Cemaat’in Sessiz Yükselişi: İtiraflar, Hatalar ve Gecikmiş Farkındalık

Cemaat’in devlet içindeki yapılanmasına zamanında göz yuman siyasetçi ve gazetecilerin samimi itirafları ve Emekli Albay Hasan Atilla Uğur’un paralel yapıya dair çarpıcı açıklamaları gündem oldu.

Cemaat’in Sessiz Yükselişi: İtiraflar, Hatalar ve Gecikmiş Farkındalık

Cemaat’in Sessiz Yükselişi: İtiraflar, Hatalar ve Gecikmiş Farkındalık

YEREL GÜNDEM / ANKARA

Gülen Yapılanmasına Verilen Destek ve Geç Gelen Gerçekler

Türkiye yakın tarihinin en tartışmalı yapılarından biri olan FETÖ/Paralel Devlet Yapılanması’na (PDY) geçmişte verilen açık ya da örtülü destekler, yıllar sonra itiraflarla kamuoyuna yeniden yansıyor. Gazetecilerden siyasetçilere, entelektüellerden devlet erkânına kadar birçok ismin zamanında Fethullah Gülen ve hareketine yönelik olumlu bakışı, bugün farklı bir çerçevede ele alınıyor.

“Kandırılmadık, Gerçeği Göremedik”

Yayınlanan itirafta, özellikle dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “kandırıldık” açıklaması temel alınarak, kamuoyunda etkin rol oynamış kişilerin neden bu yapıya uzun süre göz yumduğu sorgulanıyor. Yazarın ifadesine göre, Cemaat kimseyi doğrudan kandırmadı; yalnızca asıl amacını ve gerçek gücünü gizledi. Devletin sinir uçlarına dek yayılan örgütlenme biçimiyle, neredeyse görünmez bir şekilde bürokrasiyi kuşattılar.

Takiyye, Şüphe ve Sessiz Kabul

Yapılan itirafta, Cemaat’e dair iddialara inanmamak için sunulan gerekçeler de dikkat çekici: Bu iddiaların genellikle güvenilmeyen kaynaklardan geliyor olması, kamuoyunun mesafeli kalmasında etkili olmuş. Ancak bunun “gerekçeli sessizlik” olduğu, özünde bazı gerçeklerin sezinlendiği ama açıkça dillendirilmediği belirtiliyor.

Hedefteki Kırılma Noktası: MİT Operasyonu

Örgütün devleti ele geçirme planının bozulduğu dönüm noktası olarak, Hakan Fidan’ın MİT Müsteşarlığı’na atanması gösteriliyor. Bu atama ile birlikte yürütülen planın sekteye uğradığı, ardından gelen süreçte çatışmaların su yüzüne çıktığı aktarılıyor.

Eski Askerden Çarpıcı Açıklamalar

Emekli Albay Hasan Atilla Uğur’un açıklamaları da haberde yer buluyor. Uğur, 2002–2004 yıllarında Jandarma Teknik İstihbarat Daire Başkanlığı döneminde FETÖ’nün devlet içinde “küresel çapta örgütlü, finansal kaynaklara sahip ve gerektiğinde cinayet işleyebilecek bir yapı” olarak saptandığını belirtiyor. Ancak dönemin yetkililerinin dosyayı sumen altı ettiği ve önlem alınmadığı vurgulanıyor.

CHP Üzerinden Yeni Bir Tehlike mi?

Uğur’un ifadelerine göre, yapı bugün yeni hedef olarak CHP’yi görüyor. Cumhuriyet’i kuran partinin, yine bu yapılar tarafından Cumhuriyet’i yıkacak şekilde kullanılmak istendiği iddia ediliyor. Bu analiz, mevcut siyasi ittifaklar bağlamında oldukça çarpıcı bir uyarı olarak değerlendiriliyor.


Etiketler:
#FETÖ #Cemaat #Gülen #Erdoğan #CHP #İtiraf #DerinYapı #MİT


www.yerelgundem.com