Arınç'tan 'iç cephe' uyarısı: Af ve adalet reformu çağrısı

Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, Hamaney suikastı sonrası Türkiye'nin iç cephesini güçlendirmesi gerektiğini belirterek af ve yargı reformu çağrısında bulundu.

Arınç'tan 'iç cephe' uyarısı: Af ve adalet reformu çağrısı

AHMET TAŞ | YEREL GÜNDEM

ANKARA, TÜRKİYE — Eski TBMM Başkanı ve AK Parti'nin kurucu isimlerinden Bülent Arınç, İran Dini Lideri Ali Hamaney'in ölümüyle sonuçlanan ABD-İsrail operasyonlarının ardından Türkiye’nin "iç cephesini" acilen tahkim etmesi gerektiğini savunarak; toplumsal barış için af ve kapsamlı hukuk reformu çağrısı yaptı.

Arınç, sosyal medya hesabından yayımladığı geniş kapsamlı manifestoda, Orta Doğu’da tırmanan askeri harekatları "devlet terörü" olarak niteleyerek kınarken, bölgesel yangının Türkiye’ye sıçramaması için içerideki kutuplaşmanın sonlandırılmasının bir "milli güvenlik meselesi" olduğunu vurguladı. İran’ın iç yapısındaki kırılganlığın ve halk ile rejim arasındaki kopukluğun mevcut tabloya zemin hazırladığını belirten Arınç, Türkiye’nin aynı akıbete uğramaması için yargıdan ekonomiye kadar bir dizi radikal adımın ivedilikle atılması gerektiğini savundu.

Bölgesel Kriz ve 'Devlet Terörü' Eleştirisi

Açıklamasına saldırılarda hayatını kaybeden İranlı yetkililere rahmet dileyerek başlayan Bülent Arınç, Trump ve Netanyahu yönetimlerinin sergilediği tutumu sert bir dille eleştirdi. Bu operasyonlara sessiz kalan uluslararası toplumun da "devlet terörünün suç ortağı" haline geldiğini savunan Arınç, saldırıların insani boyutuna dikkat çekti.

İran rejimine yönelik eleştiriler ile sivillerin katledilmesi arasına net bir çizgi çekilmesi gerektiğini ifade eden Arınç, şu değerlendirmede bulundu: "İran’ı baskıcı rejiminden, idam uygulamalarından ve kadınlara yönelik politikalarından dolayı eleştirebilirsiniz. Ancak bu alçak saldırılar ile dinî liderlerinin, üst düzey yöneticilerinin ve bir okulu bombalayarak çocukların öldürülmesini rejimi eleştirmek adına fırsat bilmek doğru ve ahlâkî değildir." Arınç'ın bu ifadeleri, bölgesel çatışmalarda ahlaki üstünlüğün korunması gerektiğine dair bir uyarı olarak nitelendirildi.

İran’daki 'Buhran'dan Türkiye'ye İç Cephe Dersleri

Bülent Arınç’ın mesajındaki en stratejik nokta, İran’ın yaşadığı "iç cephe buhranı" üzerinden Türkiye’ye yaptığı projeksiyon oldu. Komşu coğrafyada yaşananların Türkiye için bir ders niteliğinde olması gerektiğini belirten Arınç, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da daha önce vurguladığı "iç cephenin tahkimi" konusuna destek verdi.

İran’daki iç kırılganlıkların dış müdahalelere kapı araladığını hatırlatan Arınç, "İran’a komşu Türkiye’nin de öncelikli olarak yapması gereken, iç cephenin süratle tahkim edilmesidir" dedi. Arınç, özellikle "Terörsüz Türkiye" başlığı altında başlatılan süreçlerin sadece sözde kalmaması gerektiğini, atılan adımların somut sonuçlarının halk tarafından hissedilmesi gerektiğini savundu. Bu durumun ancak toplumun tüm kesimlerini kucaklayan bir adalet anlayışıyla mümkün olabileceğini ifade etti.

Toplumsal Barış İçin 'Af' ve Hukuk Reformu Talebi

Arınç, Türkiye'nin iç cephesini güçlendirmesi için yargı ve adalet sisteminde beklenen köklü değişikliklerin daha fazla ertelenemeyeceğini belirtti. Cezaevlerindeki doluluk oranları, ifade özgürlüğü ve ekonomideki darboğazın toplumsal dayanıklılığı zayıflattığını savunan eski TBMM Başkanı, açıkça "af" konusunu gündeme taşıdı.

Manifestosunda şu rakamsal verilere ve tespitlere yer verdi: "Cezaevlerinde 450 bin kişinin olduğu, her gün tutuklamaların yaşandığı, gazetecilerin ve siyasetçilerin baskı altında tutulduğu, ekonominin alarm verdiği ve mağduriyet yaşayan birçok kitlenin var olduğu bir ortamda; hukuk ve adalet reformunun gerçekleştirilmesi, ifade özgürlüğünün güçlendirilmesi ve toplumsal barışa giden yolda af dahil olmak üzere süratle adımlar atılması gerekmektedir." Arınç’a göre, toplumsal mağduriyetlerin giderilmesi, Türkiye’yi dış tehditlere karşı "yekvücut" hale getirecek en önemli hamle olacaktır.

Milli Güvenlik Olarak 'Adalet Duygusu'

Açıklamasının sonunda Türkiye’nin sarsılmaz bir birlikteliğe ihtiyaç duyduğunu belirten Bülent Arınç, kutuplaşmanın ve hukuki sorunların sadece siyasi bir çekişme değil, aynı zamanda ülkenin beka meselesi olduğunu ima etti. Adalet duygusunun zayıfladığı bir toplumun dış müdahalelere daha açık hale geleceği uyarısında bulundu.

"Yekvücut olmuş Türkiye, hiçbir gücün yıkamayacağı bir ülkedir" diyen Arınç, iç barışın tesisi için kaybedilecek zamanın olmadığını hatırlattı. Arınç’ın bu çıkışı, özellikle AK Parti içindeki reformist kanadın ve kamuoyunda af beklentisi içinde olan kitlelerin sesi olarak yorumlanırken, Ankara kulislerinde yeni bir yargı paketi tartışmasını da tetikledi. Bölgesel yangının kapıda olduğu bir dönemde, Arınç’ın "önce içeriyi düzeltelim" çağrısı siyasetin öncelikli gündem maddesi haline geldi.

www.yerelgundem.com