Çin'den İran saldırılarına sert tepki: Egemenlik ihlali
Çin, ABD ve İsrail'in İran saldırılarını "egemenlik ihlali" olarak niteledi. Dışişleri Bakanı Wang Yi, Hamaney suikastını "kabul edilemez" bulduğunu açıkladı.
AHMET TAŞ | YEREL GÜNDEM
ANKARA / TÜRKİYE — Çin hükümeti, ABD ve İsrail’in İran topraklarına yönelik gerçekleştirdiği kapsamlı hava harekatını ve bu saldırılarda Dini Lider Ayetullah Ali Hamaney’in hayatını kaybetmesini "İran’ın egemenliği ve güvenliğine yönelik ağır bir ihlal" olarak tanımlayarak uluslararası kamuoyuna sert bir kınama mesajı yayımladı.
Orta Doğu’da dengelerin sarsıldığı 2026 yılının bu ilk büyük krizinde Pekin, askeri operasyonların derhal durdurulması ve gerilimin daha fazla tırmandırılmaması çağrısında bulundu. Çin Dışişleri Bakanlığı, yaşananları Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’nın amaç ve ilkelerinin açık bir ihlali olarak niteledi. Diplomatik kaynaklar, Pekin’in bu olay karşısında takındığı net tavrın, bölgedeki "güç politikası ve hegemonya" girişimlerine karşı stratejik bir duruş olduğunu belirtiyor.
Çin Dışişleri Bakanlığı: "Uluslararası Normlar Çiğnendi"
Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü tarafından yapılan resmî açıklamada, saldırının uluslararası ilişkilerin temel normlarını temelinden sarstığı vurgulandı. Çin, bu eyleme "kararlılıkla karşı çıktığını" belirterek, bölgedeki askeri hareketliliğin küresel istikrara telafi edilemez zararlar verebileceği uyarısında bulundu.
Bakanlık, Orta Doğu ve dünya genelinde barış ile istikrarın korunması için tüm tarafların "ortak çaba" göstermesi gerektiğini talep etti. Özellikle sivil yerleşim alanlarını ve devlet yöneticilerini hedef alan saldırıların, diplomatik çözüm yollarını tamamen tıkadığına işaret edildi.
Wang Yi ve Lavrov Görüşmesi: "Rejim Değişikliği Kışkırtması"
Krizin hemen ardından diplomatik trafiği hızlandıran Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile kritik bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, egemen bir devletin liderinin suikast yoluyla ortadan kaldırılmasının modern dünyada "kabul edilemez" olduğu vurgulandı.
Wang Yi, Hamaney suikastını sadece askeri bir eylem olarak değil, aynı zamanda "açık bir rejim değişikliği kışkırtması" olarak nitelendirdi. Çinli Bakan, bu tür eylemlerin "küstah saldırılar" sınıfına girdiğini ve uluslararası toplumun bu tür "güç politikalarına" karşı sessiz kalmaması gerektiğini ifade etti. Lavrov ile yapılan görüşmede, iki büyük gücün bölgedeki ateşkes ve diyalog sürecinin yeniden başlaması için koordineli hareket edeceği sinyalleri verildi.
Çin Medyasında Yankılar: Xinhua, Global Times ve China Daily
Pekin’den gelen bu sert resmî mesajlar, Çin’in devlet kontrolündeki medya organlarında da geniş yer buldu. Global Times, Xinhua ve China Daily gibi önde gelen yayınlar, konuyu Pekin’in resmî politikası doğrultusunda analiz etti.
-
Global Times: Hamaney’in öldürülmesini "İran’ın güvenliğine yönelik ciddi bir saldırı" başlığıyla manşete taşıdı. Gazete, askeri operasyonların durdurulması gerektiğini savunurken, Orta Doğu’daki barışın korunması için küresel bir dayanışma çağrısında bulundu.
-
Xinhua Haber Ajansı: Wang Yi’nin "kabul edilemez" vurgusunu öne çıkardı. Haberde, ABD ve İsrail’in hamleleri "hegemonya arayışı" olarak eleştirilirken, egemen bir ülkeye karşı düzenlenen bu harekatın uluslararası hukukta karşılığı olmadığı belirtildi.
-
China Daily: Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamalarını temel alarak, İran’ın toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi gerektiğini yazdı. Gazete, gerilimin artmasının sadece Orta Doğu’yu değil, dünya ekonomisini de olumsuz etkileyeceği uyarısında bulundu.
Bölgesel İstikrar ve Çin’in Stratejik Konumu
Uzmanlara göre Çin’in bu kadar hızlı ve sert bir tepki vermesinin arkasında, Orta Doğu’daki artan yatırımları ve enerji güvenliği yatıyor. Pekin, bölgede "arabulucu" ve "istikrar sağlayıcı" bir aktör olarak kalmayı hedeflerken, Batı’nın askeri müdahalelerinin kendi stratejik çıkarlarını tehdit ettiğini görüyor.
Hamaney sonrası İran’da oluşacak yeni yönetim yapısında Çin’in etkisinin nasıl şekilleneceği, önümüzdeki günlerin en önemli tartışma başlıklarından biri olacak. Pekin yönetimi, hem Tahran ile olan ekonomik bağlarını korumak hem de Batı eksenli operasyonlara karşı diplomatik bir "fren" mekanizması oluşturmak için çabalarını sürdüreceğini açıkça belli etti.













