İsveç Göç Bakanı Forssell: Orta Doğu'dan yeni bir mülteci akını işareti yok

İsveç Göç Bakanı Johan Forssell, Orta Doğu'da artan gerilime rağmen yeni bir mülteci akınına dair işaret olmadığını ancak her an her şeyin değişebileceğini söyledi.

İsveç Göç Bakanı Forssell: Orta Doğu'dan yeni bir mülteci akını işareti yok

Ahmet Taş | Yerel Gündem

BRÜKSEL, BELÇİKA — İsveç Göç Bakanı Johan Forssell, Orta Doğu'daki hızla tırmanan çatışmaları ele almak üzere gerçekleştirilen Avrupa Birliği (AB) içişleri bakanları toplantısının ardından, Avrupa Birliği'nin "yeni bir mülteci krizini kaldıramayacağını" ifade etti.

Europe Today'e açıklamalarda bulunan Forssell, bölgedeki çatışmalar nedeniyle Avrupa'ya doğru yakın zamanda büyük bir mülteci akını olacağına dair şu an için "hiçbir işaret" bulunmadığını vurgularken, geçmiş deneyimlerin "her şeyin çok hızlı değişebileceğini" gösterdiğini hatırlattı.

"2015'in kaosundan ders çıkardık"

Perşembe günü Brüksel'de düzenlenen zirvede konuşan Forssell, 2015 yılında Suriye, Afganistan ve Irak'taki çatışmalar nedeniyle bir milyondan fazla kişinin Avrupa'ya geldiğini anımsatarak, "On yıl önce yaşadıklarımızı tekrar edemeyiz. Yeni bir mülteci krizine izin veremeyiz. 2015’te gördüğümüz pek çok zorluk ve sorunla hâlâ mücadele ediyoruz" dedi.

Ancak Bakan Forssell, Avrupa'nın o dönemdeki göç sisteminin "kaosundan" bu yana önemli ilerlemeler kaydettiğini ve kıtaya yönelik olası yeni bir sığınmacı artışına karşı artık daha donanımlı ve hazırlıklı olduğunu savundu.

Haziran ayında yürürlüğe girmesi planlanan ve 2023 yılında üzerinde anlaşılan AB Göç ve İltica Paktı'na dikkat çeken Forssell, bu paktın Avrupa Birliği'ni gelecekteki zorluklara karşı koruyacağını belirtti. Paktın, göç baskısına yoğun olarak maruz kalan güney ülkelerinin sığınmacıları diğer üye ülkelere yeniden yerleştirebilmesini ya da bu ülkelerden mali ve operasyonel destek almasını öngören "zorunlu dayanışma" sistemini içerdiği biliniyor. Pakette ayrıca ani ve büyük ölçekli bir mülteci akını durumunda hızlıca devreye girecek bir kriz mekanizması da bulunuyor.

Diğer yandan, Birleşmiş Milletler'e bağlı Uluslararası Göç Örgütü (IOM), ABD ve İsrail'in İran'a yönelik son saldırılarının ve karşılıklı misillemelerin bölgede yeni bir yerinden edilme dalgası riskini artırdığı konusunda ciddi uyarılarda bulundu. IOM verilerine göre, bölgede halihazırda 19 milyondan fazla kişi çatışma, şiddet ve afetler nedeniyle ülke içinde yerinden edilmiş durumda.

Suç işleyen mültecilerin sınır dışı edilmesi

Toplantıda göç politikalarına dair yeni bir adım da İsveç'ten geldi. İsveç Göç Bakanı Forssell, ciddi cinsel suçlardan hüküm giyen mültecilerin AB ülkelerinden sınır dışı edilmesini kolaylaştırmayı amaçlayan ve 1951 Cenevre Mülteci Sözleşmesi’nin uygulanma biçiminin değiştirilmesini öngören yeni bir girişim sundu.

İsveç, sözleşmenin uygulanmasına dair yeni kılavuzlar hazırlanarak ağır suç işleyen "az sayıdaki" mültecinin kendi ülkelerine geri gönderilebilmesini talep ediyor. AB bakanlarına sunulan belgede şu ifadelere yer verildi:

"Mültecilerin ve göçmenlerin büyük çoğunluğu toplumlarımıza olumlu katkı sağlıyor (...) Ancak küçük bir kısmı ciddi suçlar işliyor. Bu durum hem sığınma sistemlerine yönelik kamu desteğini zayıflatabilir hem de kurallara uyan mülteciler ve göçmenler üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir."

İsveç'te bir temyiz mahkemesinin, tecavüz suçundan dört yıl hapis cezası alan bir kişinin ülkesine geri gönderilmesini engellemesini "skandal" olarak nitelendiren Forssell, mültecilerin savaş veya zulüm riskiyle karşılaşabilecekleri ülkelere geri gönderilmesini yasaklayan "geri göndermeme (non-refoulement)" ilkesinin farkında olduklarını söyledi. Ancak Forssell, "Tecavüz suçunu işlemiş ve dört yıl hapis cezası almış birinin sınır dışı edilmemesi akıl alır gibi değil. Bu yüzden meseleyi adım adım ele almalıyız. Bunun gerçekleşebilmesi için kılavuzların değiştirilmesi gerekiyor" şeklinde konuştu.

www.yerelgundem.com