İran savaşı küresel ekonomiyi sarsıyor: Hürmüz Boğazı krizin merkezinde
ABD ve İsrail’in operasyonları sonrası Hürmüz Boğazı'nın kapanmasıyla petrol fiyatları 120 dolara dayanırken, artan maliyetlerin küresel enflasyonu ve gıda krizini tetikleyebileceği belirtiliyor.
Ahmet Taş | Yerel Gündem
TAHRAN, İRAN — ABD ve İsrail’in yaklaşık 11 gün önce İran’a yönelik füze saldırıları başlatmasının ardından dünya petrol ticaretinin beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapanması, küresel piyasalarda petrol fiyatlarını 120 dolara taşıyarak ekonomiyi sarsıyor.
Enerji fiyatlarının yükselmesi enflasyonu artırıp ekonomik büyümeyi zayıflatırken, tedarik zincirindeki bu kırılmanın küresel enflasyonu yüzde 0,4 artırabileceği ve özellikle enerjiye bağımlı ülkelerde ciddi ekonomik tahribat yaratabileceği belirtiliyor.
Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) eski baş ekonomisti Maurice Obstfeld, ABD’nin uzun süredir İran’a saldırmaktan kaçınmasının temel nedeninin bu durum olduğunu aktararak, "Uzun zamandır ABD’yi alıkoyan ve İsrail’e itidal çağrısı yaptıran kabus senaryosu, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmasıydı. Şimdi tam olarak o kabus senaryosunun içindeyiz" dedi.
Petrol fiyatlarında sert dalgalanma
Küresel enerji piyasalarının en kritik geçiş noktalarındaki kesinti, şubat ayında varil fiyatı 70 doların altında olan petrolün pazartesi günü kısa süreliğine 120 dolara kadar çıkmasına neden oldu. Fiyatlar daha sonra 90 dolar seviyesinde dengelense de, ABD'de benzinin galon fiyatı bir hafta içinde 3 dolardan 3,48 dolara yükseldi. Uzmanlar, bu şokun özellikle Ortadoğu'dan ithalata bağımlı Avrupa ve Asya ülkelerinde çok daha sert hissedileceğini vurguluyor.
MIT ekonomisti ve 2024 Nobel Ekonomi Ödülü sahibi Simon Johnson, boğazdan günde yaklaşık 20 milyon varil petrol geçtiğini belirterek, "Dünyada bu açığı kapatabilecek fazla üretim kapasitesi yok" uyarısında bulundu.
Küresel enflasyon ve gıda arzı riski
Kriz yalnızca enerji piyasalarını değil, gıda güvenliğini de tehdit ediyor. Uluslararası Gıda Politikası Araştırma Enstitüsü verilerine göre, üre, amonyak ve fosfat dahil olmak üzere dünya gübre ticaretinin yaklaşık yüzde 30’u Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor. IMF Başkanı Kristalina Georgieva'ya göre, artan enerji ve gübre maliyetlerinin yıl boyu sürmesi halinde küresel enflasyon yüzde 0,4 artabilir ve dünya ekonomisinin büyümesi yüzde 0,2'ye kadar düşebilir.
Özellikle tarımsal üretimi kısıtlı ve düşük gelirli ülkelerin bu durumdan daha ağır etkileneceği, maliyet artışlarının ciddi gıda kıtlığı riskini doğurabileceği ifade ediliyor.
Merkez bankaları faiz ikileminde
Enerji fiyatlarındaki tırmanış, ABD Merkez Bankası (Fed) ve Avrupa Merkez Bankası (ECB) gibi kurumları enflasyon ile ekonomik durgunluk arasında zor bir tercihe zorluyor. Johnson, bu tablonun 1970'lerdeki Arap petrol ambargosu dönemini hatırlattığını belirterek, yükselen fiyatların Fed içindeki faiz indirimi tartışmalarını çıkmaza soktuğunu aktardı.
Savaşın süresinin küresel ekonominin kaderini belirleyeceğini belirten Cornell Üniversitesi’nden Eswar Prasad ise, dünya ekonomisinin geçmişte de benzer şoklara dayandığını ve petrol fiyatlarının 70-80 dolar bandına dönmesi halinde bu krizin de aşılabileceğini kaydetti. Ancak İran'ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney'in sert politikaları ve ABD'nin hedeflerindeki belirsizlik, krizin ne zaman sona ereceğine dair endişeleri sıcak tutuyor.













