Türk Pasaportu 2025'te Büyük Düşüş Yaşadı: Sekiz Basamak Gerileyerek 102. Sırada
Henley Pasaport Endeksi 2025 verilerine göre Türk pasaportu, sekiz basamak gerileyerek 102. sıraya düştü ve 113 ülkeye vizesiz giriş sağlıyor. ABD pasaportu ise ilk kez ilk 10'da yer alamadı.
Türk Pasaportu 2025'te Büyük Düşüş Yaşadı: Sekiz Basamak Gerileyerek 102. Sırada
YEREL GÜNDEM / ANKARA
Henley Pasaport Endeksi'nin 2025 verilerine göre, Türkiye Cumhuriyeti pasaportunun küresel gücü azaldı. 2024 yılına kıyasla sekiz basamak gerileyen Türk pasaportu, dünya genelinde 113 ülkeye vizesiz giriş imkanıyla 102. sıraya indi. Küresel seyahat özgürlüğündeki bu düşüş, uluslararası ilişkiler ve diplomatik görünüm açısından dikkat çekiyor.
Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) verilerini temel alarak 199 ülkenin pasaport gücünü ölçen prestijli Henley Pasaport Endeksi'nin 2025 yılı sonuçları, Türkiye Cumhuriyeti pasaportu için olumsuz bir tablo çizdi. Geçen yıl 94. sırada yer alan Türk pasaportu, bu yıl sekiz basamak birden gerileyerek 102. sıraya yerleşti. Bu gerileme, Türkiye vatandaşlarının vizesiz seyahat edebildiği destinasyon sayısının 113'te kalmasıyla gerçekleşti. Aynı vizesiz giriş sayısına sahip ülkelerle birlikte grup sıralamasında 51. sırada görünse de, ülke bazında net sıralaması 102 oldu. Bu düşüş, Türk vatandaşlarının uluslararası seyahat özgürlüğünde yaşanan kısıtlamaların somut bir göstergesi olarak kabul ediliyor.
Vizesiz Seyahat Özgürlüğünde Geri Adım
Türkiye pasaportunun gücündeki bu azalma, uluslararası arenadaki diplomatik ilişkilerin ve ülke algısının bir yansıması olarak değerlendiriliyor. 2023 ve 2024 yıllarında istikrarlı bir şekilde 94. sırada konumlanan Türk pasaportu, 2025'te 100'lü sıralara gerileyerek, küresel hareketlilik endeksinde önemli bir kayıp yaşadı. Vizesiz seyahat imkanları, hem bireysel vatandaşlar için kolaylık hem de bir ülkenin diğer ülkelerle olan karşılıklı güven ve saygısını gösteren önemli bir diplomatik ölçüttür. Türk pasaportunun vizesiz giriş sağladığı destinasyon sayısının düşüşü, ülkenin küresel alandaki pozisyonu hakkında soruları beraberinde getiriyor.
Küresel Liderlikte Singapur Zirvede
2025 yılının en güçlü pasaportu unvanını ise 193 ülkeye vizesiz giriş imkanıyla Singapur elde etti. Singapur'u hemen ardından Güney Kore ve Japonya takip ederken, dördüncü sırayı 188 ülkeye vizesiz giriş sağlayan Almanya, İtalya, Lüksemburg, İspanya ve İsviçre gibi Avrupa ülkeleri paylaştı. Bu ülkelerin vatandaşları, dünyanın neredeyse tamamına erişim kolaylığına sahip olarak küresel seyahat özgürlüğünün en üst noktasında bulunuyor. Bu yüksek sıralamalar, güçlü diplomatik ilişkilerin ve istikrarlı küresel pozisyonun seyahat özgürlüğüne nasıl yansıdığını açıkça gösteriyor.
ABD İlk On Sıradan Çıktı: Büyük Değişim
2025 endeksinin belki de en dikkat çekici gelişmesi, Amerika Birleşik Devletleri'nin ilk 10 sıra içinden çıkması oldu. Daha önceki yıllarda zirveye yakın sıralarda yer alan ABD, 180 ülkeye vizesiz girişle Malezya ile birlikte grup sıralamasında 12. sıraya geriledi. Ülke bazında ise 38. sırada yer aldı. ABD pasaportunun gücündeki bu düşüş, küresel siyaset ve uluslararası ilişkilerdeki değişimlerin güçlü pasaportları bile etkileyebileceğini gösteriyor. Uzmanlar, bu gerilemenin nedenlerini küresel diplomatik gerilimler ve vize politikalarındaki karşılıklılık ilkesinin etkileşimlerinde arıyor.
Endeksin En Alt Sıraları ve Seyahat Kısıtlamaları
Listenin en altında ise vatandaşlarına en az seyahat özgürlüğü tanıyan pasaportlar yer aldı. 24 ülkeye vizesiz giriş imkanı tanıyan Afganistan pasaportu, dünyanın en güçsüz pasaportu oldu. Afganistan'ı 26 vizesiz girişle Suriye ve 29 vizesiz girişle Irak pasaportları izledi. Bu ülkelerin pasaportlarının düşük sıralamaları, vatandaşlarının karşılaştığı zorlukları ve küresel hareketliliklerinin ne denli kısıtlı olduğunu çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor. Henley Pasaport Endeksi'nin sunduğu bu veriler, sadece bir sıralama listesi olmaktan öte, küresel jeopolitik dengelerin ve uluslararası işbirliğinin somut bir göstergesi olarak kabul edilmelidir. Türk pasaportundaki gerileme, Türkiye'nin uluslararası arenadaki konumunu yeniden değerlendirmesi gerektiğini işaret ediyor.













