Çiçek’ten Dervişoğlu’na sert yanıt: Senin davan siyasi menfaattir

Yıldıray Çiçek, Müsavat Dervişoğlu’nun Devlet Bahçeli’ye yönelik suçlamalarına karşı İYİ Parti’nin HDP ve PKK ile geçmişteki ittifak ve iş birliklerini hatırlattı.

Çiçek’ten Dervişoğlu’na sert yanıt: Senin davan siyasi menfaattir

YEREL GÜNDEM / ANKARA, TÜRKİYE — 13 ŞUBAT 2026

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun MHP Lideri Devlet Bahçeli’ye yönelik "dava arkadaşlığı" üzerinden gerçekleştirdiği sert eleştiriler, Türk siyasetinde yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Yazar Yıldıray Çiçek, Dervişoğlu'nun suçlamalarına karşı kaleme aldığı analizinde, İYİ Parti liderinin geçmişteki HDP ittifaklarını ve terörle mücadele operasyonlarına karşı sergilediği tutumu hatırlatarak, "Davanız da PKK'ya yaklaşımınız da siyasetteki menfaattir" ifadelerini kullandı.


HDP İttifakları ve "Önderimiz Apo" Diyenlerle İş Birliği

Müsavat Dervişoğlu'nun, MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’ye yönelik “Sen Abdullah Öcalan’ın dava arkadaşısın” suçlaması, siyasi hafızadaki çelişkileri yeniden gündeme getirdi. Çiçek, Dervişoğlu'nun bu ağır ifadeleri kullanırken, İYİ Parti’nin 2019 yerel seçimlerinde ve 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde "Önderimiz Apo" diyen HDP ile yaptığı ittifakları görmezden geldiğini belirtti.

HDP ile birlikte anayasa taslakları hazırlayan ve siyasi menfaat uğruna bu yapıyla iş birliği yapan bir anlayışın, bugün milli bir strateji yürüten Bahçeli’yi suçlaması "hafıza kaybı" olarak nitelendirildi. Çiçek, özellikle Selahattin Demirtaş’ın HDP projesini "Öcalan’ın 20 yılını adadığı bir proje" olarak tanımladığı sözlerini hatırlatarak, Dervişoğlu’nun bu sürece sessiz kalarak destek verdiğini vurguladı.


Parti Programındaki Skandal İfadeler ve Kürdistan İddiası

İYİ Parti’nin kuruluş aşamasında hazırlanan program taslaklarına dair çarpıcı bir detay da analizde yer aldı. Taslak metinde, “Fırat’ın ötesinin Kürdistan, batısının da Türkiye olarak kalmayacağını asla akıldan çıkarılmamalıdır” şeklindeki ifadelerin yer alması, sözde Kürdistan kavramının meşrulaştırılmaya çalışılması olarak yorumlandı.

Yıldıray Çiçek, bu ifadelerin o dönem Sözcü ve Oda TV gibi mecralarda haberleştirildiğine dikkat çekerek, Müsavat Dervişoğlu’nun bugün takındığı tavrın geçmişteki bu vahim yaklaşımlarla taban tabana zıt olduğunu ifade etti. Siyasi menfaat uğruna Öcalan’ın projesi olarak tarif edilen yapılarla ittifak yapanların, bugün Devlet Bahçeli’nin terörü tasfiye etmeye yönelik stratejik çağrılarını çarpıtmaya çalıştığı savunuldu.


Milli Harekatlara Karşı Sessizlik ve Değersizleştirme Çabaları

Analizin en dikkat çekici noktalarından biri, İYİ Parti ve Dervişoğlu’nun Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından yürütülen sınır ötesi operasyonlara karşı sergilediği tutum oldu. Çiçek, Dervişoğlu’nun terör örgütü PKK’ya ağır darbeler indirilen Zeytin Dalı Harekâtı’na karşı çıkan parti bildirisine sessiz kalarak destek verdiğini hatırlattı.

“Tek adam rejimini kalıcı kılmaktan başka hiçbir amaca hizmet etmeyecek ve beka sorunu yaratabilecek Afrin savaş senaryolarına İYİ Parti tamamen karşıdır.”

Partisinin bu resmi açıklamasına tepki göstermeyen Dervişoğlu’nun, bugün milli bekadan söz etmesi inandırıcı bulunmadı. Ayrıca, Irak ve Suriye tezkerelerine karşı çıkan Kemal Kılıçdaroğlu’na “Kandil başka bir yer, Suriye’nin kuzeyi başka bir yer” diyerek verdiği desteğin, terörle mücadelenin Suriye sahasındaki etkinliğini kırmayı amaçladığı öne sürüldü.


Suriye Sahasındaki Çelişkili Tutum: Kandil mi, YPG mi?

Müsavat Dervişoğlu’nun Suriye’deki gelişmelere dair son dönemde yaptığı açıklamalar, terör örgütü PKK/YPG’ye vurulan darbeleri basitleştirme çabası olarak değerlendirildi. Çiçek, Dervişoğlu’nun Suriye’deki zaferleri "pazarlama" olarak nitelendirmesini ve SDG’nin Fırat’ın batısından süpürülmesini küçümsemesini eleştirdi.

Halep Kalesi’ne Türk bayrağının asılması ve bölgenin PKK/YPG’den temizlenmesi karşısında Dervişoğlu’nun, “Türk insanı artık hiç kimse için ölmeyecektir” diyerek bu tarihi başarıya gölge düşürmeye çalıştığı belirtildi. Analizde, Dervişoğlu’nun bu bakış açısının CIA ve Mossad gibi yapıların kuklası haline gelen Mazlum Abdi gibi isimlerin meşruiyet kazanmasına hizmet ettiği iddia edildi.


"Ülkücülüğü" Terk Eden Birinin Dava İddiası

Yıldıray Çiçek, Müsavat Dervişoğlu’nun beş yıl önce sarf ettiği, “Bir daha asla ülkücüyüm ya da ülkücüydüm demeyeceğim. Çabamız sadece İYİ olmaktır” sözlerini hatırlatarak, davasını terk etmiş bir ismin Sayın Devlet Bahçeli’ye yönelik "dava arkadaşım değilsin" hadsizliğinde bulunamayacağını vurguladı.

Dervişoğlu’nun siyasi profilinin;

  • İşine geldiğinde HDP ile ittifak yapmak,

  • İşine gelmediğinde "Terörsüz Türkiye" projesine karşı çıkmak,

  • Zor sorular karşısında "Dağılın beyler" diyerek kaçmak üzerine kurulu olduğu savunuldu.

2023 seçimleri öncesinde Kandil ve Yeşil Sol bileşenlerinin Kılıçdaroğlu’na destek vermesi karşısında sessiz kalan Dervişoğlu’nun, bugün takındığı "şahin" tavrın sadece partisini ayakta tutma çabası olduğu ifade edildi.


Sonuç: Siyasi Menfaat ve Hafıza Eksikliği

Haberin sonunda, Müsavat Dervişoğlu’nun TBMM’deki resepsiyonda DEM Parti temsilcileriyle sergilediği "yılışık" tavırların, olası bir yeni ittifaka kapı aralama girişimi olduğu öne sürüldü. Çiçek, Dervişoğlu’nun HDP/PKK siciline rağmen bu kadar "pişkin" davranabilmesini ağır bir dille eleştirerek, "Senin davan olsa olsa siyasi menfaat davasıdır" dedi.

Türk milliyetçiliği iddiasının fiilen tükendiği belirtilen İYİ Parti liderliğinin, "Terörsüz Türkiye" gibi stratejik ve milli hedeflere iftira atarak ayakta kalmaya çalışmasının çaresizlikten kaynaklandığı vurgulandı.

www.yerelgundem.com