Ankara'nın İran hazırlığı: Kitlesel göç ve bölgesel kaos riski
Türkiye, İran'a yönelik olası saldırı senaryolarına karşı sınır güvenliği ve kitlesel göçü engellemek için "sınır ötesi kamp" planlarını değerlendiriyor.
AHMET TAŞ / YEREL GÜNDEM
ANKARA, TÜRKİYE — Türkiye, İran'a yönelik muhtemel bir ABD veya İsrail askeri müdahalesinin bölgeyi sürükleyebileceği derin istikrarsızlık ve kontrolsüz göç dalgalarına karşı kapsamlı stratejik hazırlıklarını başlattı.
ABD Merkez Komutanlığı'nın (CENTCOM) USS Abraham Lincoln uçak gemisini "bölgesel istikrarı desteklemek" gerekçesiyle Orta Doğu’ya sevk etmesiyle yükselen gerilim, Ankara’da en kötü senaryoların masaya yatırılmasına neden oldu. Dışişleri Bakanlığı’nın TBMM Dışişleri Komisyonu’na yaptığı basına kapalı sunumlarda, müdahalenin İran’daki merkezi otoriteyi zayıflatarak ülkeyi bir etnik iç savaşa sürükleme riski en temel kaygı olarak vurgulandı.
"İkinci bir Venezuela" uyarısı ve diplomasi trafiği
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Tahran ile Washington arasındaki gerilimin sadece iki ülkeyi değil; Körfez’den Kafkasya’ya kadar tüm bölgeyi etkileyeceğini ifade etti. Amerikalı yetkililere "Bunu ikinci bir Venezuela'ya çevirmeyin" uyarısında bulunan Fidan, yaptırımların halkı zorladığını ve onurlu bir çıkış yolu bulunmaması halinde İran'ın en sert senaryolara yönelebileceğini hatırlattı. Ankara, bu süreçte Suudi Arabistan gibi bölge aktörleriyle koordineli şekilde Washington’a itidal telkinlerini sürdürüyor.
Sınır ötesinde "Sivil Kamp" stratejisi
Olası bir saldırı durumunda Ankara'nın öncelikli hazırlık kalemi kitlesel göçü engellemek üzerine kurulu. Suriye İç Savaşı’ndan elde edilen deneyimler ışığında, bu kez mülteci akınının Türkiye sınırları içine girmeden durdurulması hedefleniyor.
Bu strateji kapsamında, klasik bir askeri "tampon bölge" tanımından ziyade, sivillerin barınabileceği ve insani ihtiyaçların sınırın İran tarafında karşılanacağı "güvenli sivil alanlar" oluşturulması planlanıyor. Şu an için İran’dan Türkiye’ye yönelmiş büyük bir hareketlilik olmasa da, İran içerisinde bulunan yaklaşık 2 milyon Afgan mültecinin istikrarsızlık anında Türkiye sınırına yönelebileceği, risk analizlerinde en kritik maddelerden biri olarak yer alıyor.
Irak’ta Maliki hamlesi ve bölgesel dengeler
Bölgedeki tansiyonu artıran bir diğer gelişme ise Irak’ta yaşanıyor. Şii ittifakı Koordinasyon Çerçevesi’nin, İran’a yakınlığıyla bilinen eski Başbakan Nuri el Maliki’yi aday göstermesi dengeleri sarstı. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran etkisinin Irak yönetiminde güçlenmesine karşı Bağdat’ı açıkça uyarırken; Maliki’nin Suriye yönetimini hedef alan ve Türkiye-İsrail güdümüne girmekle suçlayan açıklamaları Ankara tarafından yakından takip ediliyor. Irak’taki bu siyasi kayma, İran’a yönelik olası bir harekatın bölgesel cephelerini genişletme potansiyeli taşıyor.













