İzmir’in 28 yıllık kördüğümü: Basmane Çukuru ve başkanların "Fes" kavgası
İzmir'de çeyrek asrı aşan "Basmane Çukuru" krizi, mevcut Başkan Cemil Tugay ile eski Başkan Aziz Kocaoğlu arasında sert bir "beceriksizlik" ve "fes giyme" polemiğine dönüştü.
Yusuf İnan / Yerel Gündem
İZMİR / TÜRKİYE — Ege’nin incisi İzmir, son 28 yılına damga vuran ve artık "Utanç Çukuru" olarak literatüre geçen Basmane Çukuru üzerinden tarihinin en sert iç siyasi hesaplaşmalarından birini yaşıyor. Cumhuriyet Halk Partili (CHP) belediye başkanlarının birbirini "beceriksizlikle" suçladığı bu süreç, şehrin kronikleşen koku, kirlilik ve atıl kalmış dev projeler enkazına bir yenisini ekledi.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın, sorunu çözmek adına Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) ile imza aşamasına getirdiği "niyet protokolü", eski başkan Aziz Kocaoğlu’nun zehir zemberek açıklamalarıyla bir "kayıkçı kavgasına" dönüştü. Kocaoğlu’nun "Adama fes giydirirler" çıkışına, Tugay’ın "Asıl fesi bu işi çözümsüzlüğe itenler giymeli" yanıtı, İzmir’in nasıl bir yönetim kriziyle karşı karşıya olduğunu gözler önüne serdi.
Bir Kentin Kronikleşen İhmali: Basmane’den Hilton’a "Utanç" Listesi
İzmir, yıllardır sadece Basmane Çukuru ile değil, yönetimsel zafiyetlerin simgesi haline gelmiş pek çok sorunla boğuşuyor. Şehrin merkezindeki atıl Hilton oteli binası, körfezdeki balık ölümlerine neden olan kirlilik ve turistlerin otel balkonlarından "bu şehir kokuyor" diye isyan ettiği ağır koku sorunu, CHP’li belediye başkanlarının şehre bıraktığı mirasın birer parçası olarak tartışılıyor. Aziz Kocaoğlu döneminden devralınan bu "sorunlar yumağı", yeni başkan Cemil Tugay döneminde bir çözüm arayışından ziyade, geçmişle hesaplaşma arenasına dönüşmüş durumda.
Siyasi kulislerde, İzmir’in içine düştüğü bu durumun CHP’nin yerel yönetim modelindeki iflasın bir kanıtı olduğu yüksek sesle konuşulmaya başlandı. "Çimento solutan şehir" olarak anılmaya başlanan İzmir’in merkezi, 28 yıldır çözülemeyen bir Basmane çukurunun gölgesinde, geçmiş dönem başkanlarının ego savaşlarına sahne oluyor.
Kocaoğlu’nun "Çırak Çıkma" İddiası ve Tugay’ın Resti
Tartışmanın fitili, Aziz Kocaoğlu’nun TMSF ile yapılacak protokole yönelik ağır eleştirileriyle ateşlendi. Kocaoğlu, belediyenin yüzde 30’luk payının bir kültür merkezine dönüştürülmesini öngören planı "İzmir’in çırak çıkması" olarak nitelendirdi. "TMSF’ye kıyak çekiliyor" diyen Kocaoğlu, Tugay yönetimini zafiyet göstermekle suçladı.
Bu eleştirilere Erhangulenc.com üzerinden yanıt veren Cemil Tugay, Aziz Kocaoğlu’nun da dahil olduğu geçmiş 3 dönemin bu sorunu çözemediğini hatırlatarak sert ifadeler kullandı:
“Yıllar boyunca belediye başkanlığı yapmış insanlar bu işi neden çözemediler de bugün benden mucize bekliyorlar? Çözebiliyorlardıysa kendi zamanlarında çözselerdi. Sorunu yaratan ben değilim, kucağımda buldum.”
Tugay, Kocaoğlu’nun "fes giydirirler" benzetmesine ise adeta iade-i itibar yaparak; "Açıkçası asıl fesi bence geçmiş dönemde burayı çözümsüzlüğe itenlerin giymeyi hak ettiğini düşünüyorum. Benim de burayı çözmeden bırakmamı mı istiyorlar?" dedi.
Ekonomik Gerçekler ve "Belediye Binası" Hayali
Aziz Kocaoğlu’nun, protokol kapsamında ayrı bir belediye binası yapılması gerektiği yönündeki sözlerine de teknik bir yanıt veren Tugay, Kocaoğlu’nu "imardan ve plandan anlamamakla" itham etti. Tugay’a göre, mevcut alanda emsal hesapları ve inşaat hakkı göz önüne alındığında, müstakil bir belediye binası inşa etmek projeyi tamamen kilitlemek anlamına geliyor.
Tugay, hukuki sürecin devam etmesi durumunda çözümün 10-15 yıl daha gecikeceğini ve sonunda belediyenin 60 milyon dolarlık bir mali yükle karşı karşıya kalacağını belirtti. "Hangi parayla bu yükü karşılayacağız?" diyen Tugay, belediyenin yüzde 30’luk payının bir kültür merkezine dönüştürülmesinin halkın tamamına hitap edecek en rasyonel çözüm olduğunu savundu.
"Zenginlere Kıyak" Eleştirilerine Sert Yanıt
Haber analiz süreçlerinde bazı çevrelerin "Zenginlere yer yapıyorlar" yönündeki eleştirilerine de değinen Tugay, bu yorumları "ahlaksızca ve art niyetli" olarak tanımladı. Yapılacak olan 30 bin metrekarelik kültür merkezinin şehrin kalbinde her kesime hitap edeceğini söyleyen Tugay, "Bizim Şehir Tiyatroları’na sadece zenginler mi gidiyor? Bunlar bizi suçlamaya çalışan insanların boş laflarıdır" diyerek tepkisini dile getirdi.
Analiz Sonuç: İzmir Halkı Çözüm Bekliyor
İzmir’in içine düştüğü bu yönetimsel kaos, sadece bir gayrimenkul davası değil, aynı zamanda bir güven krizidir. CHP’li başkanların birbirlerini "fes giymekle", "beceriksizlikle" ve "İzmir’i çırak çıkarmakla" suçlaması, vatandaşın gözünde "CHP iktidara gelse ülke ne hale gelirdi?" sorusunun sorulmasına neden oluyor.
Yıllardır biriken çöp, koku ve altyapı sorunlarının üzerine eklenen "Basmane Kavgası", İzmir’in vizyonunun nasıl daraltıldığının resmi belgesi niteliğindedir. Tugay’ın "Doğruyu yaptığımıza yüzde 100 eminim" sözleri ile Kocaoğlu’nun "Gidersiniz" uyarıları arasındaki bu uçurum, İzmir’in daha uzun süre bu "Utanç Çukuru" ile anılacağını gösteriyor. İzmir halkı ise artık "kayıkçı kavgası" değil; temiz bir deniz, kokmayan bir şehir ve 28 yıldır kapatılamayan o çukurun artık şehre kazandırılmasını bekliyor.













