Gürsel Tekin’den Özgür Özel’e sert üslup eleştirisi: İçim yanıyor
CHP’li Gürsel Tekin, partideki istifa dalgasını ve Özgür Özel’in üslubunu eleştirerek; CHP’nin gerçek gündemden koptuğunu ve bir yönetim kriziyle karşı karşıya olduğunu söyledi.
AHMET TAŞ | YEREL GÜNDEM
İSTANBUL / TÜRKİYE — Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanlığı Çağrı Heyeti Başkanı Gürsel Tekin, partide son dönemde yaşanan belediye başkanı istifaları ve Genel Başkan Özgür Özel’in tartışmalı "bozuk tohum" ifadelerini değerlendirerek, yaşanan tablonun CHP geleneğiyle bağdaşmadığını belirtti.
Tuba Kalçık’a konuşan Tekin, partisinin sadece bir siyasi yapı değil, aynı zamanda Türkiye’nin "siyaset mektebi" olduğunu hatırlatarak, mevcut yönetimin toplumun gerçek sorunlarından uzaklaştığını ifade etti. 19 belediye başkanı ve 100’ün üzerinde belediye meclis üyesinin partiden ayrılmasının sadece bireysel tercihlerle açıklanamayacağını savunan Tekin, bu durumun ciddi bir yönetimsel krize işaret ettiğini dile getirdi.
Atatürk’ten Kılıçdaroğlu’na nezaket geleneği
Gürsel Tekin, CHP’nin yüz yıllık tarihinde her zaman devlet vakarına ve nezakete önem verildiğini vurguladı. Mustafa Kemal Atatürk’ün en sert tartışmalarda bile "efendiler" hitabını kullandığını ve şahısları değil fikirleri hedef aldığını belirten Tekin, bu mirasın İsmet İnönü’den Kemal Kılıçdaroğlu’na kadar titizlikle korunduğunu ifade etti.
İsmet İnönü’nün devlet adamlığı ağırlığı, Erdal İnönü’nün nezaketi güç olarak gören tavrı, Altan Öymen’in bilgi temelli dili, Hikmet Çetin’in diplomatik sakinliği ve Murat Karayalçın’ın saygı sınırlarını aşmayan temas tarzını örnek gösteren Tekin; Deniz Baykal döneminde dahi kürsünün bir "haysiyet hedef alma yeri" olmadığını hatırlattı. Tekin, "CHP’de genel başkanlık makamı bu birikimin temsilidir; kimse kimsenin onurunu incitecek söz kullanmazdı" diyerek mevcut duruma dikkat çekti.
"Bozuk tohum" tartışması ve üslup mektebi
Özgür Özel’in grup toplantısında kullandığı iddia edilen ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran "bozuk tohum" gibi ifadelerin savunulmasının mümkün olmadığını belirten Tekin, siyasetin dilinin medeniyet göstergesi olması gerektiğini söyledi. CHP kültürünün "anlık öfke dili" ile bağdaşmadığını ifade eden tecrübeli siyasetçi, sözün gücünün makamdan değil gelenekten gelmesi gerektiğini vurguladı.
Tekin, yaptığı değerlendirmelerin bir eleştiriden ziyade "hatırlatma" niteliğinde olduğunu belirterek; yanlış yapılmışsa bunun telafisinin özür dilemekten geçtiğini, erdemli bir siyasetin bunu gerektirdiğini kaydetti. Siyasette çalışkan olmanın tek başına yeterli olmadığını, üslubun ve nerede ne söyleneceğinin bilinmesinin halk nezdindeki karşılığının daha büyük olduğunu ekledi.
Yönetimsel kriz: 19 belediye başkanı neden ayrıldı?
CHP tarihinde bu ölçekte toplu kopuşların daha önce görülmediğini vurgulayan Gürsel Tekin, istifa eden belediye başkanlarının durumunun sadece disiplin soruşturmalarıyla geçiştirilemeyeceğini savundu. 19 belediye başkanının ve çok sayıda meclis üyesinin partiyi terk etmesinin yönetimsel bir zafiyet olduğunu belirten Tekin, "Bu durum hepimizin kendimize bakmasını gerektiren ciddi bir uyarıdır" dedi.
Kendi dönemleri de dahil olmak üzere geçmişte bu kadar yoğun bir istifa dalgasının yaşanmadığını hatırlatan Tekin, partinin kendi içine dönüp bu kopuşların temel nedenlerini analiz etmesi gerektiğini ifade etti. Bu tablonun partinin toplumsal iddiasını zayıflattığı uyarısında bulundu.
Uyuşturucu sorunu ve halkın gerçek gündemi
Tekin, ana muhalefet partisinin iç tartışmalarla vakit kaybetmek yerine Türkiye’nin devasa sorunlarına odaklanması gerektiğini söyledi. Özellikle uyuşturucu meselesinin Türkiye’nin en büyük temel sorunu haline geldiğini belirten Tekin, milyonlarca çocuğun bu tehlikeyle karşı karşıya olduğunu vurguladı.
CHP’nin asıl işinin bu tür hayati meselelere çözüm üretmek olması gerektiğini ifade eden Tekin, "Ana muhalefetin işini gücünü bırakıp uyuşturucu ve halkın derdine bakması gerekirken, sürekli savunmada olmamız veya bu tür kırıcı cümlelerle gündeme gelmemiz son derece üzücüdür. İçim yanıyor" ifadelerini kullandı. Siyasetin gerçek zeminden kopmasının partiye ve ülkeye zarar vereceği uyarısıyla sözlerini tamamladı.
Kaynak: Sabah













