Hakan Fidan’dan AB üyeliği açıklaması: Kimlik siyaseti vurgusu
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği sürecine dair "kimlik siyaseti" ve "medeniyet" odaklı engelleri işaret ederek sürecin geleceğine dair kritik değerlendirmelerde bulundu.
Ahmet Taş / Yerel Gündem
ANKARA, TÜRKİYE — Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) üyeliği sürecinin, birliğin "kimlik siyaseti" zihniyetini koruduğu müddetçe gerçekleşmesinin zor olduğunu ifade ederek medeniyetler arası birliktelik vurgusu yaptı.
Fidan, Sky News Arabia’ya verdiği mülakatta, AB’nin ulus üstü bir kurum olmayı başarmasına rağmen medeniyetler üstü bir yapıya dönüşemediğini belirtti. Türkiye’nin üyeliği önündeki engellerin teknik şartlardan ziyade kültürel ve dini algılarla şekillendiğini kaydeden Fidan, bu durumun 2007 yılından itibaren belirginleştiğini dile getirdi.
AB ve kimlik siyaseti tartışması
Bakan Fidan, 2007 yılında Fransa’da Nicolas Sarkozy’nin iktidara gelmesiyle birlikte AB’nin Türkiye yaklaşımında köklü bir değişim yaşandığını savundu. Bu döneme kadar Almanya ve Fransa’nın "şartlar yerine getirildiği sürece" üyelik konusunda adil bir irade sergilediğini hatırlatan Fidan, Sarkozy ile birlikte "Hristiyan Avrupa" vurgusunun ve dışlayıcı kimlik siyasetinin ön plana çıktığını ifade etti.
Tarihsel perspektif ve kurucu felsefe
Türkiye’nin AB macerası, 1999 yılında dönemin devlet zirvesi tarafından stratejik bir hedef olarak belirlenmişti. Gazeteci Arslan Bulut’un analizine göre, o dönem Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) içerisinde de bu süreç, iç tehditlerle mücadelede "en iyi strateji" olarak değerlendirilmişti. Ancak günümüzde gelinen noktada, Türkiye’nin iç siyasetindeki "milli kimlik" ve "kuruluş felsefesi" tartışmaları, dış politikadaki bu tıkanma ile eş zamanlı olarak yeni bir boyuta evrildi.
Yeni anayasa ve kimlik tasarımı gündemi
Son dönemde iç siyasette sıklıkla dile getirilen "yeni anayasa" ve "kurucu önderlik" gibi kavramlar, Türkiye’nin gelecek vizyonunda köklü değişikliklerin habercisi olarak yorumlanıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "İslam üst kimliğimizdir" açıklaması ve MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin terörün sona erdirilmesi noktasında ortaya koyduğu yeni yaklaşımlar, devletin temel kimlik tanımının yeniden şekillendirilmek istendiği tartışmalarını beraberinde getiriyor.













