Ahmet Takan yazdı: Öcalan affı için yol haritası belli

Gazeteci Ahmet Takan, Bahçeli'nin açıklamaları ve avukatların 'Umut İlkesi' çıkışını analiz ederek, Öcalan için hazırlanan af planını ve Meclis'teki kanun teklifini kaleme aldı.

Ahmet Takan yazdı: Öcalan affı için yol haritası belli

Ahmet Takan | Yerel Gündem

ANKARA, TÜRKİYE — Siyaset koridorlarında "çözüm süreci" ve "af" tartışmaları yeniden alevlenirken, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin grup toplantısı çıkışında verdiği mesajlar ve hemen ardından İmralı cephesinden gelen açıklamalar, kapalı kapılar ardında yürütülen bir "yol haritası" iddialarını güçlendirdi.

Gazeteci Murat Yetkin’in, Bahçeli’ye yönelttiği "Taleplerinize AKP ne der?" sorusuna aldığı "Biz kendi görüşümüzü söyledik. Bundan sonrası hükümetin bileceği iştir" yanıtı, sürecin sadece bir temenniden ibaret olmadığını, pişirilmiş bir planın parçası olduğunu düşündürüyor. Bu gelişmeler ışığında, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın avukatlarının "Umut İlkesi" çıkışı ve DEM Parti’nin Meclis’e sunduğu kanun teklifi, yapbozun parçalarını birleştiriyor.

"Pişirilmeden sofraya gelmez"

Mevzunun "kendi görüşü" olduğuna inanmak için siyasi saflığın ötesine geçmek gerektiğini vurgulayan gelişmeler, izlenecek yolun aşikar olduğunu gösteriyor. İddiaya göre süreç; Meclis İmralı Komisyonu raporunda altyapının hazırlanması, ardından kanun tekliflerinin Meclis Başkanlığı’na sunulması şeklinde ilerleyecek.

Bu tezi güçlendiren en önemli veri ise Bahçeli’nin konuşmasının hemen ardından, bebek katili Abdullah Öcalan’ın avukatlığını yapan Asrın Hukuk Bürosu'ndan atılan işaret fişekleri oldu. Avukat Rezan Sarıca’nın, terör örgütüne yakın bir yayın organına yaptığı açıklamalar, sürecin hukuki zeminini oluşturma çabasını gözler önüne serdi.

Avukatlardan "Umut İlkesi" vurgusu

Sarıca’nın açıklamalarında, sürecin ana zeminini "Umut İlkesi"nin oluşturduğu belirtiliyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) 2014 yılında verdiği "ihlal" kararına atıfta bulunan Sarıca, Türkiye’nin bu konuda adım atması gerektiğini savunuyor.

Sarıca açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"Şimdiye kadar Türkiye, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’ne bu konuda adım atılmayacağına dair bildirimlerde bulundu. Ancak AİHM bunun yapısal, sistematik bir sorun olduğunu ve Türkiye’nin derhal buna uygun adımlar atması gerektiğini ifade etti. Bakanlar Komitesi, Türkiye’nin Meclis’te verilen yasa tekliflerini değerlendirebileceğini, hatta Meclis’te kurulan komisyonların bu konuya eğilebileceğini işaret etti."

İktidar kanadının "Öcalan'ın talebi yok" söylemini yalanlayan avukatlar, doğrudan yaptıkları görüşmelerde Öcalan'ın "Umut İlkesi'nin gereğinin yerine getirilmesi gerekiyor" dediğini aktarıyor. Bu talep; ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının, belirli bir süre sonra (genellikle 25 yıl) koşullu salıverilme ihtimalinin değerlendirilmesini öngörüyor.

DEM Parti'nin kanun teklifi hazırda bekliyor

Çizilen bu yol haritasında "geriye ne kaldı?" sorusunun yanıtı ise Meclis kayıtlarında duruyor. DEM Parti’nin 24 Eylül 2024 tarihinde verdiği kanun teklifi, tam da bu "Umut Hakkı" tartışmalarının yasal zeminini oluşturmayı hedefliyor.

Arşivlerde yer alan ve olası bir süreçte gündeme getirilmesi muhtemel olan o kanun teklifinin detayları şöyle:

Kanun Teklifi Özeti: Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasında koşullu salıverme yasağının kaldırılması ve 25. yılda koşullu salıverme imkanının sağlanması.

  • Madde 1: 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 17. maddesinin dördüncü fıkrasının (koşullu salıverilme yasağı) yürürlükten kaldırılması.

  • Madde 2: 5275 sayılı İnfaz Kanunu'nun 107. maddesinin 16. fıkrasının (terör suçluları için ölünceye kadar hapis) yürürlükten kaldırılması.

  • Madde 4 (Geçici Madde 6): "Bu maddenin yayımı tarihinden önce haklarında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilenlerin... cezalarının infazının yirmi beşinci yılından başlayarak koşullu salıverilme değerlendirmesi yapılır."

Gerekçede "yasak kaldırılsın" talebi

Kanun teklifinin gerekçelerinde, ölüm cezaları ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına dönüştürülen veya ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum olan terör suçluları için "koşullu salıverme yasağının kaldırılması" açıkça talep ediliyor.

Bu tablo, siyasi kulislerde konuşulan "af" senaryolarının sadece bir söylenti olmadığını, hukuki metinlerle desteklenen bir hazırlık sürecinin işlediğini gösteriyor. Devletin zirvesinden gelen açıklamalar ile İmralı avukatlarının taleplerinin ve Meclis'teki tekliflerin bu denli örtüşmesi, kamuoyunun dikkatinden kaçmıyor.

www.yerelgundem.com

Kaynak: Ahmet Takan / Yeniçağ