Arka Bahçe'de darbe geleneği: ABD'nin Latin Amerika müdahale tarihi
Venezuela lideri Maduro'nun kaçırılması, Panama işgalinden 'Condor Planı'na kadar ABD'nin Latin Amerika'daki kabarık müdahale dosyasını yeniden gündeme getirdi.
YEREL GÜNDEM / ANKARA, TÜRKİYE — 03 OCAK 2026
Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşinin Amerikan ordusuna bağlı özel birliklerce yakalanarak ABD'ye götürülmesi, Washington'un "arka bahçesi" olarak tanımladığı Latin Amerika'daki müdahale geçmişini yeniden tartışmaya açtı. 20. yüzyılın başından bu yana bölgedeki siyasi dizayn girişimleri, darbeler ve doğrudan askeri işgaller, ABD dış politikasının değişmeyen bir parçası olarak görülüyor.
Tarihsel süreç incelendiğinde, Washington'un kendi çıkarlarıyla örtüşmeyen iktidarları devirmek için bazen "komünizmle mücadele" bazen de "uyuşturucu savaşı" gerekçelerini kullandığı görülüyor.
Panama örneği: Noriega'dan Maduro'ya benzer senaryo
Maduro operasyonu, hafızalarda 36 yıl önceki bir başka olayı canlandırdı. 1989 yılının son günlerinde ABD, Orta Amerika ülkesi Panama'ya askeri müdahalede bulunmuştu (Operation Just Cause).
Dönemin Panama Devlet Başkanı Manuel Antonio Noriega, 3 Ocak 1990'da ABD güçlerine teslim olmuştu. Tıpkı bugün Maduro'ya yöneltilen suçlamalar gibi, Noriega da uyuşturucu ticareti yapmakla suçlanmış, ABD'de yargılanarak hapse mahkum edilmiş ve 2017'de ölene dek demir parmaklıklar ardında kalmıştı.
Panama'yı 1983-1989 yılları arasında yöneten askeri diktatör Manuel Noriega. (Fotoğraf: picture-alliance/ZUMAPRESS/D. Walters)
Soğuk Savaş ve 'Condor Planı'nın karanlık yüzü
ABD'nin bölgedeki en yoğun müdahale dönemi ise İkinci Dünya Savaşı sonrası "Soğuk Savaş" yılları oldu. CIA destekli darbelerle, sandıktan çıkan ancak sol eğilimli veya ABD politikalarına mesafeli duran liderler hedef alındı.
Bunun en çarpıcı örneği 1973 Şili Darbesi'dir. Sosyalist Devlet Başkanı Salvador Allende, ABD destekli General Augusto Pinochet tarafından devrildi. Benzer bir süreç 1976'da Arjantin'de yaşandı ve askeri cunta yönetime el koydu.
ABD, 1970'ler ve 80'lerde "Condor Planı" adı verilen bir istihbarat ve operasyon ağı kurdu. Bu plan kapsamında Şili, Arjantin, Uruguay, Paraguay, Bolivya ve Brezilya'daki askeri rejimler birbirleriyle koordineli çalışarak muhalifleri, sendikacıları ve entelektüelleri hedef aldı. Döneme damgasını vuran "kayıplar", işkenceler ve siyasi suikastların arkasındaki CIA desteği, 2000 yılında Bill Clinton döneminde açıklanan belgelerle resmen kanıtlanmış oldu.
Gerekçe değişiyor, yöntem aynı
Washington yönetimi, Guatemala ve El Salvador gibi ülkelerde de otoriter ancak ABD yanlısı rejimlere yıllarca askeri ve ekonomik destek sağladı.
Uzmanlar, Venezuela'daki son operasyonun, ABD'nin 19. yüzyıldan beri sürdürdüğü "Monroe Doktrini"nin (Amerika kıtasına dış güçlerin müdahalesini reddeden ancak ABD'nin kıtadaki hegemonyasını savunan görüş) 21. yüzyıldaki en sert uygulamalarından biri olduğunu belirtiyor.













