Çiğdem Toker: AYM kararlarının tanınmaması kritik eşiktir

Gazeteci Çiğdem Toker, Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmamasının Türkiye'yi "anayasal devlet" olmaktan çıkarıp "anayasalı devlet"e dönüştürdüğünü vurguladı.

Çiğdem Toker: AYM kararlarının tanınmaması kritik eşiktir

YEREL GÜNDEM / ANKARA, TÜRKİYE

Gazeteci Çiğdem Toker, Türkiye'de Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarının sistematik olarak tanınmamasının hukuk devleti prensiplerini aşındırdığını ve ülkenin "anayasalı bir devlet" modeline sürüklendiğini savundu.

Toker, T24’teki köşe yazısında 2016 yılından bu yana yürütmenin yargı kararlarına yönelik "tanımıyorum" tavrının stratejik bir sürece dönüştüğünü belirtti. Anayasa Mahkemesi’nin kararlarının siyasi iradenin tercihine bırakılmasının sadece bir hukuk tartışması olmadığını vurgulayan Toker, bu durumun yurttaşların yaşam hakkı ve hukuk güvenliğini doğrudan tehdit ettiğini ifade etti.

Yargı Kararlarında "Mevcutlu" Direnç

Toker yazısında, AYM kararlarının uygulanmamasının cezaevlerindeki ağır hasta tutuklular için bir "eziyete" dönüştüğüne dair somut örnekler verdi. Gezi davası hükümlüsü Tayfun Kahraman’ın MS hastalığına bağlı olarak cezaevinde yaşadığı sağlık sorunlarını ve eşi Meriç Kahraman’ın "Yeniden yargılama kararı uygulanmıyor, eşim fiilen özgürlüğünden mahrumdur" çağrısını hatırlattı. Benzer şekilde, sağlık durumu ağırlaşan Büyükçekmece Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’ın durumuna da dikkat çekerek, yargı sistemindeki tıkanıklığın insani dramlara yol açtığını kaydetti.

Anayasal Devletten Anayasalı Devlete

Ankara Barosu Başkanı Mustafa Köroğlu’nun "Türkiye artık anayasal bir devlet değil, sadece anayasalı bir devlettir" tespitine yer veren Toker, anayasanın varlığının uygulanmadığı sürece bir hükmü kalmadığını belirtti. Toker’e göre, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve AYM kararlarının; Selahattin Demirtaş, Osman Kavala ve Can Atalay gibi isimler üzerinden uygulanan genel bir strateji ile devre dışı bırakılması, anayasal kurumların işlevsizleşmesine neden oluyor.

AYM Üyelerine Kamuoyu Sorusu

Yazısının sonunda yüksek mahkemenin geleceğine dair endişelerini dile getiren Toker, vicdan çağrılarının karşılıksız kaldığı bir ortamda AYM üyelerinin bu tabloya karşı tutumunu merak ettiğini yazdı. Toker, "AYM’nin geleceği, hukuk devleti ve vatandaşlık açısından büyük önem taşıyan bir meseledir. Bu meselede bizatihi AYM üyelerinin neler düşündüğünü kamuoyu adına merak etmekteyim" diyerek yüksek yargıya not düştü.

www.yerelgundem.com