Bahçeli’den yeni geometrik çözüm: Üçgenden doğruya siyaset
MHP Lideri Devlet Bahçeli, 2014'teki ünlü "üçgen formülü"nün ardından, terörün tasfiyesi için A ve B noktalarını birleştiren yeni "doğru" formülünü açıkladı.
Ahmet Taş / Yerel Gündem
ANKARA / TÜRKİYE — Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye’nin siyasi gündemini sarsan "terörsüz Türkiye" süreci kapsamında, geçmişteki geometrik formüllerine bir yenisini ekleyerek çözümün "doğru bir çizgi çizmekten" geçtiğini savundu.
Yeniçağ Gazetesi Yazarı Ahmet Takan'ın analizine göre Bahçeli, 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde sunduğu ve "3M" (Milliyetçi, Muhafazakâr, Manevi) özelliklerini içeren meşhur "üçgen formülü"nün ardından, bu kez terör örgütü elebaşının Meclis'te konuşması yönündeki çıkışını yeni bir geometrik modelle temellendirdi. Bahçeli, "A noktasından B noktasına ulaşmanın en kısa yolu bir doğru çizmektir" diyerek, Türkiye Cumhuriyeti ile terörün tasfiyesi arasındaki en kestirme yolun bu yeni tutum olduğunu ifade etti.
Üçgenden Doğruya Siyasi Dönüşüm
Bahçeli'nin 2014 yılında dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın seçilmesini engellemek için Hürriyet gazetesinden Şükrü Küçükşahin'e peçete üzerine çizerek anlattığı üçgen formülü; milliyetçi, muhafazakâr ve laik değerleri birleştiren bir "çatı aday" öngörüyordu. Bugün gelinen noktada ise MHP Lideri, DEM Parti milletvekilleriyle tokalaşmasıyla başlayan süreci, Abdullah Öcalan için "kurucu önderlik" tanımına kadar taşıyan daha sert ve doğrudan bir hat üzerine kurdu. Bahçeli, eğri yolların süreci uzatacağını savunarak, terörü bitirmenin en hızlı yolunun bu "doğru çizgi" olduğunu dile getirdi.
Öcalan ve Kilim Hediyeleşmesi Tartışması
Analizde ayrıca, Devlet Bahçeli ile Abdullah Öcalan arasında yaşandığı iddia edilen "kilim hediyeleşmesi" konusuna da dikkat çekildi. Fatih Kısaparmak'ın "Kilim" türküsündeki sembolizme atıfta bulunan Ahmet Takan, siyasi sırlar ve mesajların bu tür geleneksel motifler üzerinden verilmesini eleştirel bir dille yorumladı. Bahçeli'nin A noktasını "Türkiye Cumhuriyeti", B noktasını ise "kurucu önderlik" tanımıyla eşleştirmesi, milliyetçi camiada ve siyaset kulislerinde "yeni bir geometrik devrim" ya da "stratejik bir yön değişimi" olarak tartışılmaya devam ediyor.













