turan Alkan, 15 Temmuz süreci sonrasında kapatılan Zaman gazetesindeki yazıları ve sosyal medya paylaşımları nedeniyle yargılandığı davada "darbeye teşebbüs" ve "örgüt üyeliği" suçlamalarıyla karşı karşıya kaldı. Marmara (Silivri) Cezaevi’nde 22 ay boyunca tutuklu kalan Alkan, 6 Temmuz 2018 tarihinde tahliye edildi.
Cezaevinden çıktıktan sonra yaptığı açıklamalarda demokratik hakların bir lüks değil, temel bir ihtiyaç olduğunu vurgulayan Alkan, "Kalbimin yarısı Silivri’de kaldı" diyerek tutuklu meslektaşlarına duyduğu burukluğu dile getirmişti. Tahliyesinin ardından daha sessiz bir yaşam tercih eden usta yazar, vefatından önce kalp rahatsızlığı nedeniyle on gün boyunca yoğun bakımda tedavi görmüştü.
"Yatağında kırgın bir ırmak"
Yazar Mümtaz’er Türköne, dostu Alkan’ın vefatını duyururken "Çok ama çok büyük bir kayıp" ifadesini kullandı. Alkan’ın üslubu, edebiyat çevreleri tarafından "Türkçenin en narin ve duru pınarlarından biri" olarak tanımlanıyordu. Yazılarında siyasi eleştiriden ziyade dil zevkini ve ironiyi ön planda tutan Alkan, 2016 yılında siyasi yorum yapmayı bıraktığını duyurmuş ve edebiyatın saf dünyasına sığınmıştı.
Alkan, sadece bir yazar değil, aynı zamanda matbaanın tozunu yutmuş, mizanpajdan yazı işlerine kadar gazete mutfağının her aşamasında bilfiil çalışmış gerçek bir "fikir işçisi" olarak anılıyor. Hasret, Genç Arkadaş ve Aksiyon gibi yayın organlarına sunduğu katkılar, onun Türk düşünce hayatındaki çok yönlü kimliğini perçinledi.
Son görevde fikir dünyası buluştu
Fethiye Mezarlığı'ndaki defin töreni sırasında konuşan dostları, Alkan'ın sadece bir kalem ustası değil, aynı zamanda bir nezaket timsali olduğunu ifade ettiler. Cenazeye katılan Beşir Ayvazoğlu ve Ali Bulaç gibi isimler, Alkan’ın yerinin doldurulamaz olduğunu belirterek ailesine ve Türk edebiyat camiasına taziyelerini sundular. Alkan’ın mezarı başında okunan duaların ardından, fikir dünyasının "küsmüş ustadı" sessizce toprağa sırlandı.













