Meclis’teki slogan krizi: AKP’den DEM Parti’ye sert tepki

TBMM’de DEM Parti grup toplantısında atılan “Yaşasın Başkan Apo” sloganı büyük tepki çekti. AKP Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, “Kabul edilemez, provokasyona izin verilemez” diyerek sert çıkış yaptı; Meclis’in ortak vicdanı temsil ettiğini vurguladı.

Meclis’teki slogan krizi: AKP’den DEM Parti’ye sert tepki

Meclis’teki slogan krizi: AKP’den DEM Parti’ye sert tepki

ŞEHİTLER ÖLMEZ / KOCAELİ, TÜRKİYE

Grup toplantısındaki slogan tartışmayı büyüttü

TBMM’de düzenlenen DEM Parti grup toplantısında, Diyarbakır’dan Ankara’ya “Umut Hakkı” için yürüyen kadınların salonda “Yaşasın Başkan Apo” sloganı atması, siyasette sert polemiklere yol açtı. Meclis’in çalışma düzeni ve ortak hassasiyetleri bağlamında tepki çeken slogan, iktidar ve muhalefet cephesinde geniş yankı uyandırırken, tartışma “dil ve sınır” başlığıyla yeniden gündeme taşındı.

AKP’li Zorlu’dan net çıkış: “Kabul edilemez”

AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Kürşad Zorlu, program için geldiği Kocaeli’de gazetecilerin soruları üzerine, Meclis’te atılan sloganlara ilişkin net bir tutum sergiledi. Zorlu, “Bunları kesinlikle doğru bulmuyoruz ve kabul edilebilir görmüyoruz. Türkiye Büyük Millet Meclisi, milletimizin ortak sesi ve vicdanını temsil eden bir buluşma noktasıdır” dedi.
Zorlu, “Terörsüz Türkiye” hedefinin birliktelik ve dayanışma ruhuyla ilerletilmesi gerektiğini vurgulayarak, provokasyonlara kapı aralanmaması gerektiğini belirtti: “Eğer bu hedefe hep birlikte ilerleyeceksek, herkesin söylemlerine çok dikkat etmesi gerekiyor. Bir provokasyona asla izin verilmemeli.”

“86 milyonun huzuru esastır”

Kürşad Zorlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu iradeye atıf yaparak, AK Parti Grubu’nun milletin vicdanını yaralayacak hiçbir şeye izin vermeyeceklerini söyledi. “Doğudan batıya, kuzeyden güneye 86 milyon vatandaşımızın birlikteliği ve huzuru”nu esas alan hedef doğrultusunda çalışmaların süreceğini kaydetti. Bu vurgu, Meclis çatısı altındaki ortak hassasiyetlerin korunması ve toplumsal barışın dilinin gözetilmesi çağrısı olarak yorumlandı.

Meclis’in sınırları ve toplumsal hassasiyet

TBMM, siyasi partilerin en sert tartışmalarını dahi demokratik usul çerçevesinde yürüttüğü bir zemin. Ancak güvenlik, terör ve milli birlik konularındaki kırmızı çizgiler, her dönem siyasi aktörlerin sorumluluk bilinciyle dikkat ettiği başlıklar arasında yer alıyor. DEM Parti grup toplantısında yükselen sloganın ardından yükselen tepkiler, bu ortak alanın diline ilişkin beklentileri yeniden gündeme getirdi.
Siyaset yorumcuları, Meclis’in milli birlik sembolü olması nedeniyle, “ifadelerin sınırı” tartışmasının yalnızca etik değil, aynı zamanda kurumsal düzen ve toplumsal hassasiyet meselesi olduğuna dikkat çekiyor.

DEM–AKP hattında gerilim, muhalefette temkin

DEM Parti kanadı “Umut Hakkı” yürüyüşünün ifade özgürlüğü yönüne vurgu yaparken; iktidar cephesinin “Meclis’in itibarını zedeleyen söylem ve eylemler”e dair sıfır tolerans yaklaşımını sürdüreceği anlaşılıyor. Muhalefetin diğer bileşenleri ise, Meclis zemininde gerilimi tırmandırmayan, şeffaf ve ilkeli bir dil çağrısında bulunuyor.
Süreç, TBMM Başkanlığı ve parti gruplarının ortak çalışma ilkelerini güçlendirecek uygulamalarla ilerlerse, benzer tartışmaların yapıcı kanallara yönlendirilmesi mümkün görülüyor.

Sırada ne var?

Gözler, TBMM’deki grup yönetimlerinin iç disiplin ve toplantı usulleri konusunda atacağı adımlarda. Meclis Başkanlığı’nın, benzer durumlarda ortak tutum ve işleyiş kurallarını hatırlatan rehber açıklamalar yapması beklenebilir. Siyasetin tüm aktörleri açısından dilin niteliği, toplumsal barış ve milli hassasiyet gündeminin merkezinde kalmaya devam edecek.


Asker Vurulunca Değil, Unutulunca Ölür!
www.sehitlerolmez.com