İmamoğlu'ndan Ataşehir operasyonuna tepki: Hodri meydan

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Ataşehir Belediyesi'ne yönelik operasyonu sert sözlerle eleştirerek yeni parti iddialarını güçlendiren mesajlar verdi.

İmamoğlu'ndan Ataşehir operasyonuna tepki: Hodri meydan

Ahmet Taş | Yerel Gündem

İSTANBUL, TÜRKİYE — Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu, Ataşehir Belediyesi'ne yönelik gece yarısı operasyonuna sosyal medya hesabı üzerinden sert tepki göstererek, siyasi kulislerde tartışılan yeni parti iddialarını alevlendiren ifadeler kullandı.

Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel ve çalışma arkadaşlarının gözaltına alınmasını "milletin iradesiyle kavga etmek" olarak nitelendiren İmamoğlu'nun, açıklamasında kurumsal olarak CHP ismini zikretmekten kaçınması dikkat çekti. Bunun yerine kullandığı "pusulada milletin destek vereceği parti" tanımı, hem mevcut iktidara karşı bir meydan okuma hem de kendi siyasi geleceği açısından alternatif bir B planının devrede olduğunun sinyali olarak değerlendiriliyor. Bu gelişme, yaklaşan kritik siyasi yasak davası öncesinde muhalefet cephesindeki hareketliliği yeni bir boyuta taşıdı.

Yeni parti hazırlığı iddiaları

Ekrem İmamoğlu'nun sosyal medya hesapları üzerinden avukatları aracılığıyla paylaşılan metindeki kelime seçimleri, siyasi analistler tarafından bilinçli bir kopuş hazırlığı olarak yorumlandı. İmamoğlu'nun, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel'in gözaltına alınmasını protesto ederken "CHP" adını anmaması, son günlerde Ankara kulislerinde yüksek sesle konuşulmaya başlanan "Ekim Partisi" iddialarına somut bir zemin kazandırdı.

Özellikle metnin son bölümünde yer alan, "Ne yaparsanız yapın, sonunda o sandık kurulacak, pusulada milletin adayı da, milletin destek vereceği parti de olacak." ifadesi, İmamoğlu'nun siyasi mücadelesini tek bir kurumun tabelası altında sınırlamayacağının en net göstergesi kabul ediliyor. Uzmanlar, bu dilin bilinçli bir stratejiyle, tabanı olası bir ayrılığa veya alternatif bir siyasi yapıya psikolojik olarak hazırlama amacı taşıdığını belirtiyor.

Ekrem İmamoğlu'nun mesajları sonrası yaşanan siyasi hareketlilik, cezaevi önündeki bekleyişleri artırdı, İstanbul. (Fotoğraf: Ajans/Yerel Gündem)

Mutlak butlan davası ve parti içi kriz

İmamoğlu cephesinde "Ekim Partisi" (Ekrem İmamoğlu'nun isim hecelerinden türetildiği iddia ediliyor) olarak anılan alternatif bir yapının tartışılmasının ardındaki temel hukuki neden, CHP içerisinde devam eden kurultay krizi. CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'na yönelik açılan "mutlak butlan" davası, parti yönetiminin meşruiyetini tehdit etmeye devam ediyor.

Eğer mahkeme, kurultay sürecindeki delegasyon ve oylama usulsüzlükleri iddialarını kabul ederek kurultayın hukuken "yok hükmünde" olduğuna (mutlak butlan) karar verirse, mevcut parti üst yönetimi tamamen düşebilir. Böyle bir hukuki kaos senaryosunda partiye kayyum atanması veya seçime girme yeterliliğinin tartışmaya açılması riskine karşı, İmamoğlu'nun ve kurmaylarının alternatif bir parti tüzüğünü çoktan hazırladığı iddiaları her geçen gün güçleniyor. "Destek verilecek parti orada olacak" vurgusu, bu yasal risklere karşı alınan en büyük önlem olarak okunuyor.

Kritik davalar öncesi stratejik konumlanma

Ataşehir'deki operasyon ve buna verilen sert tepki, 11 Mayıs 2026 tarihinde görülmesi beklenen kritik siyasi yasak (ahmak davası) duruşması öncesinde stratejik bir dönüm noktası niteliği taşıyor. İmamoğlu, tutukluluk sürecinde sadece iktidarı eleştirmekle kalmıyor, aynı zamanda kendi toplumsal meşruiyetini doğrudan halk üzerinden perçinlemeye çalışıyor.

Siyasi gözlemcilere göre İmamoğlu, "milletin adayı" diyerek kendini partiler üstü bir konuma yerleştiriyor ve "desteklenecek parti" ifadesiyle de olası bir parti içi tıkanıklık durumunda seçmensiz kalmayacağını ilan ediyor. Bu hamle, İmamoğlu'nun siyasi yasak kararının onanması halinde bile gölge bir aday ve yeni bir parti aracılığıyla seçim sürecini doğrudan yöneteceğine işaret ediyor.

"Milletin iradesiyle kavga ediyorsunuz"

İmamoğlu'nun avukatları tarafından kamuoyuyla paylaşılan metnin tamamında oldukça sert ve meydan okuyan bir dil hakim. İktidara yönelik eleştirilerinde "hodri meydan" restini çeken İmamoğlu, operasyonların asıl hedefinin sandık iradesi olduğunu savundu.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

<blockquote>"Bugün bir kez daha görüyoruz ki, iktidar siyaset yapmayı, halka hizmet etmeyi, milletin iradesine sahip çıkmayı adeta suç saymaktadır. Ataşehir Belediye Başkanımız Onursal Adıgüzel ve çalışma arkadaşlarının gece yarısı operasyonuyla gözaltına alınması bunun göstergesidir."</blockquote>

Baskıların kendilerini yıldırmayacağını belirten İmamoğlu, mesajını şu sözlerle tamamladı: "Bilinmelidir ki; bu baskılar, bu gözdağları, bizi bir milim bile geri attırmaz. Çünkü siz aslında birkaç siyasetçiyle, birkaç belediye başkanıyla değil; doğrudan milletin iradesiyle kavga ediyorsunuz. Ve o irade, günü geldiğinde sandıkta mutlaka hükmünü verecektir."

www.yerelgundem.com