Mümtaz’er Türköne: Bahçeli ve Öcalan Yeni Bir Ulus Devlet İnşa Ediyor
Prof. Dr. Mümtaz’er Türköne, Bahçeli’nin çözüm sürecindeki rolünü, İmamoğlu davasını ve erken seçim senaryosunu değerlendirdi. Türköne’ye göre Bahçeli ve Öcalan, yeni bir hukuk devleti temelli cumhuriyet projesi yürütüyor.
Mümtaz’er Türköne: Bahçeli ve Öcalan Yeni Bir Ulus Devlet İnşa Ediyor
YEREL GÜNDEM / ANKARA
Bahçeli'nin İmamoğlu Mesajı ve Erken Seçim Senaryosu: Türköne'den Çarpıcı Tespitler
Prof. Dr. Mümtaz’er Türköne, gazeteci Cansu Çamlıbel’e verdiği kapsamlı röportajda Türkiye siyasetine yön verecek çarpıcı senaryolar ortaya koydu. Türköne’ye göre Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, çözüm sürecinin merkezinde yer alıyor ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu süreci engellemesi durumunda erken seçim gündeme gelebilir.
Türköne, Bahçeli’nin 14 ve 17 Nisan tarihli açıklamalarının, Ekrem İmamoğlu dosyasının siyasi bir dava olduğunu kabul ettirdiğini ve Bahçeli’nin “dava bitirilsin” çağrısıyla aslında “serbest bırakılsın” mesajı verdiğini belirtiyor. Bu yaklaşımın temelinde ise Türkiye'de Kürtlerle Türklerin birlikte yaşayabileceği yeni bir “hukuk devleti temelli cumhuriyet projesi” olduğunu savunuyor.
“Bahçeli ve Öcalan Aynı Projede Buluşuyor”
Türköne’nin en dikkat çekici tespitlerinden biri, çözüm sürecinin yalnızca bir “barış projesi” değil, yeni bir ulus devlet inşası olduğuna dair yorumu. Ona göre bu süreç, Türklerin ve Kürtlerin yeni bir ortak anayasal zeminde birleşmesini hedefliyor. Bu yapının mimarlarından biri Bahçeli, diğeri ise Abdullah Öcalan. Türköne’ye göre bu ittifak, Batı destekli yeni Orta Doğu düzeninin de bir parçası.
“Hukuk Olmadan Çözüm Süreci Yürümez”
Türköne, Bahçeli'nin çözüm süreci için hukukun ön koşul olduğunu savunduğunu ifade ediyor. “Hukuksuzluk zemininde terörsüz Türkiye inşa edilemez” diyen Türköne, Erdoğan’ın otoriter yöntemleriyle çözüm sürecinin sürdürülemeyeceğini, Bahçeli'nin de bunu gördüğü için Erdoğan’a medya üzerinden mesajlar gönderdiğini söylüyor. Bu bağlamda İmamoğlu davası, sürecin kırılma noktalarından biri.
“Erken Seçimle Hukukun Yolu Açılacak”
Röportajda Türköne, Kasım 2025'te bir erken seçim yapılabileceğini öngörüyor. Bu senaryoya göre, CHP iktidara geliyor, parlamenter sisteme dönüş müzakereleri başlıyor ve çözüm süreci daha güçlü bir hukuk devleti zeminine oturtuluyor. Türköne’ye göre Erdoğan’ın süreci baltalaması halinde Bahçeli erken seçim kartını devreye sokacak.
İktidarın Söylemi ile Eylemi Arasında Uçurum Var
Türköne, Erdoğan hükümetinin yerli-milli ve anti-emperyalist retoriğinin, uygulamadaki Batı ortaklığıyla çeliştiğini vurguluyor. Bahçeli’nin bu projede ABD, İngiltere ve Fransa ile uyumlu şekilde hareket ettiğini söyleyen Türköne, “İsrail hariç, Batı ile kavgalı değil” yorumunda bulunuyor.
AK Parti İçin Gelecek: “Lider Yoksa Parti de Yok”
Röportajın sonunda Türköne, AK Parti'nin Erdoğan sonrası dönemde ANAP ve DYP gibi erimeye mahkûm olacağını, çünkü parti içi kurumsal yapıların çöktüğünü söylüyor. Süleyman Soylu gibi figürlerin ülkücü tabanda karşılık bulamayacağını, Erdoğan’ın kazanamayacağı bir seçime girmeyip halef belirleyebileceğini de iddia ediyor.
İmamoğlu’nun Tutukluluğu ve Yeni Cumhuriyet İdeali
Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluğu hakkında da konuşan Türköne, bu durumun çözüm sürecini felce uğratacağını belirtiyor. İmamoğlu’nun CHP’nin “gerçek lideri” olduğunu ve ister aday olsun ister olmasın, bu sürecin merkezinde yer alacağını savunuyor.













