Anket ters köşe: Tatar önde diyen şirket ağır yanıldı, sandıktan Erhürman çıktı

KKTC seçiminde sandık, anketleri boşa çıkardı: “Kararsızlar Tatar’a gidiyor” diyen projeksiyonların aksine Tufan Erhürman yüzde 62,8’le kazandı. Yanılgının muhtemel nedenleri zamanlama, katılım, örneklem ve soru çerçevesi olarak öne çıkıyor.

Anket ters köşe: Tatar önde diyen şirket ağır yanıldı, sandıktan Erhürman çıktı

Anket ters köşe: “Tatar önde” diyen şirket ağır yanıldı, sandıktan Erhürman çıktı

YEREL GÜNDEM / ANKARA

Seçim gecesi tablo: Erhürman yüzde 62,8 — Tatar yüzde 35,7

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminde resmi olmayan sonuçlara göre Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Tufan Erhürman oyların yüzde 62,80’ini alarak sandıktan birinci çıktı. Bağımsız aday ve mevcut Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ise yüzde 35,72’de kaldı. Açılan sandık oranı yüzde 90’ları aşarken, farkın tüm ilçelerde korunduğu görüldü.

“Kararsızlar Tatar’a gidiyor” tezi çöktü

Seçimden bir gün önce iktidara yakınlığıyla bilinen GENAR Araştırma’nın Başkanı İhsan Aktaş, geçen ay yapılan ölçümlerde Tatar’ın %41,8, Erhürman’ın %40,1 oy aldığı, %14,9’luk kararsız kitlenin ise “yeni saha bilgilerine göre Tatar lehine yöneldiği” iddiasını paylaşmıştı. Ayrıca “iki devletli çözüm”e desteğin %60, federasyona desteğin %40 olduğuna dair değerlendirmeler de kamuoyuna sunulmuştu. Sandık sonuçları, kararsız seçmenin ağırlıkla Erhürman’a yöneldiği ve anket varsayımının gerçek oy davranışıyla örtüşmediğini gösterdi.

Neden bu kadar yanıldılar? Dört başlıkta olası sebepler

Zamanlama etkisi: Kamuoyu yoklamasının “geçen ay” yapılmış olması, seçime çok yakın dönemde hızlanan kampanya ve ittifak trafiklerini yakalayamamış olabilir. Son hafta yaşanan tartışmalar ve lider mesajları, tercihleri belirgin biçimde etkiledi.

Katılım ve motivasyon farkı: Seçmen mobilizasyonu saha günlerinde farklı okunmuş olabilir. Sandığa gitme motivasyonu, özellikle genç seçmen ve kararsız kitlenin son gün kararları, ölçülemedi.

Örneklem ve ağırlıklandırma hataları: Ada geneline yayılan temsiliyet, ilçeler bazında demografik ağırlıklar (yaş, eğitim, yerleşim, 2018–2020 oy geçişleri) doğru kalibre edilmediyse, sonuçlar bir aday lehine sistematik sapma üretebilir.

Soru formu ve çerçeveleme: “İki devlet–federasyon” eksenli normatif sorularla niyet beyanı ölçmek, doğrudan oy tercihini öngörmekte yanıltıcı olabilir. Seçmen, çözüm vizyonu ile aday beğenisini aynı sepete koymuyor; liderlik, ekonomi ve yönetim tarzı gibi faktörler son kararı belirleyebiliyor.

Saha ‘enerjisi’ ve siyasal algı: ‘Galibiyet hissi’ sandığa taşınamadı

Ankara ve Lefkoşa kulislerinde “sahadaki enerji”nin Tatar lehine olduğu yönünde yorumlar öne çıkıyordu. UBP çizgisindeki partilerden ve Türkiye’den gelen görünür destek, seçmenin önemli bir kısmında ters tepki doğurmuş ya da “nasıl olsa kazanıyor” rehavetiyle katılımı düşürmüş olabilir. Buna karşılık muhalif seçmen, değişim beklentisi ve adayın kampanya mesajları etrafında daha sıkı mobilize oldu.

Anketlere güven tartışması: Şirketler ne yapmalı?

Seçim sonucuyla taban tabana zıt bir projeksiyon, anket endüstrisine duyulan güveni yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlar, şirketlerin şu alanlarda şeffaflaşmasını öneriyor: ham veri ve hata payları, anket tarihleri, örnekleme yöntemi (CATI/CAWI/CAPI), soru metinleri, weighting (ağırlıklandırma) parametreleri ve “kararsız dağıtımı” metodolojisi. Ayrıca “son hafta” trendi için takip anketleri paylaşmak, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi açısından kritik görülüyor.

Siyasi yansımalar: KKTC’de erken seçim ve Türkiye’de tartışma

Erhürman’ın ilçelerin tamamında farkı açması, ada siyasetinde güç dengelerini etkileyecek. UBP seçmeninin sandığa gitmeme eğilimi ve genç oyların yönelimi, parlamento aritmetiği ve muhtemel bir “erken genel seçim” tartışmasını tetikleyebilir. Türkiye cephesinde ise “saha desteği”nin sonuçlara yansımaması, iktidar blokundaki seçim stratejisi ve kamuoyu kampanyalarının yeniden değerlendirilmesini gündeme getirdi.


www.yerelgundem.com