Münih’te Rubio’nun "MAGA Reich" çıkışı ve Avrupa’nın sessizliği
Münih Güvenlik Konferansı'nda Marco Rubio'nun "emperyal nostalji" yüklü konuşması, transatlantik ittifakın geleceği ve Avrupa'nın iç işlerine müdahale tartışmalarını tetikledi.
AHMET TAŞ / YEREL GÜNDEM
MÜNİH, ALMANYA — ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun Münih Güvenlik Konferansı’nda yaptığı, Batı’yı beyaz ve Hıristiyan kimliği üzerinden tanımlayan "emperyal nostalji" yüklü konuşması, Avrupa siyasetindeki MAGA etkisini ve transatlantik ittifakın dönüşümünü gündeme taşıdı. Cumhuriyet gazetesi yazarı Ergin Yıldızoğlu’nun analizine göre, Rubio’nun uluslararası hukuku ve liberal demokrasiyi işe yaramaz ilan eden yaklaşımı "MAGA Reich" vizyonu olarak belirirken; Avrupa liderlerinin bu ideolojik müdahaleye karşı net bir duruş sergileyememesi dikkat çekti.
Rubio’nun "Altın Çağ" nostaljisi ve hegemonyası
Rubio, beş yüzyıllık Avrupa yayılmacılığını sömürgecilik, kölelik ve soykırımlar gibi karanlık yanlarından arındırarak bir "altın çağ" anlatısına dönüştürdü. 1945 sonrası inşa edilen Birleşmiş Milletler (BM) ve uluslararası kurumlar düzeninin ABD'nin gelişmesini engellediğini savunan Rubio, ABD hegemonyasının aslında ülkenin zararına işlediği iddiasıyla gerçekleri tersyüz etti. Serbest ticareti ve BM'yi işlevsiz ilan ederken ABD’nin tek taraflı askeri müdahalelerini yeni normal olarak sunan bu ırkçı-sömürgeci tonun salondaki Batı elitlerince ayakta alkışlanması, "uğursuz nostaljinin" cazibesini koruduğunu gösterdi.
Avrupa liderlerinin iç müdahaleye karşı suskunluğu
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, konuşmasında askeri kapasitenin artırılması ve Avrupa'nın NATO içinde daha fazla sorumluluk alması gerektiğini vurguladı; ancak Trump çizgisinin Almanya içindeki göçmen karşıtı çevreleri teşvik etmesine karşı sessizliğini korudu. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise "stratejik özerklik" vurgusuyla Rubio’nun hiyerarşik Atlantik anlayışına itiraz etse de, Fransa’daki aşırı sağcı aktörlerin ABD’deki MAGA ekosistemiyle kurduğu ideolojik bağları sorgulamadı. Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer da benzer şekilde, ABD kaynaklı "anti-woke" ve anti-göç söylemlerini ithal eden kültür savaşları karşısında açık bir tutum almadı.
Dış politikada yeni normal: MAGA Reich
Rubio'nun çağrısı, transatlantik ittifakı demokratik değerler yerine kültürel homojenlik ve "medeniyetin silinmesi" korkusu üzerinden yeniden kurmayı hedefliyor. Bu yaklaşım, ABD'nin kendisini "Batı'nın öncü gücü" ilan ederek Avrupa'daki MAGA benzeri faşist akımları doğal müttefik ve ileri karakol olarak görmesi anlamına geliyor. Münih’te sergilenen bu emperyal nostaljinin, Avrupa’nın siyasal geleceğine yönelik ortak bir müdahale tasarımı olduğu belirtilirken; liderlerin bu sistematik müdahaleyi açıkça adlandırmaması, bu durumu "yeni normale" dönüştürüyor.













