Bilal Erdoğan'dan Galata Köprüsü'nde güçlü boykot çağrısı
Bilal Erdoğan, Galata Köprüsü'ndeki Büyük Gazze Yürüyüşü'nde on binlerce kişiye seslenerek soykırıma karşı en güçlü silahın boykot olduğunu vurguladı.
YEREL GÜNDEM / İSTANBUL, TÜRKİYE — 02 OCAK 2026
İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, 2026 yılının ilk sabahında düzenlenen "Büyük Gazze Yürüyüşü"nde on binlerce vatandaşa seslenerek, İsrail'in Gazze'deki sistematik soykırımına karşı en etkili bireysel mücadelenin boykot sürdürülerek verileceğini vurguladı.
İnsanlık İttifakı ve Milli İrade Platformu öncülüğünde, 400’e yakın sivil toplum kuruluşunun katılımıyla Galata Köprüsü’nde gerçekleştirilen tarihi buluşmada Erdoğan, boykotun hayatın bir parçası haline getirilmesi gerektiğini belirtti. Gazze’de yaşananların uluslararası hukukun iflas ettiği bir "kırılma hattı" olduğunu ifade eden Erdoğan, sivillerin hedef alınmasının açık bir savaş suçu olduğunu ve bu zulme karşı sessiz kalınmayacağını dile getirdi. Kudüs ve Mescid-i Aksa özgürlüğüne kavuşana dek mücadelenin süreceğini kaydeden Erdoğan, halkın bu adaletsizliğe karşı boykotu "dur" demek için kullanması gerektiğini hatırlattı.
Sistematik soykırım ve küresel adaletsizlik
Bilal Erdoğan, programda yaptığı konuşmada Gazze’de yaşananların iki ordu arasındaki bir çatışma değil, bir halkın kadın, çocuk ve yaşlı ayrımı gözetmeksizin yok edilmeye çalışıldığı bilinçli bir soykırım olduğunu söyledi. Bu sürecin yalnızca bombalarla değil; açlık, susuzluk ve insani yardımların engellenmesiyle de yürütüldüğüne dikkat çeken Erdoğan, Batı medeniyetinin Ukrayna-Rusya savaşındaki tavrıyla Gazze’deki tutumu arasındaki çifte standardı eleştirdi. "21. yüzyılın Hitler’i Netanyahu ile sarmaş dolaş olan bir dünya" ifadesini kullanan Erdoğan, Siyonist ideolojinin insanı değersizleştiren bir İsrail Nazizmi olarak kendini gösterdiğini savundu.
Yıkan onarmalı: Savaş tazminatı vurgusu
Gazze'nin yeniden inşası konusuna da değinen Erdoğan, İsrail’in işlediği savaş suçlarını tazmin etmekle yükümlü tutulması gerektiğini belirtti. Yıkımın maliyetinin üçüncü ülkelere yüklenemeyeceğini vurgulayan Erdoğan, bölgenin yeniden inşasının İsrail’in ödediği savaş tazminatlarıyla yapılması gerektiğini ifade etti. Ayrıca, Batı Şeria'daki yerleşimci şiddetinin Gazze'deki durumdan kopuk olmadığını söyleyerek, Filistin'in toprak bütünlüğü tanınmadan mücadelenin durmayacağının altını çizdi.
Boykot zulmün normalleşmesini engeller
Konuşmasının sonunda bireysel mücadeleye dikkat çeken Erdoğan, boykotun zulmü besleyen para akışını kesmek için hayati olduğunu belirtti. Boykotun küçümsenmemesi gereken bir silah olduğunu söyleyen Erdoğan, "Biz boykotla zulmün normalleşmesine dur diyeceğiz" dedi. Türkiye'nin artık zulme karşı duran güçlü bir ülke ve kurucu bir akıl olma yolunda ilerlediğini belirten Erdoğan, mücadelenin Filistin özgür olana kadar kararlılıkla devam edeceğini hatırlattı.













