Kristal Zeytinyağları CEO’su Christopher Delogh son yolculuğuna uğurlandı
Kristal Zeytinyağları CEO’su Christopher Delogh, İzmir Alsancak Domeniken Kilisesi’nde iş ve siyaset dünyasının katıldığı törenle uğurlanırken, tarihi kilisenin geçmişi de törene eşlik etti.
AHMET TAŞ | YEREL GÜNDEM
İZMİR, TÜRKİYE — Kristal Zeytinyağları CEO’su Christopher Delogh, yakalandığı amansız hastalığa yenik düşerek hayatını kaybetmesinin ardından, İzmir Alsancak’taki tarihi Domeniken Kilisesi’nde düzenlenen geniş katılımlı bir törenle son yolculuğuna uğurlandı.
İzmir’in çok kültürlü yapısının simgelerinden biri olan ve halk arasında San Rosario olarak bilinen kilisede gerçekleşen veda, kentin iş, siyaset ve cemiyet hayatının önde gelen isimlerini bir araya getirdi.
İş ve siyaset dünyası buluştu
Genç yaşta kanser nedeniyle hayatını kaybeden Delogh için düzenlenen tören, yoğun bir katılıma sahne oldu. Alsancak’taki törene katılanlar arasında Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas, Özel Türk Koleji Müdürü Yiğit Tatış, CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan, Konak eski Belediye Başkanı Hakan Tartan, Dost Pide sahibi Reşat Akbaykal ve iş insanı Sabri Çolakoğlu gibi kentin tanınmış simaları yer aldı.
Kilisenin tamamen dolduğu merasimde, katılımcıların büyük bir kısmının eşleriyle birlikte törene iştirak ettiği görülürken, yaklaşık bir saat süren ayinin kusursuz bir organizasyonla gerçekleştirilmesi dikkat çekti.
Tarihi yapının gölgesinde veda
Törenin gerçekleştiği Alsancak Domeniken Kilisesi, giriş kapısındaki "DOM" (Deo Optimo Maximo - En iyi ve en yüce Tanrı’ya) ifadesiyle, yapının bütünüyle Tanrı’ya adandığını simgeleyen teolojik bir duruş sergiliyor. Düğünler, cenazeler ve düzenli ayinlerle yaşayan bir ibadethane olan kilise, barındırdığı tablo, heykel ve süslemelerle adeta küçük bir müzeyi andırıyor.
Domenikenlerin İzmir’deki köklü geçmişi
Turizmci ve yazar Alex Baltazzi’nin aktardığı bilgilere göre, Alsancak 1481 Sokak’ta bulunan ve Kıbrıs Şehitleri Caddesi’nden de ulaşılabilen bu yapı, San Rosario adını taşıyor. Bölgedeki Katolik Levanten nüfusun yoğunluğu nedeniyle San Rosario, İzmir’in en aktif ve popüler Katolik kilisesi olma özelliğini koruyor.
Domeniken rahiplerinin İzmir’deki varlığı 14. yüzyıla kadar uzansa da, kesin yerleşimleri 18. yüzyılın başlarını buluyor. 1755 yılında kurdukları manastırın 1845’te yanmasının ardından, cemaat 1857 yılında kilisenin bugünkü arsasını İzmirli İtalyan Mario ve Michelle Braggiotti ailesinden satın aldı.
Yeni kilisenin inşası ve mimari detaylar
İlk inşa edilen "St. Pietro e Paolo" kilisesinin yetersiz kalması üzerine, cemaatin katkılarıyla mimar Luigi Rossetti’nin projesi hayata geçirildi. 4 Ekim 1903 tarihinde "Madonna del SS. Rosario" (Kutsal Tespihli Meryem Ana) adıyla inşa edilen yeni kilise, dönemin parasıyla 65 bin franka mal oldu. Çan kulesi, mermer altarlar ve diğer eklemelerle birlikte toplam maliyet 120 bin franka ulaştı.
Neoklasik stili andıran mimarisiyle dikkat çeken kilisenin en önemli sanat eserlerinden biri, 19. yüzyıl ressamlarından Morgari’nin tarzını yansıtan Madonna del Rosario resmidir. Ayrıca 1921 yılında Torinolu heykeltıraş Giuseppe Marengo tarafından yapılan ahşap Madonna del Rosario heykeli ve 1931’de İtalya’dan getirilen org, kilisenin sanatsal zenginliğini oluşturuyor.
Tarih boyunca yangınlar ve göçlerle cemaat sayısı değişen kilisenin bahçesinde, Birinci ve İkinci Dünya Savaşları’nda hayatını kaybeden İtalyan askerleri anısına bir anıt da bulunuyor.













