Milli Dayanışma Komisyonu raporu kabul etti: 'Af mahiyetinde değil'
TBMM Milli Dayanışma Komisyonu, nihai raporunu 47 evet oyuyla kabul etti. Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş raporun bir af niteliği taşımadığını belirtirken, TİP ve EMEP ret oyu kullandı.
AHMET TAŞ / YEREL GÜNDEM
ANKARA, TÜRKİYE — TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, uzun süren çalışmaların ardından hazırladığı nihai raporu son toplantısında oylayarak kabul etti. Komisyon çalışmalarına başkanlık eden TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, kabul edilen metnin bir "af düzenlemesi" mahiyetinde olmadığını vurguladı.
BBC Türkçe'den Ayşe Sayın'ın haberine göre, komisyonun 21. ve son toplantısında yapılan oylamada rapor, 47 "evet" oyuna karşılık 2 "hayır" ve 1 "çekimser" oyla kabul edildi. Hayır oyları Türkiye İşçi Partisi (TİP) ve Emek Partisi (EMEP) üyelerinden gelirken, CHP Milletvekili Türkan Elçi oylamada çekimser kaldı.
'Af mahiyetinde değil'
Toplantının açılışında konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, sürecin tarihi önemine dikkat çekti. Kurtulmuş, "Bugün terör meselesinde tarihi bir dönemden geçiyoruz. Gazi Meclisimiz üzerine düşen vazifeyi tereddütsüz bir biçimde üstlenmiştir" ifadelerini kullandı.
Kurtulmuş, kamuoyundaki tartışmalara atıfta bulunarak, komisyon tarafından hazırlanan raporun bir "af" niteliği taşımadığının altını çizdi. Yaklaşık 60 sayfadan oluşan raporda "yasal düzenleme önerileri", "demokratikleşme adımları" ile sonuç ve değerlendirme bölümleri yer alıyor.
Raporda 'Umut Hakkı' detayı
Raporun içeriğine dair sızan bilgilere göre, kamuoyunda "umut hakkı" olarak bilinen ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan hükümlülerin belirli bir süre sonra koşullu salıverilmesini öngören düzenleme, metinde doğrudan bu ifadeyle yer almıyor. Ancak raporda konuya ilişkin "dolaylı bir tarife" yer verildiği belirtiliyor.
DEM Parti'den 'tanım' itirazı
Raporun kabul edilmesine rağmen toplantıda sert tartışmalar yaşandı. DEM Parti, raporda "Kürt sorunu" ifadesinin kullanılmamasını ve meselenin "terör sorunu" olarak tanımlanmasını eleştirdi.
DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, raporun hazırlık sürecinde uzlaşı aradıklarını ancak bunun sağlanamadığını belirterek şunları söyledi: "Kürt meselesi vardır ve bu bir terör sorunu olarak görülemez. Toplumsal değerler tek taraflı tanımlamalarla inşa edilemez. Öcalan'ın çabalarına karşılık raporda bunun terör örgütü diye anılmasını doğru bulmuyoruz."
CHP ve TİP'ten eleştiriler
CHP kanadından da rapora yönelik eleştiriler ve çekinceler dile getirildi. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen Can Atalay ve Tayfun Kahraman'ın tutukluluğunun devam etmesini eleştirerek Anayasa'nın çiğnendiğini savundu.
Eşi Tahir Elçi faili meçhul bir cinayete kurban giden CHP Milletvekili Türkan Elçi, raporda faili meçhul cinayetlerle ilgili somut bir öneri bulunmadığı gerekçesiyle çekimser oy kullandı. CHP'li Sezgin Tanrıkulu ise rapora "faili meçhul cinayetlerde zaman aşımı olmaması" yönünde bir hüküm eklenmesini önerdi.
"Hayır" oyu kullanan TİP Genel Başkanı Erkan Baş ise raporu "Benimsememiz mümkün değil" sözleriyle eleştirdi. Baş, sorunun tespitinde kullanılan dilin ortaklaşmaya uygun olmadığını ve çözüm önerilerinin inandırıcı bulunmadığını ifade etti.
MHP'den 'infaz sistemi' vurgusu
MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız ise toplantıda yaptığı konuşmada MHP lideri Devlet Bahçeli'nin süreçteki rolüne dikkat çekti. İnfaz sisteminde bütünlüklü ve eşitlikçi bir değişiklik yapılması gerektiğini savunan Yıldız, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatlarına işaret ederek, "Cezaevlerindeki hasta mahkumların durumlarını iyileştirmeye dönük önlemler alınmalı" dedi.













