Ukrayna ve Orta Doğu'dan Avrupa hava savunmasına kritik dersler
Bruegel düşünce kuruluşuna göre, dronlar ve füzeler arasındaki maliyet uçurumu, Avrupa'nın hava savunma stratejilerinde köklü bir değişim gerektiriyor.
Ahmet Taş | Yerel Gündem
BRÜKSEL, BELÇİKA — Brüksel merkezli düşünce kuruluşu Bruegel, İran ve Ukrayna'daki çatışmalarda ortaya çıkan maliyet asimetrisinin, Avrupa'nın hava savunma sistemlerinde düşük maliyetli önleyicilere ve derin taarruz kapasitelerine yönelmesini zorunlu kıldığını açıkladı.
Milyonlarca dolarlık Patriot füzelerinin on binlerce euroluk insansız hava araçlarına (İHA) karşı kullanılması stokları yenilenemeyecek bir hızla eritirken rapor, Avrupa'nın Rusya gibi devasa bir sanayi altyapısına sahip bir rakibe karşı hava savunma konseptini kökten değiştirmesi gerektiğini vurguluyor.
AP'nin aktardığı Bruegel analizine göre, savaş alanlarındaki savunma hesapları tamamen altüst oldu. Bruegel kıdemli uzmanı Guntram Wolff ve ortak yazar Alexandr Burilkov tarafından hazırlanan çalışmada, son yirmi yılın, ucuz İHA ve füzelerin, onları durdurmak için kullanılan teknolojik savunma sistemlerinden çok daha düşük maliyetli olduğu yeni bir stratejik ortam yarattığı ifade edildi. ABD ve İsrail'in Körfez'de fırlatılan her bir İran Şahed İHA'sı için yaklaşık 4 milyon dolar değerinde Patriot önleyici füzesi kullanması, sadece savunmaya dayalı uzun süreli bir harekâtın finansal bir çöküşe yol açabileceğini gösteriyor.
Avrupa için asıl tehdit Rusya
Raporun yazarları, Avrupa için asıl savunma riskinin kısıtlı bir hava kuvvetine sahip olan İran'dan ziyade Rusya olduğuna dikkat çekiyor. Rusya'nın güçlü bir hava kuvveti ve son derece gelişmiş bir entegre hava savunma ağı bulunduğunu belirten uzmanlar, olası bir Avrupa-Rusya çatışmasının Orta Doğu'dakinden çok daha yoğun geçeceği konusunda uyarıyor.
Geniş çaplı bir krizde, Rus insansız hava araçları ve füzelerinin devasa salvo atışlarıyla Avrupa hava savunmasını hızla doyuma ulaştırıp aşabileceği öngörülüyor. Bu senaryonun provasını halihazırda yaşayan Ukrayna'nın, kısıtlı ve değerli önleyici füzeleri hangi hedefler için kullanacağı konusunda vermek zorunda kaldığı zor kararlar, Avrupa başkentleri için de bir erken uyarı niteliği taşıyor.
Düşük maliyetli önleyiciler ve inovasyon
Bruegel'in stratejik analizi, Avrupa'daki askeri planlamacıların derhal harekete geçmesi gereken iki somut adımı işaret ediyor. İlk olarak, saldırı ve savunma arasındaki devasa maliyet asimetrisini azaltacak ucuz anti-drone kabiliyetlerine acil ve büyük ölçekli yatırımlar yapılması gerekiyor. Ukraynalı teknoloji şirketleri, Körfez ülkelerinin de ilgisini çekmeye başlayan maliyet etkin önleyici dronlar geliştirerek savaş alanındaki inovasyonun merkezini oluşturuyor.
Ekonomik verilere göre Avrupa'daki savunma teknolojisi girişimleri, 2025 yılında 1,8 milyar dolar yatırım toplayarak önceki rekorları katladı ve 2026'nın ilk aylarında ivmesini artırdı. Estonya merkezli Frankenburg Technologies ve Ukrayna-İngiltere ortaklı Uforce gibi girişimler, kıtanın düşük maliyetli mühimmat ihtiyacını karşılamak için öne çıkan şirketler arasında yer alıyor.
Sadece İHA'yı değil, üretim tesisini hedef almak
Raporun ortaya koyduğu ikinci ve askeri açıdan en kritik ders ise, Avrupa'nın kendi derin taarruz kapasitesini acilen inşa etmesi gerektiği yönünde. Bruegel'e göre, Rusya gibi muazzam bir askeri-sanayi kompleksine sahip bir rakibe karşı yıpratma savaşını yalnızca havaya atılan pahalı önleyicilerle kazanmak matematiksel olarak imkansız.
"Rusya'nın savunma sanayi altyapısı, son derece gelişmiş Ukrayna hava savunmasının önleyebileceğinden çok daha fazla sayıda modern drone ve füze üretebiliyor."
Bu dengesizliği kırmanın tek yolunun, saldırganın kapasitesini doğrudan kaynağında aşındırmak olduğu vurgulanıyor. Ukrayna'nın kendi ürettiği uzun menzilli İHA'larla Rusya'nın derinliklerindeki rafinerileri, silah depolarını ve drone üretim tesislerini başarılı bir şekilde hedef alması, bu stratejinin ne kadar etkili olabileceğini kanıtladı. Wolff ve Burilkov, Avrupa'nın her füzeye karşı iki Patriot fırlatmak yerine, düşman mühimmat stoklarını ve üretim tesislerini vurarak mevcut stratejik asimetriyi kendi lehine çevirmesi gerektiği sonucuna varıyor.













