ABD'nin İran kararı Türkiye'nin milyarlarca dolarını riske attı
ABD’nin İran’la ticaret yapanlara %25 ek vergi kararı, Türkiye’nin enerji ithalatını ve ABD’ye olan 16,5 milyar dolarlık ihracat pazarını doğrudan tehdit ediyor.
AHMET TAŞ / YEREL GÜNDEM
ANKARA, TÜRKİYE — ABD Başkanı Donald Trump'ın İran ile ticaret yapan ülkelere %25 ek gümrük vergisi uygulanacağını açıklaması, Türkiye'nin ABD'ye yaptığı 16,5 milyar dolarlık ihracat pazarını ve kritik enerji bağlarını doğrudan risk altına soktu.
Karar, Türkiye'nin toplam ihracatının yaklaşık %6'sını oluşturan ABD pazarında Türk ürünlerinin rekabet gücünü zayıflatma potansiyeli taşırken; uzmanlar, bu hamlenin ekonomik rasyonelden ziyade İran üzerindeki siyasi baskıyı artırma amacı taşıdığını belirtiyor. Beyaz Saray’ın "İran’la iş yapmak" ifadesinin kapsamına dair teknik ayrıntıları henüz paylaşmaması ise ihracatçılar ve enerji sektörü üzerindeki belirsizliği derinleştiriyor.
Ticaret savaşlarında Türkiye için maliyet riski
TEPAV Merkez Direktörü Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, Trump’ın gümrük vergisi hamlesinin 2018 yaptırımlarından sonra Türkiye ekonomisini ikinci kez doğrudan sarsabileceğini vurguluyor. Yılmaz’a göre Türkiye, hem ABD ile olan yüksek ticaret hacmi hem de İran’a dayalı enerji ithalatı nedeniyle bu karardan en fazla etkilenecek ülkelerin başında geliyor.
2025 sonu itibarıyla Türkiye’nin ABD’ye ihracatının 16,5 milyar dolar, ABD’den ithalatının ise 17,2 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor. %25’lik ek maliyet artışı riski, Türkiye’nin toplam ihracatının %6’sını doğrudan baskı altına alabilecek bir seviyede bulunuyor.
Sektörel darbe: Makine ve kimya ön planda
Trump’ın açıklaması doğrudan bir ülke listesi içermese de, İran ile ticari ilişkilerini sürdüren firmaların ABD pazarına erişim maliyetlerinin artması kaçınılmaz görünüyor. Sektörel bazda bakıldığında, Türkiye’nin İran’a ihracatında %25-30 payla ilk sırada yer alan makine aksamı ve yedek parça sektörü ile %20-25 paya sahip plastik ve kimyasal ürünler sektörü en büyük risk altında.
İktisatçı Prof. Dr. Sinan Alçın, Trump’ın gümrük tarifelerini siyaseti şekillendiren bir araç olarak kullandığına dikkat çekiyor. Alçın, bu adımın ekonomik çıkarlardan çok İran'a yönelik baskı politikasının bir uzantısı olduğunu ve İran'daki gelişmelerin seyrine göre tarifenin kalıcılığının belirleneceğini ifade ediyor.
Enerji ithalatı ve artan maliyet baskısı
Türkiye’nin İran’dan yaptığı ithalatın %60’tan fazlasını doğal gaz oluşturuyor. Yıllık yaklaşık 8 milyar metreküplük doğal gaz ihtiyacını İran’dan karşılayan Türkiye için olası bir tedarik kayması veya ödeme sistemlerindeki kısıtlamalar, enerji maliyetleri üzerinde yukarı yönlü ciddi bir baskı yaratabilir.
Hakkı Hakan Yılmaz, enerji maliyetlerindeki artışın sadece sanayiyi değil, hanehalkı refahını da olumsuz etkileyeceğini belirtiyor. Özellikle yerli paranın reel olarak değerlenmesinin hedeflendiği mevcut ekonomik programda, bu tür dış şokların enflasyonla mücadele sürecine de ek yük getirmesi bekleniyor.
Belirsizlik: "İran'la iş yapmak" neyi kapsayacak?
Kararın en kritik ve muğlak noktası, Trump'ın "İran'la iş yapan" ifadesinin tanımı. Bu tanımın sadece mal ticaretini mi, yoksa finansal işlemleri ve üçüncü ülkeler üzerinden dolaylı ticareti mi kapsayacağı henüz net değil.
Sürecin devam etmesi halinde, özellikle Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) odaklı küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) ihracat kaybı yaşaması en olası senaryo olarak öne çıkıyor. Batı’nın derinleştirmek istediği bu ticaret savaşlarının, önümüzdeki dönemde farklı formlarda keskinleşerek devam edeceği öngörülüyor.













