Lavrov: Putin–Trump zirvesinin kaderi Washington’a bağlı

Lavrov, Putin–Trump zirvesi için “ilk teklif ABD’den geldi, biz hazırız” dedi; Washington ise “yakın vadede zirve yok” mesajını sürdürüyor. Moskova, Rusya.

Lavrov: Putin–Trump zirvesinin kaderi Washington’a bağlı

YEREL GÜNDEM / MOSKOVA, RUSYA 

Ne oldu, gündem nasıl oluştu?

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD Başkanı Donald Trump arasında yeni bir zirvenin düzenlenmesi ihtimalinin “ABD tarafının tercih ve takvimine” bağlı olduğunu söyledi. Macar “Ultrahang” adlı YouTube kanalına verdiği mülakatta konuşan Lavrov, ilk teklifin bizzat Washington’dan geldiğini, Putin’in de bu teklife prensipte olumlu yanıt verdiğini belirtti. Olası buluşma için başkent Budapeşte bir seçenek olarak anılırken, Moskova “hazırlıklara başlama” iradesini yineledi. Ancak Washington, kısa süre önce “yakın gelecekte bir zirve planı bulunmadığını” duyurarak ihtiyatlı tutumunu korudu.

Ankara–Alaska hattı: Bir önceki buluşmanın gölgesi

Lavrov’un açıklamaları, 15 Ağustos’ta Alaska’nın Anchorage kentinde yapılan ve somut bir mutabakatla sonuçlanmayan Putin–Trump zirvesinin ardından geldi. Anchorage görüşmesinde Ukrayna savaşı başta olmak üzere ikili ve bölgesel meseleler ele alınmış, taraflar “ilerleme için kanalların açık tutulacağı” mesajını vermişti. Lavrov, bu çerçevede Moskova’nın kendi “barış koşullarının” değişmediğini, Anchorage’ta konuşulan başlıkların üzerinde çalışmayı sürdürdüklerini vurguladı. Kremlin sözcülüğü ise son günlerde, olası bir yeni liderler buluşması için “tarihin henüz belirlenmediği” ve “özenli hazırlık gerektiği” noktasının altını çiziyor.

Diplomatik trafik: Rubio–Lavrov hattı ve ertelemeler

Zirve zeminini güçlendirmesi beklenen üst düzey temaslar dalgalı ilerliyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile Sergey Lavrov’un geçtiğimiz hafta gerçekleştirdiği telefon görüşmesi “üretken” olarak nitelense de, taraflar aynı hafta içinde öngörülen yüz yüze buluşmanın “gerekli olmadığı” değerlendirmesinde birleşti. Moskova, bunun Washington’un temposuna saygı duyulduğu bir “ritim ayarı” olduğunu savunurken, ABD kanadı “yakın vadede liderler düzeyinde bir toplantı planı bulunmadığını” yineledi. Buna karşın, Rus Dışişleri’nin protokol açıklamalarında “hazırlıkların sürdüğü” vurgusu dikkat çekiyor.

Ukrayna dosyası ve “tampon bölge” tartışmaları

Lavrov, Ukrayna sahasındaki tabloya ilişkin değerlendirmesinde, Moskova’nın hedeflerinin değişmediğini yineledi: Kiev’in tarafsızlığı, NATO üyeliğinden vazgeçmesi, nükleer kapasite peşinde koşmaması ve Rusça konuşanların haklarının güvenceye alınması. Bakan, Rusya’nın Kırım ile Donetsk, Luhansk, Herson ve Zaporijya’yı “anayasaya göre” kendi toprağı saydığını hatırlatırken, Ukrayna’nın sınır ötesi saldırı iddialarını gerekçe göstererek “tampon bölge” ihtiyacından söz etti. Bu söylem, olası bir yeni zirvede “ateşkes/çatışmasızlık parametreleri” ve “güvenlik garantileri” başlıklarının yine en kritik gündem kalemleri olacağını gösteriyor. Moskova, Budapeşte seçeneğini canlı tutarken, Kiev ve Avrupa başkentlerinden gelen itirazlar ile ABD iç siyasetindeki tartışmalar takvimi belirsiz kılıyor.

Bundan sonra ne bekleniyor?

Kısa vadede, Washington’ın iç değerlendirmesi ile Moskova’nın “hazırlıklara başlama” ısrarı arasındaki mesafenin kapanıp kapanmayacağı izlenecek. ABD yönetiminin “yakın dönemde zirve yok” mesajı, teknik düzeydeki dosyaların olgunlaşmasına ve iç politika takvimine endeksli bir stratejiye işaret ediyor. Rus tarafının “teklif sizden geldi, tempoyu siz belirleyin” yaklaşımı ise diplomatik sorumluluğu Washington’a bırakma çabası olarak okunuyor. Olası bir Budapeşte buluşması için somut bir tarih görünmezken, tarafların Alaska sonrasında “sürdürülebilir temas” arayışını kaybetmediği görülüyor. Yeni bir liderler zirvesi, Moskova’nın sahadaki talepleri ile Washington’ın Kiev’e destek çizgisi arasındaki uçurum daralmadıkça, “süreç yönetimi” formatına sıkışmış bir diplomasi trafiği olarak kalabilir.


Www.yerelgundem.com