MHP'nin 'süre doldu' çıkışına DEM Parti'den yanıt: Ön koşul olmamalı

MHP'li Feti Yıldız'ın SDG için verilen sürenin dolduğunu belirtmesi üzerine DEM Parti, Suriye'deki gelişmelerin iç siyasetteki çözüm sürecine ön koşul yapılmaması gerektiği uyarısında bulundu.

MHP'nin 'süre doldu' çıkışına DEM Parti'den yanıt: Ön koşul olmamalı

YEREL GÜNDEM / ANKARA, TÜRKİYE — 02 OCAK 2026

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) "10 Mart mutabakatına" uyması için tanınan sürenin dolduğunu açıklarken, DEM Parti bu yaklaşımın Türkiye'deki çözüm sürecini riske atacağı uyarısında bulundu.

Suriye'de Baas rejiminin yıkılması sonrası kurulan yeni dengeler ve Ankara'nın sertleşen tonu, "sınır ötesi operasyon" ihtimalini yeniden gündeme getirirken, iç siyasetteki diyalog arayışlarının geleceği konusunda endişe yaratıyor.

MHP'den tasfiye mesajı

MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, yeni yılın ilk gününde sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, SDG'ye tanınan sürenin 2025 Aralık ayı sonunda bittiğini vurguladı. Yıldız, "Terör örgütü PKK'nın Suriye kolu YPG/SDG'ye 10 Mart mutabakatına uymaları için verilen süre dolmuştur," ifadelerini kullandı.

Nihai hedefin "terör örgütlerinin tamamen tasfiye edilmesi" olduğunun altını çizen Yıldız, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in bölgedeki hiçbir örgütün faaliyetine müsaade edilmeyeceğine dair sözlerini hatırlattı. Yıldız ayrıca, İsrail'in Suriye üzerinden Türkiye'ye ulaşmaya çalıştığını savunarak tehdidin boyutuna dikkat çekti.

DEM Parti'den 'ön koşul' endişesi

MHP kanadından gelen bu çıkış, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) tarafından kaygıyla karşılandı. Parti kaynakları, Suriye sahasındaki gelişmelerin Türkiye'de yürütülen çözüm sürecinin önüne bir "ön koşul" olarak konulmasının süreci olumsuz etkileyeceğini belirtiyor.

BBC Türkçe'ye değerlendirmelerde bulunan DEM Parti yöneticileri, yeni çözüm sürecinin Suriye'den bağımsız başladığını savunarak, "Kobani'de savaş olurken Diyarbakır'da barış olmaz," görüşünü dile getirdi. Parti yetkilileri, Türkiye'nin SDG yönetimine "parmak sallayan" bir yaklaşım yerine, 10 Mart mutabakatının hayata geçmesi için kolaylaştırıcı bir rol üstlenmesi gerektiğini ifade etti.

10 Mart Mutabakatı ve sahadaki durum

Suriye'de 61 yıllık Baas rejiminin sona ermesinin ardından, 8 Aralık 2024'te kurulan yeni hükümet ile SDG arasında 10 Mart 2025 tarihinde sekiz maddelik bir mutabakat imzalanmıştı. Anlaşma, SDG'nin yıl sonuna kadar Suriye'nin devlet kurumlarına entegre olmasını öngörüyordu. Ancak 2026 yılına girilmesine rağmen bu entegrasyon sağlanamadı.

PKK lideri Abdullah Öcalan da yeni yıl mesajında, 10 Mart mutabakatının uygulanmasının süreci rahatlatacağını ve Türkiye'nin burada yapıcı bir rol oynaması gerektiğini belirtmişti.

Ankara'nın kırmızı çizgisi: Tek Ordu

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), 30 Aralık'ta yaptığı açıklamada, SDG'nin "adem-i merkeziyetçilik ve federalizm" taleplerinde ısrar ettiğini ve merkezi otoriteye entegre olmadığını vurgulamıştı. Bakanlık, Suriye hükümetiyle "Tek Devlet, Tek Ordu" ilkesi doğrultusunda işbirliğinin sürdüğünü ve Suriye'nin toprak bütünlüğü için her türlü inisiyatifin destekleneceğini duyurmuştu.

DEM Parti kaynaklarına göre, olası bir askeri operasyon, TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun çalışmalarını da sekteye uğratabilir. Ocak ayı ortasında tamamlanması beklenen komisyon raporunun, sahadaki gelişmeler nedeniyle gecikebileceği belirtiliyor.

www.yerelgundem.com