İbrahim Kalın: Nefsinin efendisi olan evrenin de efendisi olur
İbrahim Kalın, "Kendi Gökkubbemiz" programında kendini bilme arayışını, evrenle ilişkiyi ve modern krizlerin kökenindeki felsefi yanlışları emanet şuuru üzerinden değerlendirdi.
YEREL GÜNDEM / İSTANBUL, TÜRKİYE — 02 OCAK 2026
Düşünür ve bürokrat İbrahim Kalın, MyMecra platformunda yayınlanan "Kendi Gökkubbemiz" programında, "Kendini bilen Rabbini bilir" Hadis-i Şerifinden yola çıkarak insanın varoluşsal arayışını ve evrenle olan kadim ilişkisini değerlendirdi.
Kalın, insanın evrenin bir parçası olduğunu ve modern çevre krizlerinin temelinde tabiata yabancılaşmanın yattığını vurguladı. Kendini tanımanın egoizmi değil, tam tersine tevazuyu ve büyük varlık dairesi içerisindeki yerimizi anlamayı gerektirdiğini belirten İbrahim Kalın, insanın evrene "efendi" olma iddiası yerine "emanetçi" şuuruyla yaklaşması gerektiğini ifade etti.
"Ben Kimim?" Sorusu Bilginin Merkezidir
Antik Yunan'daki Delfi Tapınağı’nın girişinde yer alan "Kendini bil" sözünden İslam düşüncesindeki "Nefsini bilen Rabbini bilir" düsturuna uzanan süreci analiz eden İbrahim Kalın, felsefi araştırmanın merkezinde insanın kendisine ilişkin sorununun olması gerektiğini söyledi. Kalın, evren hakkında toplanan bilimsel verilerin, "Ben kimim?" sorusuna cevap vermediği sürece sadece "faydasız malumat" olarak kalacağını belirtti.
Sokrates’in felsefeyi göklerden yeryüzüne indiren isim olduğunu hatırlatan Kalın, Müslüman filozofların bu öğretiye "Rabbi bilme" katmanını ekleyerek ahlakın temelini attıklarını kaydetti. Kalın’a göre insan; nereden geldiğini ve nereye gideceğini bildiği zaman Rabbi ile gerçek bir ünsiyet kurabilir.
Evren Bir İşaret Levhasıdır
Âlem, alem ve ilm kelimelerinin aynı kökten geldiğine dikkat çeken İbrahim Kalın, evrenin bir işaret levhası (alamet) olarak görülmesi gerektiğini savundu. Levhanın kendisine takılıp kalmanın bir gaflet olduğunu belirten Kalın, asıl amacın levhanın işaret ettiği yöne, yani nihai kemale doğru yürümek olduğunu söyledi.
Kalın, "İşaret levhası çok güzel diye önünde yatmak gaflettir. Asıl olan levhaya bakıp nereye işaret ediyorsa oraya yürümektir. Âlem bir levhadır; bizi nihai amacımıza yönlendiren bir işaretten ibarettir" dedi.
Modern Krizlerin Kökeni: Tabiata Yabancılaşma
Güncel çevre ve iklim krizlerini felsefi bir perspektifle ele alan İbrahim Kalın, sorunun kökeninde insanın tabiata yabancılaşması ve hükmetme güdüsü yattığını ifade etti. İnsanın yeryüzünde kendi türünü yok edebilecek teknolojiler üreten tek canlı haline geldiğine dikkat çeken Kalın, bu yıkıcı sürecin ancak bakış açısının değişmesiyle durdurulabileceğini belirtti.
İbrahim Kalın, "Emanete ancak emin olanlar sahip çıkabilir. Emniyet içinde olan, yani iman eden insan emanete ihanet etmez. Tabiata karşı efendi olma iddiası yerine Allah'a kul olmuş bir insan olarak var olunmalı. İnsan kendinden daha yüksek bir şeye bağlandığında gerçek manada özgür olur" diyerek sözlerini tamamladı.













