Erken yaşta katarakt vakaları artıyor: Genetik ve travma etkisi

Genellikle yaşlılık hastalığı olarak bilinen katarakt, genetik faktörler, kronik hastalıklar ve göz travmaları nedeniyle 30'lu yaşlara kadar geriledi.

Erken yaşta katarakt vakaları artıyor: Genetik ve travma etkisi

Ahmet Taş | Yerel Gündem

ANKARA, TÜRKİYE — Genel olarak yaşlanmanın doğal bir sonucu kabul edilen katarakt hastalığı, genetik ve çevresel faktörlerin etkisiyle artık 30'lu ve 40'lı yaşlardaki bireylerde de sıklıkla görülmeye başlandı.

Dünya genelinde kalıcı görme kaybının en önemli nedenlerinden biri olan ve gözdeki doğal merceğin saydamlığını yitirmesiyle ortaya çıkan bu hastalık, sadece ileri yaştaki bireylerin değil, gençlerin de görme kalitesini ciddi şekilde tehdit ediyor.

Erken yaşta kataraktın temel nedenleri

Dünyagöz Tunus Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Kadriye Ufuk Elgin, erken yaşta katarakt gelişiminin ardındaki en önemli faktörün genetik miras olduğunu belirtti. Aile öyküsünde, özellikle birinci derece akrabalarında katarakt bulunan kişilerin mercek yapısının çok daha erken yaşlarda bozulabildiğine dikkat çeken Elgin, modern yaşamın getirdiği kronik sorunların da süreci hızlandırdığını aktardı.

Prof. Dr. Elgin, kronik rahatsızlıkların göz sağlığına etkisini şu sözlerle ifade etti:

"Kontrolsüz seyreden diyabet, yüksek tansiyon, obezite ve göz içi basıncı katarakt sürecini hızla öne çekiyor."

Göz travmaları ve çevresel faktörler

Genetik etkenlerin yanı sıra çocukluk çağında yaşanan göz kazaları da kataraktı tetikleyen unsurlar arasında yer alıyor. Elgin'e göre, küçük yaşlarda geçirilen spor yaralanmaları veya göze alınan sert darbelerin etkisi yıllar sonra katarakt olarak gün yüzüne çıkabiliyor. Ayrıca ultraviyole (UV) ışınlarına uzun süre maruz kalmak ve sigara kullanımı, genç yaşta katarakt oluşumunun gizli suçluları olarak değerlendiriliyor.

Korunma yöntemleri ve cerrahi çözüm

Erken başlangıçlı katarakttan korunmak için UV filtreli güneş gözlüğü kullanmak, sigara ve aşırı alkolden uzak durmak, diyabeti kontrol altında tutmak ve antioksidan ağırlıklı beslenmek büyük önem taşıyor. Hem katarakt hem de diğer gizli göz hastalıkları için düzenli muayenelerin şart olduğunu vurgulayan Elgin, hastalığın ilaçla tedavisinin mümkün olmadığını ve tek kesin çözümün cerrahi müdahale olduğunu ifade etti.

Katarakt tedavisinde uzun yıllardır başarıyla uygulanan fakoemülsifikasyon (ses dalgalarıyla merceğin parçalanması) yöntemi sayesinde hastalar aynı gün taburcu olup ertesi gün sosyal yaşamlarına dönebiliyor.

Akıllı merceklerle net görüş

Son yıllarda cerrahi müdahalelerde kullanılan teknolojilerin de geliştiğini aktaran uzmanlar, klasik tek odaklı merceklerin yerini çok odaklı premium (akıllı) göz içi lenslerin aldığını belirtiyor. Bu mercekler sayesinde hastalar hem katarakttan kurtuluyor hem de diğer kırma kusurlarının tedavi edilmesiyle uzak ve yakın mesafede net bir görüşe kavuşabiliyor.

www.yerelgundem.com