Yapay zeka ile dijital şiddet: Milyonlarca kadın hedefte

Yapay zeka teknolojilerini kullanarak kişilerin fotoğraflarını rızasız şekilde müstehcen içeriklere dönüştüren uygulamalar, küresel bir dijital şiddet krizine yol açıyor.

Yapay zeka ile dijital şiddet: Milyonlarca kadın hedefte

Ahmet Taş | Yerel Gündem

NEW YORK, ABD — Yapay zeka teknolojilerinin kontrolsüz gelişimi, dünya genelinde yüz binlerce genç kadının hayatını karartan "dijital tecavüz" ve "İİ-çıplaklık" (AI-undressing) endüstrisinin büyümesine zemin hazırlıyor.

Amerikan Wired Magazine tarafından yayımlanan kapsamlı bir araştırmaya göre, sosyal medyada paylaşılan sıradan bir fotoğraf, yapay zeka araçları kullanılarak saniyeler içinde son derece gerçekçi müstehcen içeriklere dönüştürülebiliyor. Özellikle okul çağındaki genç kızları hedef alan bu siber zorbalık türü, hukuki boşluklar ve teknoloji devlerinin sunduğu altyapı hizmetleri sayesinde milyar dolarlık yasa dışı bir iş modeline dönüşmüş durumda.

Silikon Vadisi devlerinin gizli ortaklığı

Deepfake ve dijital şiddet üzerine çalışan Indicator adlı araştırma grubunun verileri, küresel teknoloji devlerinin bu yasa dışı endüstriye bilerek veya bilmeyerek sağladığı altyapı desteğini gözler önüne seriyor. İncelemeye alınan en büyük 85 müstehcen deepfake platformunun:

  • 62'sinin Amazon Web Services (AWS) ve Cloudflare gibi dev şirketlerin bulut sunucularını kullandığı,

  • 54'ünün ise kullanıcılara Google hesaplarıyla giriş yapma imkanı tanıdığı ortaya çıktı.

Çocuk güvenliğini ve dijital etiği her fırsatta vurgulayan bu dev şirketlerin, porno botları ve sahte içerik üreticilerine "kapılarını açması" uzmanlar tarafından büyük bir çelişki olarak nitelendiriliyor. Tahminlere göre bu endüstri, yılda yaklaşık 36 milyon dolar gelir elde ediyor. Ancak uzmanlar, yasa koyucuların teknolojinin hızına yetişememesi nedeniyle gerçek rakamın çok daha yüksek olabileceğini belirtiyor.

Yasaklar nasıl deliniyor?

Deepfake uzmanı Henry Ajder, bu platformların artık amatör girişimler olmadığını, profesyonel birer yasa dışı işletme gibi çalıştıklarını aktardı. Şirketler her ne kadar "ihlalleri engelliyoruz" dese de, bu siteler Google ve Amazon'un moderasyon sistemlerini aşmak için "ara sayfalar" (landing pages) kullanıyor. Bir moderatör bağlantıyı kontrol ettiğinde masum bir internet sitesi görürken, kullanıcı giriş yaptığı anda yasa dışı içeriklerin olduğu derin bir ağa yönlendiriliyor.

Indicator'dan Alexios Mantzarlis, durumu Silikon Vadisi'nin yapay zekaya olan "liberal yaklaşımı" olarak tanımlıyor. Bu yaklaşım, teknoloji şirketlerinin araçları sunup, kullanıcıların bu araçlarla "ekmek mi keseceği yoksa komşusuna mı saldıracağı" ile ilgilenmemesi, sadece barındırma bedelini tahsil etmesi anlamına geliyor.

Hukuki adımlar ve yasal süreç

Dijital şiddetin bu türüyle mücadele için son aylarda önemli hukuki adımlar atıldı. ABD Başkanı Donald Trump geçtiğimiz Mayıs ayında "Take It Down" yasasını imzalarken, İngiltere de rızasız deepfake içerik üretimini tamamen suç kapsamına aldı. Ancak uzmanlar, kanunların yazılım kodlarından her zaman daha yavaş ilerlediği konusunda uyarıyor.

Araştırma, sorunun sadece teknolojinin "soymayı öğrenmesi" değil; bir kadının aşağılanmasının 9.99 dolarlık bir abonelik ücretine indirgendiği ve dünya devlerinin bu paradan pay almaktan çekinmediği bir dijital ekonomi inşa edilmiş olması olduğunu vurguluyor. Teknoloji devleri barındırdıkları bu "dijital kirlilikten" sorumlu tutulmadığı sürece, siber dünyada her bireyin potansiyel bir hedef haline gelebileceği belirtiliyor.

www.yerelgundem.com