ABD’nin İran stratejisi: Hedef rejim değil liderlik değişimi

Trump yönetiminin İran’a yönelik olası müdahalesinin, topyekûn rejim değişikliğinden ziyade lider kadrosunu hedef alan siyasi bir hamle olacağı öne sürülüyor.

ABD’nin İran stratejisi: Hedef rejim değil liderlik değişimi

AHMET TAŞ / YEREL GÜNDEM

WASHINGTON / ABD — Trump yönetiminin İran’a yönelik olası askerî müdahalesinin, kapsamlı bir rejim değişikliğinden ziyade liderlik kadrosunda değişim yaratmayı amaçlayan "Venezuela benzeri" bir siyasi hamle olabileceği iddia edildi.

Washington ve Tahran arasındaki tansiyon yükselirken, kulislerde konuşulan senaryoların İran devlet yapısını tümden yıkmak yerine güç merkezini sarsmaya odaklanan sınırlı bir müdahaleye işaret ettiği vurgulanıyor. Batılı kaynaklara göre Trump, ABD müdahalesinin hükümetin tamamı değişmeden liderin görevden ayrılmasına yol açtığı bir sonuç hedeflemektedir.

Devrim Muhafızları ve halefiyet endişesi

İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in yerine geçecek net bir halefin bulunmaması, olası bir liderlik değişiminin ardından yaşanacak süreçteki belirsizliği artırmaktadır. Bazı Arap yetkililer ve diplomatlar, dış baskı altında öne çıkan herhangi bir halefin reddedilebileceğini savunuyor. Bu durumun, nükleer krizi ve bölgesel gerilimi tırmandırabileceği ifade edilen İran Devrim Muhafızları’nın yönetimi tamamen devralması ihtimalini güçlendirdiği öne sürülmektedir.

İsrailli yetkililer ise, rejimi devirmek için yalnızca hava saldırılarının yeterli olmayacağını ve liderlik hedef alınsa dahi mevcut yapının kontrolü elinde tutmaya devam edeceğini belirtmektedir. ABD istihbarat raporları, hükümetin protestolar ve ekonomik krizle zayıflamasına rağmen üst düzey yönetimde ciddi bir bölünme yaşanmadığını teyit etmektedir.

Bölgesel riskler ve nükleer tıkanıklık

Batılı diplomatlar, İran’ın derin şekilde bölünmüş bir devlete dönüşmesinin Irak benzeri bir iç savaşa yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Böyle bir senaryonun geniş çaplı mülteci akınlarını tetiklemesi ve küresel enerji arzı için hayati önem taşıyan Hürmüz Boğazı’ndaki petrol akışını aksatması beklenmektedir.

Buna rağmen, Washington ve İsrail’deki bazı yetkililer, iktidar değişiminin nükleer müzakerelerdeki tıkanıklığı aşabileceğine ve Batı ile daha işbirlikçi bir yönetimin önünü açabileceğine inanmaktadır.

Hamaney’in mevcut konumu

86 yaşındaki Hamaney’in son dönemde günlük yönetim görevlerinden elini çektiği ve güvenli bölgelerde ikamet etmeye başladığı bildirilmektedir. Günlük işleyişin Ali Laricani gibi Devrim Muhafızları’na yakın isimlere devredildiği belirtilse de; nükleer strateji, savaş ve halefiyet gibi kritik başlıklarda son sözü hâlâ Hamaney söylemektedir.

www.yerelgundem.com

Kaynak: Cumhuriyet