Bahçeli’nin AİHM tavrı ve hukuki süreç: İttifak dengeleri nasıl etkilenir?

MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin "AİHM kararları hukuki yoldur" çıkışı, Türkiye'nin yargı sisteminde yeni bir tartışma başlattı. Yazar Taha Akyol'un analiziyle Bahçeli'nin duruşunu ve iktidar içindeki olası yansımalarını değerlendirdik.

Bahçeli’nin AİHM tavrı ve hukuki süreç: İttifak dengeleri nasıl etkilenir?

AHMET TAŞ | YEREL GÜNDEM

ANKARA, TÜRKİYE — MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin son grup toplantısında yaptığı konuşma, sadece güncel siyasi tartışmaları değil, Türkiye’nin hukuk sistemine bakış açısını da yeniden şekillendirecek nitelikteydi. Gazeteci yazar Taha Akyol’un analizine göre, Bahçeli’nin "Öcalan için umut hakkı" ve "Demirtaş’ın tahliyesi" konularındaki çıkışları, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarını "hukuki yolun son mercii" olarak kabul etmesi bakımından tarihi bir önem taşıyor.

Akyol, Bahçeli'nin bu tavrının yeni olmadığını, ancak son konuşmasıyla AİHM ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarının uygulanması gerekliliğine dair "kuvvetli bir vurgu" yaptığını belirtiyor.

AİHM kararları bağlayıcı mı?

Bahçeli, Demirtaş’ın tahliyesiyle ilgili olarak "Hukuki yollar sonuca ulaşmıştır. Tahliyesi Türkiye için hayırlı olacaktır" demişti. Akyol, bu ifadenin altını çizerek şu tespiti yapıyor:

"Burada en önemli husus, Bahçeli’nin AİHM’yi ‘hukuki yol’ olarak kabul etmesidir. Anayasamıza göre doğruyu söylüyor. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni 2004’te Anayasa’nın 90. maddesine yazmak, AİHM’nin nihai insan hakları mercii olduğunu kabul etmektir."

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçmişteki "AİHM kararı bizi bağlamaz" söylemini hatırlatan Akyol, Bahçeli’nin yeni tavrının iktidar kanadından, hatta Adalet Bakanı'ndan bile daha net bir hukuk duruşu sergilediğini savunuyor.

İttifak bozulur mu?

Bahçeli ve Erdoğan arasındaki bu bariz görüş ayrılığının Cumhur İttifakı’nda bir çatlağa yol açıp açmayacağı sorusu gündemi meşgul ediyor. Taha Akyol’a göre cevap net: Hayır.

Akyol, "Cumhur İttifakı’nda bir çatlak olmaz çünkü öyle bir çatlak her iki parti ve her iki lider için de zaaf demek olur. MHP’siz bir AK Parti Meclis’te iktidarını kaybeder, AK Parti'siz bir MHP ise devlet içindeki etkisini yitirir" değerlendirmesinde bulunuyor. Bahçeli’nin erken seçim ihtimalini reddederek ittifakın sağlamlığını teyit ettiğini de ekliyor.

Kamu vicdanı ve "Zehirli Dil" uyarısı

Bahçeli’nin AİHM kararlarına atıf yapması olumlu karşılansa da Akyol, bir çelişkiye dikkat çekiyor: "Bahçeli’nin, Tayfun Kahraman ve emsali hakkında niye aynı tavrı koymadığını sormak kamu vicdanının hakkıdır. Bahçeli KHK’lılar dahil, tüm AİHM ve AYM kararlarının uygulanmasını istemelidir."

Öte yandan çözüm süreci tartışmalarında kullanılan dile de değinen Akyol, siyasetçileri "zehirli dil"den uzak durmaya çağırdı. Tuncer Bakırhan’ın "Yüz yıllık kölelik" gibi ifadelerini eleştiren Akyol, çözümün ancak üniter devlet içinde, evrensel hukukla ve sakin bir müzakere diliyle mümkün olacağını vurguladı.

www.yerelgundem.com