CHP Yönetimi Açılım Komisyonu Kararıyla Hedefte: Taban ve Medyadan Sert Eleştiriler

CHP'nin, açılım süreci komisyonuna katılma kararı, Zülal Kalkandelen gibi köşe yazarlarından ve parti tabanından sert eleştirilerle karşılandı. Haber, bu kararın neden bir oylamaya sunulmadığını, komisyonun yapısını ve CHP yönetimine yönelik eleştirileri ele alıyor.

CHP Yönetimi  Açılım Komisyonu Kararıyla Hedefte: Taban ve Medyadan Sert Eleştiriler

CHP Yönetimi "Açılım" Komisyonu Kararıyla Hedefte: Taban ve Medyadan Sert Eleştiriler

YEREL GÜNDEM / ANKARA

Ana muhalefet partisi CHP'nin, yeni bir "açılım süreci" kapsamında kurulan komisyona katılma kararı, parti içinde ve kamuoyunda geniş yankı buldu. Gazeteci ve yazar Zülal Kalkandelen, köşesinde kaleme aldığı yazıda bu kararı sert bir dille eleştirerek, parti yönetiminin tabanının tepkisine rağmen neden üyelerin önüne sandık koymadığını sorguladı. Kalkandelen'e göre, bu strateji partiyi siyasi risklerle karşı karşıya bırakırken, yönetim içindeki farklı görüşler ve komisyonun yapısı da tartışmalara neden oluyor.


"Niye Üyelerin Önüne Sandık Konulmadı?" Tartışması

Zülal Kalkandelen, Cumhuriyet Halk Partisi'nin aldığı bu kararı, partinin kendi içindeki demokratik süreçlerle çeliştiği gerekçesiyle eleştiriyor. Köşe yazısında, CHP'nin daha önce cumhurbaşkanlığı adayını belirlemek için tüm üyelerine ve hatta üye olmayanlara bile sandık kurduğunu hatırlatan Kalkandelen, Türkiye'nin geleceği için hayati bir öneme sahip olan açılım komisyonuna katılım konusunda neden benzer bir yöntemin izlenmediğini sorguluyor. Partinin tabanından gelen yoğun tepkilere rağmen bu konunun önseçim gündemine dahi getirilmediğini belirten Kalkandelen, eğer üyelerin görüşü alınsaydı katılımın reddedileceği, bu durumun da iktidardan gelebilecek saldırıları etkisizleştirebileceği görüşünü dile getirdi.


Özgür Özel "Bana Güvenin" Dedi, Taban İkna Olmadı

Parti yönetimine yönelik eleştirilerin odağında, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in tavrı yer alıyor. Kalkandelen'e göre, Özel'in kaygı duyanlara "Bana güvenin" şeklindeki çağrısı, kamuoyunu ikna etmekte yetersiz kalıyor. Yazıda, Özel'in genel başkanlığı devraldığından bu yana DEM Parti'ye yakın duruşu, bazı medya organlarına verdiği demeçlerdeki parti ilkelerine ters söylemleri ve komisyona atadığı isimlerin bu güveni zedelediği iddia ediliyor. Bu bağlamda, parti içi kanatları dengelemek amacıyla Kılıçdaroğlu'na yakın gruptan İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı'nın komisyon üyeleri arasına dahil edilmesi, stratejik bir hamle olarak yorumlanıyor.


Komisyonun Siyasi Riskleri ve Farklı Hesaplaşmalar

Kalkandelen, CHP'nin bu hamlesinin beraberinde getirdiği siyasi risklere de dikkat çekiyor. Yazar, komisyonda ikinci parti konumundaki AKP'nin 21, birinci parti olduğunu iddia eden CHP'nin ise sadece 10 üyeyle temsil edilmesinin kabul edilemez olduğunu savunuyor. Ayrıca, komisyonda alınacak "tavsiye kararlarının" daha sonra iktidar tarafından "tüm partilerin onayıyla alındığı" şeklinde sunulabileceğini, bu durumun da Cumhur İttifakı'nın olası eleştirilerden kolayca sıyrılmasını sağlayacağını ileri sürüyor. CHP yönetiminin, AKP ile MHP arasında anlaşmazlık çıkması ve DEM'in de kendilerine yakın bir pozisyon alması gibi ihtimallere bel bağlamasının gerçekçi olmadığını vurgulayan Kalkandelen, bu durumun parti için ciddi siyasi sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor.


#Etiketler: #CHP #AçılımSüreci #ÖzgürÖzel #ZülalKalkandelen #TBMM #Ankara #Siyaset #DEMParti #OğuzKaanSalıcı www.yerelgundem.com

Kaynak: Zülal Kalkandelen / Cumhuriyet