Katar'da şehitlere tabutsuz veda: Cenazeler neden yere konuldu

Katar'daki elim helikopter kazasında şehit olan askerimiz ve ASELSAN personelinin tabutsuz, yerde kılınan cenaze namazı sosyal medyada tartışmalara neden oldu.

Katar'da şehitlere tabutsuz veda: Cenazeler neden yere konuldu

Ahmet Taş | Yerel Gündem

DOHA, KATAR — Katar'da eğitim uçuşu sırasında denize düşerek kaza kırıma uğrayan helikopterde şehit olan Türk askeri ve ASELSAN personeli için Doha'da düzenlenen cenaze töreninde, naaşların tabuta konulmadan doğrudan yere yerleştirilmesi kamuoyunda geniş çaplı bir tartışmanın fitilini ateşledi.

Türkiye ile Katar arasındaki askeri işbirliği kapsamında görev yapan ve elim bir kazada hayatını kaybeden üç Türk vatandaşının cenaze merasimi, iki ülkenin yas ve defin gelenekleri arasındaki belirgin farklılıkları gözler önüne serdi. Sözcü gazetesinin gündeme taşıdığı haberin ardından sosyal medyada "saygısızlık" olarak algılanıp büyük tepki çeken bu uygulamanın, aslında Katar'ın sınıfsal eşitliği ve gösterişsizliği savunan katı dini defin kurallarından kaynaklandığı belirtildi.

Doha'daki cenaze törenine üst düzey katılım

Katar-Türk Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığı bünyesinde gerçekleştirilen bir eğitim faaliyeti esnasında, Katar kara sularına düşerek kaza kırıma uğrayan helikopterde görevli personelimiz hayatını kaybetmişti. Yaşanan bu acı olayın ardından, şehitlerimiz için Katar'ın başkenti Doha'da bulunan İmam Muhammed bin Abdulvahhab Camii'nde resmi bir cenaze töreni düzenlendi.

Törene, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ve Türkiye Cumhuriyeti'nin Doha Büyükelçisi başta olmak üzere çok sayıda üst düzey yetkili ve yerel cemaat katıldı. Kılınan cenaze namazında; vatanından uzakta görev yaparken şehadete eren Hava Savunma Binbaşı Sinan Taştekin ile Türk savunma sanayiinin belkemiği kurumlarından ASELSAN'da görevli teknisyenler Süleyman Cemre Kahraman ve İsmail Enes Can için dualar edildi.

Türk halkının hassasiyeti ve sosyal medyadaki tepkiler

Düzenlenen törene ait fotoğrafların basına ve sosyal mecralara yansımasıyla birlikte Türkiye'de büyük bir tartışma başladı. Sözcü'nün aktardığı detaylara göre, cami içerisindeki tören sırasında cenazelerin alışılagelmişin aksine bir tabut (musalla taşı) kullanılmadan doğrudan halının üzerine, yere konulması pek çok vatandaşın tepkisini çekti.

Türkiye'de şehit cenazeleri, devletin en üst düzey protokol kurallarıyla, ay-yıldızlı bayrağa sarılı tabutların askerlerin omuzlarında veya top arabasında taşındığı, musalla taşında en yüksek saygıyla kılındığı köklü bir askeri ve dini geleneğe dayanıyor. Bu görkemli ve saygı odaklı devlet törenlerine alışkın olan Türk kamuoyu, naaşların yerde bulunmasını şehitlerin hatırasına yönelik bir saygısızlık olarak yorumlayarak öfkelerini dile getirdi. Birçok sosyal medya kullanıcısı, "Şehitlerin ve bayrağın yerde ne işi var?" sorusunu yönelterek yetkililerden açıklama talep etti.

Katar geleneklerinde eşitlik ilkesi ve tabutsuz defin

Gelen sert tepkilerin ardından, durumun bir saygısızlık değil, tamamen bölgesel dini yorumlar ve kültürel ritüellerle ilgili olduğu yönünde açıklamalar ve değerlendirmeler de gecikmedi. Diğer bir kesim ise bu durumun Katar'daki yerel dini geleneklerin son derece doğal bir parçası olduğunu ve ülkenin kendi şehitlerinin, hatta devlet büyüklerinin bile aynı ritüelle son yolculuğuna uğurlandığını belirterek tepkilerin yersiz olduğunu savundu.

Katar'da ve Körfez bölgesinin belirli kesimlerinde uygulanan İslami yorumlara göre, tüm Müslümanların ölüm anında ve sonrasında mutlak bir eşitlik içinde toprağa verilmesi şart koşuluyor. Bu inanışa göre; hayattaki statüsü ne olursa olsun zengin ile fakir, asker ile sivil, hükümdar ile sıradan vatandaş arasında ölümden sonra hiçbir fark olmaması gerekiyor. Bu katı eşitlik anlayışının bir tezahürü olarak cenaze törenlerinde tabut kullanılmıyor ve naaşlar sadeliği simgeleyecek şekilde doğrudan yere konularak namaz eda ediliyor.

Mezar taşı geleneğinin olmaması ve defin yeri gizliliği

Katar'ın defin geleneklerindeki farklılıklar yalnızca tabut kullanılmamasıyla da sınırlı kalmıyor. Ülkedeki mezarlıklarda, Türkiye'deki gibi gösterişli mezar taşları, isim yazılı levhalar veya anıt mezarlar bulunmuyor. Bunun temel nedeni olarak, insanların ölülerle konuşmak veya onlardan medet ummak için mezar başına dönmemesi, şirke düşülmemesi gerektiğine yönelik dini inanış gösteriliyor.

Ayrıca, Katar kültürüne göre vefat eden kişinin anısı ve hatırası evde, aile içinde yaşatılıyor. Ölümün gerçekleşmesinin ardından, cenazenin gömüleceği alan yetkililer tarafından tahsis ediliyor; ancak Sözcü'nün haberinde vurgulandığı üzere, cenazenin gömüldüğü yer çoğu zaman ölen kişinin en yakın akrabalarına dahi açıklanmıyor. Ölümden sonra bedenin nereye gömüldüğünün bir önemi olmadığına inanan bu kültürel yaklaşım, Türk toplumunun sık sık mezar ziyareti yapan, mezarlıkları çiçeklendiren ve dua eden köklü anma kültürüyle taban tabana zıt bir tablo oluşturuyor.

Sonuç olarak, yaşanan tartışmalar iki farklı İslam toplumunun yası yaşama ve ölüme yaklaşım biçimlerindeki derin kültürel ayrılıkları bir kez daha gözler önüne sererken; ortak noktanın vatanları için canlarını veren şehitlere duyulan derin minnet ve acı olduğu vurgulanıyor.

www.yerelgundem.com