Trump’tan Hamaney’e Sert Mesaj: Nerede Olduğunu Biliyoruz, Şimdilik Vurmuyoruz

Trump, İran’ın dini lideri Hamaney’i doğrudan hedef aldı. ABD, Orta Doğu’ya yeni savaş uçakları gönderirken, Tahran’da halk şehirden kaçmaya çalışıyor. Çatışmalar büyürken nükleer tesisler de vuruldu.

Trump’tan Hamaney’e Sert Mesaj: Nerede Olduğunu Biliyoruz, Şimdilik Vurmuyoruz

Trump’tan Hamaney’e Sert Mesaj: Nerede Olduğunu Biliyoruz, Şimdilik Vurmuyoruz

YEREL GÜNDEM / TÜRKİYE

ABD-İran Gerilimi Tırmanıyor, Trump Tehdit Düzeyini Artırıyor

İsrail’in İran’daki nükleer tesislere ve askeri hedeflere yönelik saldırıları beşinci gününe girerken, ABD Başkanı Donald Trump’tan dikkat çeken açıklamalar geldi. Trump, sosyal medya platformu üzerinden yaptığı paylaşımlarda İran’ın hava sahasının “tamamen Amerikan kontrolü altında” olduğunu iddia etti. Bu paylaşımın hemen ardından, İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’i doğrudan hedef alan bir açıklama geldi: “Nerede saklandığını biliyoruz. Çok kolay bir hedef ama şimdilik onu öldürmeyeceğiz.”

Trump’ın bu açıklamaları, ABD’nin Orta Doğu’daki askeri varlığı ve İran üzerindeki baskısının yeni bir safhaya geçtiğini gösteriyor. “Koşulsuz teslim” mesajı ise, Washington’un sadece İran’ın askeri gücüne değil, aynı zamanda siyasi liderliğine yönelik açık bir tehdit içeriyor.

Hava Gücü Takviyesi: ABD’den Yeni Sevkiyatlar

ABD yönetimi, bölgedeki gerilim tırmanırken Orta Doğu’ya yeni hava unsurları sevk etme kararı aldı. Reuters’a konuşan ABD’li yetkililere göre F-16, F-22 ve F-35 savaş uçakları bölgede konuşlandırılmak üzere hazırlandı. Bu adımın “savunma amaçlı” olduğu belirtilse de, Washington’un fiili olarak çatışma ortamına hızla yaklaştığı yorumları yapılıyor.

Pentagon’dan yapılan açıklamada, bu sevkiyatın İran'dan gelen füze ve drone saldırılarına karşı İsrail’in savunmasını güçlendirmek için yapıldığı vurgulandı. ABD’nin bölgede yaklaşık 40 bin askeri, hava savunma sistemleri ve savaş gemileri bulunuyor. Bu sayılar, olası bir doğrudan müdahalenin altyapısının halihazırda hazır olduğunu gösteriyor.

İsrail Tahran’ı Vuruyor, İranlılar Şehri Terk Ediyor

İsrail’in 13 Haziran’da başlattığı operasyonlar sonrası, İran’dan fırlatılan yaklaşık 400 balistik füze İsrail topraklarına isabet etti. Öte yandan Tel Aviv yönetimi, İran’daki stratejik hedeflere yönelik hava saldırılarına ara vermeden devam ediyor. Son olarak İran Radyo Televizyon Kurumu'nun (IRIB) genel merkezi hedef alındı. Tahran’da gün boyunca patlamalar yaşandı; AFP ajansına göre, dumanlar şehir merkezinden görülebilecek kadar yoğun.

İran Sağlık Bakanlığı, Cuma gününden bu yana devam eden saldırılarda 224 kişinin hayatını kaybettiğini, yaralı sayısının ise 1000’in üzerinde olduğunu açıkladı. İsrail, Devrim Muhafızları komutanı Ali Şadmani’nin de Tahran’daki bir saldırıda öldürüldüğünü öne sürdü. İran, bu bilgiyi henüz doğrulamadı.

Tahran’da Kaos: Milyonlarca İnsan Tahliye Edilmeye Çalışılıyor

Saldırılarla birlikte Tahran’da panik büyüyor. Kentin birçok bölgesinde trafik felç oldu. Vatandaşlar sosyal medyada şehirden çıkabilmenin neredeyse imkânsız hale geldiğini belirtiyor. BBC Farsça Servisi’nin yerel kaynaklara dayandırdığı haberlere göre, bazı Tahranlılar şehirden çıkmak için saatlerce araçlarında beklemek zorunda kaldı. İsrail Başbakanı Netanyahu ve ardından Trump, Tahran halkına “tahliye olun” çağrısı yaptı.

Bu çağrılar şehirdeki kaygıyı artırırken, İranlı yetkililerse halkı “soğukkanlı olmaya” davet ediyor. Ancak şehrin 10 milyonu aşkın nüfusu göz önüne alındığında, kitlesel bir tahliyenin lojistik açıdan mümkün olmadığı vurgulanıyor.

Nükleer Tesislere Doğrudan Saldırı

Birleşmiş Milletler’e bağlı Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (UAEK), İran’ın Natanz kentindeki nükleer zenginleştirme tesisinin yer altı bölümlerine doğrudan saldırı düzenlendiğini bildirdi. Kurum, uydu görüntülerine dayanan bu tespitin ardından nükleer sızıntı riski olmadığını belirtti.

Uzmanlar, bu tür tesislerde nükleer reaksiyon yapılmadığını, dolayısıyla Çernobil veya Fukuşima benzeri bir felaketin söz konusu olmadığını ifade ediyor. Ancak tesislerin hedef alınması, İran’ın nükleer programını durdurma stratejisinin sadece diplomatik değil, askeri yollarla da sürdürüldüğünü ortaya koyuyor.

Trump Ne Hedefliyor?

Trump’ın Hamaney’i doğrudan hedef alan söylemleri, ABD’nin savaş retoriğinde yeni bir eşiğe geldiğini gösteriyor. Bu açıklamalar, Trump’ın İran liderliğine karşı izlediği maksimum baskı politikasının bir uzantısı olarak değerlendiriliyor. Aynı zamanda MAGA tabanının “Önce Amerika” ilkesine karşı da bir sınav niteliği taşıyor. Çünkü bir Amerikan askerinin hayatını kaybetmesi durumunda Trump üzerindeki savaş karşıtı baskı dramatik şekilde artabilir.

Bu ortamda Trump, hem içerideki seçmen desteğini korumak hem de uluslararası arenada “kararlılık” gösterisi yapmak gibi çelişkili hedefleri aynı anda sürdürmeye çalışıyor.

www.yerelgundem.com