Erdoğan, Muhalefeti Yargı Yoluyla Baskılıyor İddiası

The Economist, Türkiye’de yeniden konuşulan barış süreci kapsamında Erdoğan’ın muhalefeti yargı yoluyla bastırdığını öne sürdü. Analiz, CHP’li başkanlara yönelik tutuklamalara ve Batı'nın sessizliğine dikkat çekti.

Erdoğan, Muhalefeti Yargı Yoluyla Baskılıyor İddiası

Erdoğan, Muhalefeti Yargı Yoluyla Baskılıyor İddiası

YEREL GÜNDEM / ANKARA


Barış Süreci Gündemde, Ancak Baskılar Artıyor

İngiliz The Economist dergisi, 28 Temmuz 2025 tarihli analizinde, Türkiye’de yeniden canlanan barış süreci tartışmalarına rağmen, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın muhalefet üzerindeki yargı baskısını artırdığı iddiasına yer verdi. Dergi, Erdoğan’ın sandıkta alt edemediği siyasi rakiplerini mahkeme salonlarında etkisiz hale getirmeye çalıştığını öne sürdü.

Analize göre, Erdoğan bir yandan Kürtlerle barış sinyali verirken, diğer yandan özellikle CHP’li belediye başkanları üzerinden muhalefeti sindirme politikasını sürdürüyor. Bu strateji, 2024 yerel seçimlerinde büyük başarı elde eden muhalefetin yükselişini durdurmayı hedefliyor.


CHP’li Başkanlara Gözaltı ve Tutuklama

The Economist’in dikkat çektiği önemli gelişmelerden biri, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun mart ayında yolsuzluk suçlamasıyla tutuklanması. İmamoğlu’na ek olarak İzmir, Adana ve Antalya’nın eski ve mevcut belediye başkanlarının da gözaltına alındığı vurgulanıyor.

Dergiye göre bu hamleler, Erdoğan’ın en güçlü rakiplerini siyasi arenadan uzaklaştırma amacı taşıyor. 20 yıl sonra CHP'nin ilk kez seçimlerde birinci parti olarak öne çıkması, yargı mekanizmasının devreye girmesiyle yeni bir baskı dönemine dönüşmüş durumda.


Barış Süreci: Gerçek Niyet mi, Stratejik Hamle mi?

Türkiye’nin güneydoğusunda 40 binden fazla insanın hayatına mal olan PKK ile çatışmaların sona erdirilmesi için barış süreci tartışmaları yeniden alevlenmiş durumda. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e atıfla, çatışmaların Türkiye ekonomisine 1.8 trilyon dolara yakın maliyet getirdiği ifade ediliyor.

Silah bırakma ve kapsamlı af gibi adımların konuşulduğu süreç, hem iç politikada normalleşme umudu yaratıyor hem de Suriye’deki Kürt gruplarla gerilimi düşürme potansiyeli taşıyor. Ancak dergi, Erdoğan’ın bu süreci aynı zamanda “baskı politikasını perdelemek” için kullanabileceğine dikkat çekiyor.


Geçmişin Tekrarı: 2015 Örneği

Analizde, 2015 genel seçimlerinde HDP'nin (DEM Parti’nin selefi) Erdoğan’ın meclis çoğunluğunu kaybetmesine neden olduğu, ardından barış sürecinin sona erdiği hatırlatılıyor. Süreci izleyen dönemde HDP’li pek çok siyasetçi tutuklanmış, eş genel başkan Selahattin Demirtaş da cezaevine gönderilmişti.

Bugün yaşananlar ise benzer bir senaryonun CHP’ye uygulandığı izlenimi yaratıyor. Bu kez hedefte CHP’li yöneticiler var ve kamuoyu bu gelişmeleri dikkatle izliyor.


Batı’nın Sessizliği Dikkat Çekiyor

Dergi, analizinin son bölümünde Batı dünyasının bu gelişmelere sessiz kalmasını eleştiriyor. Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık ve Avrupa Birliği’nin, Türkiye’de muhalefete yönelik baskılara yeterince tepki vermediği ifade ediliyor. Almanya’nın Eurofighter Typhoon savaş uçağı satışını askıya aldıktan sonra geri adım atması, bu sessizliğin simgesi olarak gösteriliyor.

The Economist, Türkiye’nin müttefiklerine çağrıda bulunarak, bir yandan barış sürecini desteklemeleri, diğer yandan ise otoriter uygulamalar karşısında net ve güçlü tutum almaları gerektiğini vurguluyor.