Yeni Göç Politikaları Tepki Toplasa da Hızla Uygulanıyor

Bavyera Başbakanı Markus Söder, Almanya'nın yeni sınır kontrolleri ve geri gönderme politikalarının Avrupa’da kabul göreceğini savundu. Polonya başta olmak üzere bazı AB ülkeleri sert göç politikalarına tepki gösteriyor.

Yeni Göç Politikaları Tepki Toplasa da Hızla Uygulanıyor

Söder: Almanya’nın Sert Sınır Önlemleri Avrupa’da Kabul Görecek
Yeni Göç Politikaları Tepki Toplasa da Hızla Uygulanıyor

YEREL GÜNDEM / ANKARA

Almanya’nın göç politikasında attığı sert adımlar Avrupa genelinde yankı uyandırırken, Bavyera Eyalet Başbakanı ve CSU Genel Başkanı Markus Söder, ülkesinin uygulamaya koyduğu sınır kontrolleri ve iltica başvurularına rağmen gerçekleştirilen geri gönderme kararlarının zamanla Avrupa'da kabul göreceğine inandığını açıkladı.

Söder, Bild am Sonntag gazetesine yaptığı açıklamada Almanya’nın uzun süredir göç konusunda Avrupa’nın yükünü omuzladığını, artık daha sıkı önlemler alınmasının kaçınılmaz hale geldiğini savundu. “Avrupalı komşularımızın bu kararları sonunda kabul edeceğine inanıyorum. Almanya özel bir durum yaşıyor” diyen Söder, bazı AB ülkelerinde başta şüphe olabileceğini ancak Almanya'nın partnerleriyle hızla detayları görüşeceğini söyledi.

Geri göndermeler hız kazandı

Almanya yeni düzenlemeler çerçevesinde sadece geçtiğimiz Perşembe ve Cuma günlerinde toplam 19 kişiyi, iltica başvurusu yapmalarına rağmen yasa dışı giriş gerekçesiyle sınırdan çevirdi. Federal Polis, aynı süre içinde 365 yasa dışı geçiş tespit etti, 286 kişiyi sınır dışı etti. Geçerli vize eksikliği, sahte belgeler ve giriş yasağı gibi nedenler en yaygın gerekçeler arasında yer aldı.

Yeni kurallarla birlikte aşırılık yanlısı ya da İslamcı bağlantısı bulunan dokuz kişi de sınırda tespit edilerek gözaltına alındı. Ayrıca 14 insan kaçakçısı geçici olarak tutuklanırken, 48 açık tutuklama emri uygulandı.

Avrupa içinden eleştiriler yükseliyor

Almanya'nın sınır kontrollerini sertleştirme planlarına Avrupa içinden itirazlar da geliyor. Özellikle Polonya Başbakanı Donald Tusk, Almanya’nın Polonya sınırına yakın Eisenhüttenstadt’ta kurduğu Dublin Merkezi’ni eleştirerek, “Almanya kimi isterse alır, Polonya ise sadece kabul ettiği kişileri alır” ifadelerini kullandı.

Söz konusu merkez, başta Polonya olmak üzere AB ülkelerine sığınmacıların daha hızlı iade edilmesini amaçlıyor. Bu merkezler, Dublin Anlaşması gereği iltica işlemlerinin ilk girilen AB ülkesinde yapılmasını esas alıyor.

Yeni Almanya hükümetinden sert başlangıç

CDU lideri Friedrich Merz’in başbakanlık koltuğuna oturmasıyla birlikte Almanya göç politikasında sert bir döneme girdi. CDU, CSU ve SPD’nin üzerinde mutabakata vardığı yeni önlemler arasında vatandaşlık yasasında değişiklikler, Afganistan’dan uçuşların durdurulması ve güvenli menşe ülke tanımlarının genişletilmesi bulunuyor.

CSU’lu İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt’in hazırladığı sınır yönetmeliği kapsamında, bazı insani istisnalar da uygulanıyor. Korunmaya muhtaç kabul edilen çocuklar, hamile kadınlar ve hastalar sınır dışı edilmiyor. Bu doğrultuda geçtiğimiz hafta dört kişinin Almanya’ya girişine izin verildi.

Göçmenler Almanya’ya gelmeyi yeniden düşünmeli mi?

Söder’e göre uygulanan önlemler Almanya’ya gelmeyi planlayan göçmenlerin kararlarını etkileyebilir. “Almanya’da artık daha az şeyin beklendiği fikri yaygınlaşacaktır. Bu da ülkeyi terk etmeye yönelik bir motivasyon oluşturabilir” diyerek sınır politikalarının caydırıcı etkisine dikkat çekti.

Söder, bu süreci yalnızca bir başlangıç olarak tanımlayarak daha fazla önlemin yolda olduğunu duyurdu. Ancak insan hakları kuruluşları ve muhalefet partileri, bu tür sert uygulamaların göçmenlerin hayatlarını riske atabileceğini savunarak hükümeti eleştiriyor.

www.yerelgundem.com