Abdullah Gül’den AKP’ye ‘Kavala’ çağrısı: AİHM kararı uygulansın
Osman Kavala’nın tutukluluğunun 8. yılında Abdullah Gül ve Cemil Çiçek, AİHM kararının uygulanması çağrısı yaptı; Orhan Pamuk ve hukukçular destek mesajları verdi.
YEREL GÜNDEM / İSTANBUL, TÜRKİYE — 2 KASIM 2025
Osman Kavala’nın tutukluluğunun sekizinci yılı dolarken, Türkiye’nin önde gelen isimlerinden dikkat çeken açıklamalar geldi. 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve eski TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kararlarına uyulması gerektiğini vurgularken, Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk ve çok sayıda hukukçu ile akademisyen de “adalet” çağrısında bulundu.
Sekizinci yılda ortak çağrı
Siyaset, hukuk ve kültür dünyasından geniş bir kesim, Kavala’nın serbest bırakılması yönünde mesajlar paylaştı. Açıklamalarda, AİHM ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarının bağlayıcılığına dikkat çekilerek hukuk devletinin gereklerine uyulması talep edildi.
Gül ve Çiçek’ten AİHM vurgusu
Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, “AİHM kararının yerine getirilmesinin hem bireysel haksızlığı gidereceğini hem de Türkiye’nin itibarına katkı sağlayacağını” belirtti. Eski Adalet Bakanı ve TBMM Başkanı Cemil Çiçek ise geçmişte “uygulanması en zor kararların dahi uygulandığını” hatırlatarak, bugün de aynı görüşte olduğunu ifade etti.
Orhan Pamuk ve hukukçulardan mesajlar
Yazar Orhan Pamuk, Kavala’nın maruz kaldığı haksızlığın toplumsal hislere yansıdığını söyleyerek dayanışma çağrısı yaptı. Ceza hukuku alanındaki akademisyenler, AİHM/AYM kararlarının uygulanmamasının “kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma” tartışmalarını derinleştirdiğine işaret etti.
Süreç ve uluslararası boyut
Kavala dosyası, AİHM’in 2019’daki ihlal kararının ardından Avrupa Konseyi organlarının gündeminde yer almayı sürdürüyor. Kararların yerine getirilmesi, Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları sözleşme yükümlülükleri ve iç hukuk düzeni açısından dikkatle izleniyor.
Siyasi yansımalar ve olası adımlar
Son açıklamalar, iktidar ve muhalefet hattındaki hukuk tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Ankara kulislerinde, yargı takvimindeki olası gelişmelerin iç ve dış politika başlıklarını da etkileyebileceği değerlendirmeleri yapılıyor.













