Trump duyurdu: ABD ve İran heyetleri Pakistan'da masaya oturuyor
ABD Başkanı Donald Trump, iki haftalık ateşkesin süresi dolarken İran ile müzakerelerin devam etmesi için Amerikan heyetinin Pakistan'a gideceğini açıkladı.
Ahmet Taş | Yerel Gündem
WASHINGTON / ABD — Amerika Birleşik Devletleri ve İran arasında 8 Nisan'da varılan ve bölgedeki tansiyonu geçici olarak düşüren iki haftalık ateşkesin süresi dolarken, ABD Başkanı Donald Trump diplomatik çabalara bir şans daha verileceğini duyurdu.
Orta Doğu'da kalıcı bir barış formülünün arandığı ilk tur görüşmelerin sonuçsuz kalmasının ardından, gözler yeniden müzakere masasına çevrildi. Tarafların uzlaşamaması durumunda Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimin yeniden tırmanması ve bölgesel bir çatışmanın patlak vermesi endişesi, küresel piyasaları ve özellikle petrol fiyatlarını doğrudan etkiliyor. Washington ve Tahran yönetimlerinin, süre dolmadan önce atacakları adımlar, önümüzdeki haftalarda bölgenin kaderini belirleyecek.
Trump'tan Truth Social üzerinden açıklama
ABD Başkanı Donald Trump, diplomatik sürece ilişkin kritik duyuruyu kişisel sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptı. İlk turu sonuçsuz kalan görüşmelerin ardından müzakerelerin kesilmeyeceğini belirten Trump, Amerikan temsilcilerinin diplomasi trafiğini sürdürmek üzere yeniden bölgeye gideceğini aktardı.
Trump, platformdaki paylaşımında, <blockquote>"Temsilcilerim Pakistan'a gidiyor, yarın müzakereler için orada olacaklar."</blockquote> ifadelerini kullandı. Ancak başkan, heyette kimlerin yer alacağına dair detaylı bir bilgi vermekten kaçındı. Hatırlanacağı üzere, Pakistan'da gerçekleştirilen bir önceki müzakere turunda ABD heyetine Başkan Yardımcısı JD Vance liderlik etmiş, kadroda Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve başdanışmanı olan damadı Jared Kushner de yer almıştı. Yeni turda heyet kompozisyonunun değişip değişmeyeceği merak konusu.
Tahran sessizliğini koruyor
Washington cephesinden gelen bu net açıklamalara karşın, İran tarafından görüşmelerin ikinci turuna ilişkin henüz resmi bir doğrulama yapılmadı. Ancak uluslararası basın, Tahran'ın müzakere masasını terk etmediğine dair güçlü sinyaller alıyor.
Amerikan CNN televizyonunun İranlı üst düzey bir kaynağa dayandırdığı habere göre, Tahran yönetimi diplomatik kanalları açık tutma kararı aldı. Haberde, İranlı bir müzakere heyetinin görüşmelere katılmak üzere salı günü Pakistan'da olmasının planlandığı belirtildi. Bu durum, her iki tarafın da ateşkes süresi dolmadan önce asgari müştereklerde buluşma çabasında olduğunu gösteriyor.
Hürmüz Boğazı üzerinden karşılıklı tehditler
Trump, diplomatik sürece yeşil ışık yakan mesajının hemen devamında, krizin merkezinde yer alan Hürmüz Boğazı konusunda İran'a yönelik sert uyarılarını yineledi. Dünyanın en önemli petrol ticaret yollarından biri olan boğazın kontrolü, müzakerelerin en çetin başlıklarından birini oluşturuyor.
Tahran'ın boğazı ulaşıma kapattığı yönündeki açıklamalarını "garip" olarak nitelendiren Trump, ABD'nin uyguladığı ablukanın zaten geçişleri durdurduğunu savundu. Trump açıklamasında, "İran kısa süre önce (Hürmüz Boğazı'nı) kapattığını açıkladı; bu garip, çünkü bizim ablukamız zaten boğazı kapatmış durumda. Farkında olmadan bize yardım ediyorlar." diyerek Tahran'ın günlük 500 milyon dolar zarar ettiğini öne sürdü.
Başkan ayrıca masadaki teklifin reddedilmesi halinde askeri seçeneğin devreye gireceğini belirterek, "Oldukça adil ve makul bir anlaşma teklif ediyoruz ve umarım kabul ederler; çünkü etmezlerse, Amerika Birleşik Devletleri İran'daki her bir elektrik santralini ve her bir köprüyü vuracak." şeklinde konuştu.
Müzakerelerde kilitlenen başlıklar neler?
Pakistan'ın ev sahipliğinde gerçekleşen ve sonuçsuz kalan ilk tur müzakerelerde, tarafların katı tutumları anlaşmanın önündeki en büyük engel olarak öne çıkmıştı. Kulislere yansıyan bilgilere göre, İran heyeti üç temel şartın kabul edilmesinde ısrarcı davranıyor.
Tahran'ın öncelikli talepleri arasında, İran ekonomisini felce uğratan Amerikan yaptırımlarının tamamen kaldırılması yer alıyor. Ayrıca, tartışmalı nükleer programın devamına izin verilmesi ve Hürmüz Boğazı'nın kontrolünde İran'ın egemenlik haklarının tanınması isteniyor. Bu üç şartın yanı sıra Tahran, olası bir barış anlaşmasına Lübnan'ın da dahil edilmesini ve İsrail'in bu ülkeye yönelik askeri operasyonlarını derhal sonlandırmasını bir ön koşul olarak masaya getiriyor. ABD heyetinin bu geniş kapsamlı taleplere karşı nasıl bir karşı teklif hazırladığı ise müzakerelerin seyrini belirleyecek.
Hürmüz Boğazı'ndaki abluka, küresel petrol ticaretini doğrudan etkilemeye devam ediyor. (Fotoğraf: Temsili/Yerel Gündem)
Küresel petrol piyasalarında tedirgin bekleyiş
Orta Doğu'da savaşın patlak vermesinden önce serbest ticaretin aktığı Hürmüz Boğazı, şu an tam bir kilitlenme yaşıyor. ABD ve İsrail'in saldırılarına tepki olarak Tahran'ın geçişleri engellemesi ve Trump'ın NATO'dan destek bulamaması üzerine ilan ettiği abluka, küresel enerji tedarik zincirini derinden sarsmış durumda.
Geçtiğimiz hafta Lübnan'da sağlanan geçici ateşkesin ardından cuma günü boğazdan geçişler kısa süreliğine açılsa da, Tahran yönetiminin hemen ardından Hürmüz'ün bir kez daha kapatıldığını bildirmesi piyasalardaki stresi artırdı. ABD-İran arasındaki kırılgan ateşkesin süresinin dolacağı bu kritik haftaya girilirken, küresel petrol fiyatları 90 dolar seviyesinden işlem görmeye başladı. Müzakerelerden çıkacak olumsuz bir sonuç, fiyatların hızla yukarı yönlü ivmelenmesine neden olabilir.













