İktidardan yeni strateji: Kürt seçmende duygusal çöküşü onarmak
Suriye’deki gelişmeler ve provokasyon riski sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın söylem değişikliğine giderek Kürt seçmendeki 'duygusal çöküşü' yönetmeyi hedeflediği belirtildi.
AHMET TAŞ / YEREL GÜNDEM
ANKARA, TÜRKİYE — Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Suriye’deki gelişmeler ve Kandil kaynaklı provokasyon risklerine karşı Kürt seçmene yönelik söylemini değiştirerek "duygusal çöküşü" engellemeyi hedefliyor.
İktidar kulislerine göre, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) merkezi hükümetle anlaşması sonrası oluşan atmosferin yönetilmesi, bölgedeki gelişmelerin "kayıp-kazanç" denkleminden çıkarılarak bütüncül bir yaklaşımla ele alınması amaçlanıyor.
Duygusal çöküşü yönetmek
İktidar partisi içinde süreci takip eden kadrolar, kullanılan dilin dikkatli seçilmesi ve provokasyonlara kapı aralanmaması gerektiği görüşünü savunuyor. Parti kurmaylarına göre, şu an yapılması gereken en kritik hamle, son gelişmelerin yarattığı "duygusal çöküşü" yönetmek.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son dönemde Kürt halkına doğrudan seslenerek haklarının savunucusu olduklarını vurgulamasının arkasında bu stratejinin yattığı belirtiliyor. Bu söylem değişikliği ile seçmenin "kaybetmişlik" duygusundan çıkarılarak kazanımlara odaklanmasının hedeflendiği ifade ediliyor.
DEM Parti ve sahadaki gelişmeler
Suriye’deki süreç, DEM Parti yönetiminin tavrında da hızlı değişikliklere neden oldu. Halep’teki çatışmaların ardından sert bir dil kullanan parti yönetimi, SDG’nin anlaşmayı savunması üzerine üç gün içinde tavır değiştirdi. DEM Parti, Rojava iradesinin esas olduğunu belirterek anlaşmaya katkı sunan uluslararası aktörlere teşekkür etti.
Siyasi ve istihbarat kaynakları ise DEM Parti’nin elini stratejik olarak çok yüksekten açtığı ve süreci yanlış okuduğu değerlendirmesini yapıyor. Bölgedeki gelişmelerin, SDG/PYD yapısının ABD desteği ve Arap aşiretler olmadan zayıf kaldığını ortaya koyduğu belirtiliyor.
Fransa anlaşması ve Ahmed El Şara faktörü
Ankara’daki analizlere göre Suriye’deki tablonun değişmesinde, Suriye Devlet Başkanı Ahmed El Şara’nın ABD ile yaptığı anlaşma ve Fransa’da düzenlenen toplantı belirleyici oldu. Şara’nın İsrail’in taleplerini karşılamasının süreci bu noktaya getirdiği ifade ediliyor.
Ancak başkentte "Şara’ya ne kadar güvenilir?" sorusu da gündemdeki yerini koruyor. Şara’nın güçlendikçe vaatlerinden uzaklaşması ve Türkiye ile bölgedeki Kürtler açısından risk oluşturacak adımlar atması ihtimali, güvenlik bürokrasisi tarafından yakından izleniyor. Yetkililer, Türkiye’nin güvenlik kaygılarının giderilmesi ve Kürt meselesinin siyaset zemininde ele alınmasının önemine dikkat çekiyor.
Kaynak: Nuray Babacan / Nefes













