Armağan KULOĞLU: Ahmed Şara'nın Kurtuluş Açıklaması ve Türk Kanı Tartışması
Suriye Geçiş Dönemi Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın Türk kanı ile Suriyeli kanının Kurtuluş Savaşı’nda birleştiği iddiası tartışma yarattı. Yanlış çeviri mi, bilinçli mesaj mı?
Ahmed Şara'nın “Kurtuluş” Açıklaması ve Türk Kanı Tartışması
YEREL GÜNDEM / DÜNYA
Türkiye ve Suriye arasında diplomatik gelişmeler sürerken, Suriye’nin Geçiş Dönemi Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın açıklamaları büyük yankı uyandırdı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinin ardından yaptığı konuşmada, “Kurtuluş Savaşı’nda Türk kanı ile Suriyelilerin kanı birleşerek başarı geldi” ifadesinin canlı yayında böyle tercüme edilmesi, sosyal medyada tepki çekti.
Ancak Milliyet gazetesi, Şara’nın bu cümleyi tam olarak bu şekilde söylemediğini belirtti. Gazetenin haberine göre, Şara, “Suriye halkı, Türk devletinin ve halkının milyonlarca mülteciye kapılarını açarak gösterdiği tarihi duruşu asla unutmayacak. Bu dayanışma, son yıllarda kurtuluş mücadelelerinde Suriyeli ve Türk kanının birbirine karışmasıyla zirveye ulaştı.” ifadelerini kullandı.
Şara’nın Açıklamaları Ne Anlama Geliyor?
Ahmed Şara’nın sözleri, Türkiye’nin Esad yönetimini devirmek için verdiği desteği mi ima ediyor? Türkiye’nin ABD ile birlikte Suriye’de desteklediği silahlı gruplar, geçmişte eğit-donat programları kapsamında askeri eğitim almış ve Özgür Suriye Ordusu’nun (ÖSO) güçlenmesi sağlanmıştı. ABD’de CIA başkan adayı Tulsi Gabbard, geçtiğimiz günlerde Senato’da yaptığı konuşmada, “Eğit ve Donat programına 500 milyon dolardan fazla harcandı. Ancak bu kişiler, El Kaide bağlantılı savaşçılarla aynı safta savaştı. Suriye'de rejim değişikliği, radikal grupların iktidara gelmesine sebep oldu.” açıklamasını yapmıştı.
Bu ifadeler, Türkiye’nin bir dönem destek verdiği grupların radikal örgütlerle iç içe olduğu iddiasını güçlendiriyor. HTŞ lideri olarak bilinen Şara’nın geçmişi de göz önüne alındığında, bu sözlerinin nasıl yorumlanması gerektiği konusunda tartışmalar sürüyor.
HTŞ, Şam’a Kadar Nasıl Geldi?
El Kaide bağlantılı El Nusra Cephesi’nden türeyen HTŞ, Suriye’deki savaşın en güçlü aktörlerinden biri haline geldi. Ahmed Şara da bu örgütün içinde yer almış bir isim. HTŞ, Şam’a kadar ilerlerken neredeyse tek bir kurşun bile atmadan başkent kontrolünü ele geçirdi. Bu süreçte, örgüt içinde 10 bin kadar Doğu Türkistan kökenli savaşçının bulunduğu biliniyor.
Şara’nın “Türk ve Suriyeli kanı birleşti” sözleri, savaş sürecinde Türkiye’den giderek farklı gruplara katılan kişileri de kapsıyor olabilir. Zira geçmişte Türkiye’den Suriye’ye savaşmak için giden kişilerin önemli bir kısmı HTŞ ve IŞİD gibi grupların saflarına katılmıştı.
Tarihsel Perspektiften Bakış: Türk ve Suriyeli İlişkileri
Şara’nın sözleri, Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde yaşananları da akıllara getirdi. Türk İstiklal Savaşı’nda Suriyelilerin desteği iddiası tarihsel gerçeklerle örtüşmüyor.
İslam Ansiklopedisi’ne göre, Osmanlı’nın I. Dünya Savaşı’nın son dönemlerinde Filistin Cephesi’nde İngiliz General Edmund Allenby komutasındaki orduya karşı Nablus Hezimeti’ne uğraması, Osmanlı’nın çöküş sürecini hızlandırdı. Ardından 1 Ekim 1918’de Şam, 16 Ekim’de Hama ve Humus, 25 Ekim’de de Halep kaybedildi.
Osmanlı Devleti’nin sonunu getiren en büyük darbelerden biri, Suriyeli grupların İngilizlerle iş birliği yaparak Osmanlı ordusuna cephe gerisinde saldırılar düzenlemesi ve Osmanlı askerlerine istihbarat sızdırmasıydı.
Hatay ve Halep Meselesi
Suriye ve Türkiye arasındaki tarihsel gerginlikler yalnızca savaş yıllarıyla sınırlı değil. Hatay’ın 1939’da Türkiye’ye katılmasının ardından, Halep merkezli Arap milliyetçileri Türklere karşı sert bir tavır aldı.
Ahmet Emin Dağ’ın Modern Suriye ve Halep Türkmenleri başlıklı çalışmasına göre, Hatay’ın Türkiye’ye katılması sonrasında bazı Arap milliyetçileri, Halep’teki Türkmenlere baskı yaparak Türkiye’ye karşı düşmanca bir politika izledi. 1941 yılında Halep’teki Türkler, Türk bayrağı çekerek Türkiye’ye katılmak istediklerini beyan ettiler, ancak Suriye yönetimi bunu sert bir şekilde bastırdı.
Yanlış Çeviri mi, Bilinçli Mesaj mı?
Şara’nın sözleri yanlış çevrildi mi, yoksa kasıtlı olarak bu mesaj mı verildi? Bu sorunun net bir yanıtı bulunmuyor. Ancak tarihsel bağlamda bakıldığında, Türk ve Suriyeli kanının Kurtuluş Savaşı’nda birleştiği iddiasının gerçekle örtüşmediği açık.
Öte yandan, HTŞ’nin geçmişi ve Türkiye ile olan bağlantıları düşünüldüğünde, Şara’nın bu sözlerinin HTŞ’nin Türkiye destekli operasyonlarına atıf yaptığı ihtimali de göz ardı edilemez.
Tarihsel süreç ve günümüz gelişmeleri birlikte değerlendirildiğinde, Şara’nın açıklamalarının diplomatik bir mesaj mı yoksa siyasi bir manipülasyon mu olduğu ilerleyen süreçte daha da netleşecektir.
Kaynak: Armağan KULOĞLU / YENİÇAĞ













