Avrupa Nükleer Savunma Seçeneklerini Tartışıyor
Avrupa, nükleer savunma, NATO, Fransa, İngiltere, Almanya, ABD, Donald Trump, Emmanuel Macron, Friedrich Merz, Polonya, Donald Tusk, nükleer caydırıcılık, stratejik güvenlik.
Avrupa Nükleer Savunma Seçeneklerini Tartışıyor
YEREL GÜNDEM / TÜRKİYE
ABD Başkanı Donald Trump’ın NATO ve Avrupa güvenliğine dair mesajları, kıtadaki nükleer caydırıcılık tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. Avrupa ülkeleri, Amerikan nükleer şemsiyesine güvenmeye devam edip edemeyeceklerini sorguluyor. Eğer ABD bu taahhüdünden çekilirse, Avrupa'nın nükleer savunma açısından nasıl bir yol izleyeceği belirsizliğini koruyor.
ABD, taahhüdünün süreceğini belirtse de Trump’ın öngörülemez politikaları Avrupalı liderleri alternatif çözümler aramaya itiyor. Bu kapsamda gözler, NATO'nun ABD dışındaki iki nükleer gücü olan Fransa ve İngiltere’ye çevrildi.
Almanya'dan Nükleer Güvenlik Çağrısı
Avrupa’da nükleer güvenliği tartışmaya açan ilk resmi açıklama, Almanya'da Şansölye olması beklenen Friedrich Merz’den geldi. Merz, 20 Şubat’ta yaptığı açıklamada, Avrupa’nın nükleer paylaşım ya da güvenlik garantisi konusunda İngiltere ve Fransa ile müzakerelere başlaması gerektiğini söyledi. Almanya, NATO’nun nükleer silah paylaşım düzenlemelerine dahil olmasına rağmen Fransız nükleer şemsiyesine bugüne kadar mesafeli durmuştu.
Macron: Stratejik Tartışma Başlatıyoruz
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Almanya’nın bu çağrısına yanıt vererek Avrupalı müttefiklerle bir stratejik güvenlik diyaloğu başlatacaklarını duyurdu. Macron, Fransa’nın nükleer caydırıcılığının Avrupa için de bir güvenlik teminatı olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Macron, Şubat 2020’de de benzer bir açıklamada bulunmuş, Avrupa'nın savunmasını bağımsız kılmak için Fransa'nın nükleer gücünü kıtadaki müttefikleriyle paylaşmaya hazır olduğunu belirtmişti. Ancak o dönem Avrupalı liderler bu öneriye sıcak bakmamıştı. Bugün gelinen noktada, Avrupa'nın ABD'ye bağımlılığını sorgulaması bu tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Fransa ve İngiltere Alternatif Olabilir mi?
Fransa yaklaşık 300 nükleer başlığa sahip ve bunları tamamen bağımsız bir savunma mekanizması içinde yönetiyor. İngiltere ise nükleer caydırıcılığını NATO’nun savunma stratejisine entegre etmiş durumda. Ancak her iki ülkenin de nükleer kapasitesi, ABD’nin sağladığı güvenlik garantisi ile kıyaslandığında oldukça sınırlı.
İngiltere’nin nükleer gücünün büyük ölçüde ABD’ye bağımlı olması da önemli bir dezavantaj olarak görülüyor. İngiltere’nin nükleer füze teknolojisi ve bakım altyapısı büyük oranda ABD desteğiyle sağlanıyor.
Polonya’nın Tavrı Dikkat Çekiyor
Polonya Başbakanı Donald Tusk, ülkesinin Fransız nükleer şemsiyesinden yararlanmak için Paris ile ciddi görüşmeler yürüttüğünü açıkladı. Polonya, nükleer silahlara erişim sağlama arayışında olduğunu ve NATO füzelerinin kendi topraklarında konuşlandırılmasına hazır olduklarını belirtti.
Polonya’nın bu yaklaşımı, Avrupa’nın güvenlik politikalarının nasıl şekilleneceği konusunda yeni bir süreci başlatabilir. Ülke, ABD ile stratejik ortaklığını sürdürse de Avrupa merkezli bir güvenlik çözümüne açık olduğunu gösteriyor.
NATO ve Avrupa’nın Geleceği
NATO’nun nükleer caydırıcılığı, ittifakın en önemli güvenlik unsurlarından biri olmaya devam ediyor. Ancak Trump yönetiminin ABD’nin taahhütlerini sorgulayan tutumu, Avrupa’nın uzun vadede kendi güvenliğini garanti altına alması gerektiği yönündeki düşünceleri güçlendiriyor. Fransa ve İngiltere’nin nükleer gücünün Avrupa güvenliğine nasıl entegre edileceği ve bu süreçte NATO’nun rolünün ne olacağı önümüzdeki dönemde daha netleşecek.













