Yasin Börü ve Arkadaşları Malatya’da Anıldı: 2014 Vahşetinin Acısı Yeniden Gündemde

2014 yılında Kurban Bayramı'nda kurban eti dağıtırken PKK/HDP'liler tarafından vahşice katledilen Yasin Börü ve arkadaşları, olayın 11. yılında Malatya'da düzenlenen programla anıldı. Programda konuşmacılar, gençlerin inançlarına sahip çıkma ve mazlumlara destek olma çağrısı yaptı.

Yasin Börü ve Arkadaşları Malatya’da Anıldı: 2014 Vahşetinin Acısı Yeniden Gündemde

Yasin Börü ve Arkadaşları Malatya’da Anıldı: 2014 Vahşetinin Acısı Yeniden Gündemde

YEREL GÜNDEM / MALATYA, TÜRKİYE

Türkiye, 11 yıl önce Kurban Bayramı'nda Diyarbakır'da yaşanan ve kamu vicdanını derinden yaralayan Yasin Börü ve arkadaşlarının vahşice katledilme olayının yıl dönümünde, Malatya'da düzenlenen bir anma programıyla kurbanlarını andı. Peygamber Sevdalıları Malatya Derneği tarafından organize edilen etkinlik, 6-8 Ekim 2014 tarihlerinde PKK/HDP destekçileri tarafından gerçekleştirilen şiddet olaylarında hayatını kaybeden İslami kimlikli gençlerin anısına ithaf edildi.

Bayram Günü Başlayan Vahşet Zinciri

Anma programının ana odağı, Kurban Bayramı'nda yaşanan trajik olaydı. 16 yaşındaki Yasin Börü, Riyad Güneş, Hüseyin Dakak, Hasan Gökgöz, Turan Yavaş ve Cumali Güneş, hayırseverler tarafından bağışlanan kurban etlerini ihtiyaç sahiplerine ve yetimlere ulaştırmak amacıyla yola çıkmışlardı. İmam Hatip Erkan Dönmez, programdaki konuşmasında, gençlerin niyetinin "bugün kurbanın neşesini yaşamayan bir yetim, bir öksüz kalmasın" olduğunu vurguladı.

Ancak, Kobani protestolarını bahane eden ve bölgeyi kaosa sürüklemek isteyen grupların ortasında kalan gençler, vahşi bir saldırıya uğradı. Olayın tanıklarından Yusuf Er'in anlattıkları, salonda duygusal anlar yaşanmasına neden oldu. Saldırganların elinde silah, bıçak ve taşlar bulunurken, gençlerin ellerinde sadece fakirlere dağıtılacak et poşetleri vardı. Saldırganlar, sığındıkları binaya girerek Yasin Börü’yü pencereden aşağı attı, ardından arabayla üzerinden geçerek yetinmedi ve üzerine benzin döküp yaktı. Bu hunharca katliam, Türkiye'nin yakın siyasi tarihinde terörün acımasız yüzünü gösteren en karanlık olaylardan biri olarak hafızalara kazındı.

"Alnını Öpecek Bir Alın Bırakmadınız"

İmam Hatip Erkan Dönmez, konuşmasında, Yasin Börü’nün annesi Hatice Börü’nün yürek burkan sözlerine de yer verdi: "Evladımdan alnını öpecek bir alın bırakmadınız. Rabbim sizden intikamımı alsın." Annenin, oğlunu sadece ayağındaki benden tanıyabilmesi, saldırının boyutunu ve zalimliğini ortaya koydu. Dönmez, "Fakirlerinize, komşularınıza bir lokma kurban eti ulaştırmak için yola çıkmıştı. İnsan bu kadar zalimleşebiliyor, bu kadar alçaklaşabiliyor," sözleriyle yaşanan vahşete tepki gösterdi.

Programa katılan çok sayıda vatandaş, olayın sadece Diyarbakır'ın değil, tüm Türkiye'nin vicdanını yaralayan bir trajedi olduğunu bir kez daha anladı. Bu anma programları, adaletin yerine getirilmesi çağrısını yinelerken, aynı zamanda gençlerin fedakarlık ruhunun yaşatılmasını amaçlıyor.

Gençlere Çağrı: Şehitlerin Yolu, İslam’a Hizmettir

Programda yapılan konuşmalar, gençlere yönelik bilinçlenme ve eylem çağrılarıyla dolu bir mesaj taşıdı. Dönmez, Yasin Börü'nün babasının, "Bizi sabah namazına Yasin kaldırırdı" sözünü hatırlatarak, Yasin sevgisinin sadece gözyaşıyla değil, "sabah namazını terk etmemekle ve İslam'a hizmetle" olacağını vurguladı. Bu mesaj, genç nesilleri inançlarına sahip çıkmaya, sadece akademik ve ekonomik başarılar (diploma aşkı, para aşkı) peşinde koşmak yerine, Allah yolunda mücadele etmeye davet etti.

Konuşmacılar, Müslümanların sadece yıl dönümlerinde değil, her gün bu şehitlerin yolunda olması gerektiğini belirterek, mazlumların yanında durma sorumluluğunu hatırlattı. Dönmez, güncel küresel sorunlara da değinerek, "israil mallarını boykot etmeye devam etmeliyiz" çağrısında bulunarak, doğru yolda kalmanın bedeli ne olursa olsun, zulme karşı durmanın imanın bir gereği olduğunu ifade etti.

Duygusal Etkinlikler ve Ulusal Duyarlılık

Sanat Sokağı'ndaki konferans salonunda gerçekleşen program, Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı ve ilahiler, şiirler ile devam etti. Sahnelenen kısa tiyatro gösterisi, yaşanan trajediyi dramatik bir dille aktararak katılımcıların duygularını yoğunlaştırdı.

Bu anma etkinlikleri, Türkiye'nin Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinde İslami kimliklerinden dolayı hedef alınan mütedeyyin kesimin sesini duyurması açısından büyük önem taşıyor. Yasin Börü ve arkadaşlarının davası, bölgedeki farklı siyasi ve ideolojik baskılara rağmen, inançları uğruna verdikleri hayatların bir sembolü olarak anılmaya devam ediyor. Program, Mustafa Ulutaş'ın yaptığı dua ile sona ererken, mazlumların yanında olma ve zalimlere karşı durma çağrısı bir kez daha yinelendi.


www.yerelgundem.com