Hamaney öldü mü? Trump suikastı ilan etti, Tahran yalanladı

ABD ve İsrail'in Tahran'daki "Lider Evi" kompleksine düzenlediği saldırı sonrası Hamaney'in akıbeti belirsizliğini koruyor; Trump ölümü ilan ederken Tahran yalanlıyor.

Hamaney öldü mü? Trump suikastı ilan etti, Tahran yalanladı

Ahmet Taş | Yerel Gündem

ANKARA / TÜRKİYE — Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald J. Trump, "Epic Fury" (Destansı Öfke) operasyonu kapsamında Tahran’daki karargahı vurulan İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney’in öldüğünü resmen ilan ederken, Tahran yönetimi iddiaları "psikolojik savaş" olarak nitelendirerek yalanladı.

Tahran'ın kalbinde yer alan ve Hamaney'in ikametgahı ile yer altı sığınağını barındıran "Lider Evi" kompleksinin ağır bombardımanla yerle bir edilmesinin ardından başlayan bilgi kirliliği, küresel bir bilmeceye dönüştü. İsrail istihbarat kaynakları cansız bedene ulaşıldığını iddia ederken, Washington ve Tel Aviv rejimin çöktüğünü savunuyor; buna karşılık İran devlet medyası liderliğin hala "sahada" olduğunu ileri sürüyor.

Trump’tan "Truth Social" Üzerinden Suikast İlanı

ABD Başkanı Trump, televizyonda yaptığı ilk değerlendirmelerin ardından, kendi sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımla Hamaney’in öldüğünü kesin bir dille duyurdu. Hamaney için "tarihin en kötü insanlarından biri" ifadesini kullanan Trump, suikastın ABD’nin yüksek teknolojili takip sistemleri sayesinde gerçekleştirildiğini doğruladı.

Trump’ın mesajında, Hamaney’in sığınağının nasıl tespit edildiğine dair, "O, istihbaratımızdan ve yüksek gelişmiş takip sistemlerimizden kaçamadı" ifadeleri yer aldı. ABD Başkanı ayrıca İran halkına doğrudan seslenerek, bu durumun "ülkelerini geri almaları için tarihlerindeki en büyük şans" olduğunu belirtti. Ancak Trump, suikastın operasyonun sonu olmadığını, "ağır ve nokta atışı bombardımanın devam edeceğini" vurgulayarak bölgedeki savaşın şiddetleneceği sinyalini verdi.

İsrail İstihbaratı: "Cesede Ait Fotoğraflar Sunuldu"

İsrail cephesi, operasyonun hemen ardından Hamaney'in enkazdan çıkarıldığına dair bilgileri uluslararası basına sızdırdı. İsrail istihbarat birimlerinin Hamaney’in ölümünü doğruladığı ve cesede ait fotoğrafların Başbakan Binyamin Netanyahu’ya sunulduğu öne sürüldü. Netanyahu, ulusa sesleniş konuşmasında "Zalim Ali Hamaney’in karargahını yok ettik. Bu tiranın artık hayatta olmadığına dair giderek artan işaretler var" diyerek iddiaları destekledi.

Küresel medya organları da İsrail kaynaklarına dayanarak haberi "son dakika" olarak geçti. The Washington Post, Reuters ve The New York Times gibi kuruluşlar, İsrail istihbarat raporlarına atıfta bulunarak Hamaney’in cansız bedeninin bulunduğunu abonelerine duyurdu. Bölgesel yayın yapan muhalif Iran International kanalı da suikastın gerçekleştiğini doğrudan teyit eden yayınlar yaptı.

Tahran Yönetimi İddiaları Kesin Dille Reddetti

İsrail ve ABD’den gelen "ölüm" açıklamalarına Tahran’ın yanıtı gecikmedi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, NBC News kanalına verdiği mülakatta Hamaney ve Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın durumuna ilişkin, "Bildiğim kadarıyla hayattalar" açıklamasında bulundu. Tahran yönetimi, batı medyasında yer alan haberlerin halkın moralini bozmaya yönelik bir "psikolojik savaş" argümanı olduğunu savunuyor.

Tasnim ve Mehr gibi İran devlet haber ajansları, "Devrimin lideri sahada kararlı ve sağlam şekilde komuta ediyor" mesajlarını yayarken, Hamaney'in hayatta olduğuna dair henüz yeni bir görüntü paylaşılmış değil. İranlı yetkililer, halkı dezenformasyona karşı uyarırken, "Lider Evi" kompleksindeki yıkımın boyutlarını ise tam olarak açıklamadı.

Operasyonun Hedefi: Karar Verici Mekanizmaların Tasfiyesi

Trump’ın "İran'ın karar veren üst düzey isimlerinin çoğu gitti" şeklindeki açıklaması, operasyonun sadece Hamaney’i değil, rejimin tüm komuta kademesini hedef aldığını gösteriyor. Uzmanlar, "Epic Fury" operasyonunun, İran’ın nükleer kapasitesinden ziyade, yönetim hiyerarşisini felç etmeye yönelik bir strateji üzerine kurulduğunu belirtiyor.

Rejim muhaliflerinin sokağa çıkma ihtimali ve Devrim Muhafızları’nın (IRGC) olası bir liderlik boşluğunda nasıl tepki vereceği, önümüzdeki saatlerin en kritik sorusu olmaya devam ediyor. Trump'ın IRGC üyelerine yönelik "silah bırakma veya ölme" resti, bölgedeki askeri tırmanışın bir rejim değişikliği savaşına evrildiğini kanıtlar nitelikte.

www.yerelgundem.com